29 Ağustos 2015 Cumartesi

GAZİANTEPSPOR 0 - 4 BEŞİKTAŞ (28/AĞUSTOS/2015)


Beşiktaş, 2015-2016 sezonunda Antep deplasmanında çıktığı üçüncü maçını dört sıfır gibi farklı bir skorla alıp yoluna devam etti. Skora bakıldığında kara kartalın fırtına gibi estiği ve Gaziantepspor'u duman ettiği söylenebilir ancak işin gerçeği böyle değildi. Galibiyet kilidinin açılması pek bir uzun sürdü. Beşiktaş maça temkinli başladı. Hani bazı müzik albümleri vardır. Melodi tek bir çalgı aleti ile derinden başlar ve yavaş, yavaş tempo yükselir, yeni çalgı aletleri katılır. Sonunda müzik zirve yapar. İşte bugün Beşiktaş aynı o müzik albümleri gibiydi. Kara kartal ilk dakikalarda hızlı bir gol bulmak yerine ev sahibi takımı tartmayı tercih etti. Pek uzun sürmedi bu gerçi. Yanılmıyorsam dördüncü dakikada kaleyi yokladı takımımız. Sonrasında tempo arttı. Beşiktaş oynadı, Gaziantepspor izledi. Öyle ki bir ara ev sahibi takımın maçı kazanmak istemediğinden emin oldum. En azında Beşiktaş ile uğraşmak istemiyorlar gibi göründü gözüme. Beşiktaş'da pek zorlamadı gerçi. Biz sizden güçlüyüz imajını açıkça çizdiler ama gol yollarında tıkanıklıklar yaşandı. Pozisyonlar haybeye harcanıp gitti.

İlk yarı golsüz berabere sonuçlandı ve ikinci yarıda tempo düştü. Bu sefer Beşiktaş'da rölantiye aldı maçı. Bir ara ne yalan söyleyeyim gözümü televizyondan alıp telefonumla oynamaya başladım. Maçın berabere bitmesi endişesi içimi sarmaya başlayınca iyice keyfim kaçtı. Teknik direktörümüz Şenol Güneş'i düşündüm. Eski karanlık günlerdeki gibi iki maç başarısızlıktan sonra tahtı sallanır mı acaba fikri zihnime kara bir tohum gibi düştü. Çok rahatsız oldum bu örümcek kafalı düşünceden. İyice tadım kaçtı. Peşinden daha klişe bir fikir geldi aklıma. Yetmişinci dakikadan sonra Gaziantep takımı yorulur ve maç çözülür diye geçti içimden. Kendi kendime güldüm. Yıl olmuş 2015. Kaldı mı öyle takım dedi içimden bir ses. Baktım yetmiş altıncı dakika olmuş. Beşiktaş serbest vuruş kazanmış. Peşinden kaleye daha yakın ikinci serbest vuruş gelmiş. Vay be dedim olur mu acaba? Oldu vallahi. Oğuzhan çok şık bir serbest vuruş ile topu ağlarla buluşturdu. Eh dedim en azından beraberlik ve ona bağlı puan kaybı ihtimali bir adım uzaklaştı.


Gol sonrası çok büyük bir performans beklemiyordum açıkçası ama bir de ne göreyim. Gaziantepspor tümden çözüldü ve Beşiktaş'a da heyecan geldi. İzlerken neredeyse baygınlık geçireceğimiz maç toparlandı. Cenk'in oyuna girmesinin ardından, yine Cenk'e yapılan bir faul ile oluşan penaltı ikinci golü getirdi. Cenk penaltıyı kendisi kullanması konusunda oldukça ısrarcıydı ve bu tavrı beni çok etkiledi. Aferin. Atacaksın tabi, hakkındır. Nitekim şimşek gibi çaktı penaltı golünü. Gaziantepspor zaten bitse de gitsek havasındaydı. İyice dağıldılar. Sahneye nihayet Gökhan çıktı. Kaleciyle karşı karşıya kaldığı net gol pozisyonunda pasını Olcay'a çıkartması müthiş bir andı. Kimse beklemiyordu. Bende beklemiyordum. Olcay da affetmedi ve golünü attı. İşte gerçek kolej Beşiktaş'ı ruhu. Şu ölü maç bu hale geldi ya, neler oluyor hayatta dedim içimden keyifle.

Artık maç bitmek üzereyken Kerim oyuna girdi.Formasını terletme fırsatı bile bulamadan maç bitecek dedim ama Beşiktaş beni bir kez daha yanılttı. Kerim, hızla atağa kalkan ve Gaziantepsporlu futbolcuları neredeyse orta sahada, geride bırakan bir pozisyonda çok şık bir gol attı.Beşiktaş hiç beklemediğim bir şekilde maçı dört farklı skorla tamamladı. Ne diyeyim. Onlar şu güzel gecede yüzümüzü güldürdü, futbol ilahları da onların yüzünü güldürsün.


Maçla ilgili aklımda kalan bir kaç diğer detay ise şöyle. Mario Gomez çok sağlam bir futbolcu. Topa çok iyi basıyor. Elbet basacak zira adam yıldız diyebilirsiniz ama bize yıldızı değil performansı gerek. Bu gece sağlam oynadı fakat golü bulma fırsatı yakalayamadı. Oğuzhan aslında çok da sahnede değildi ama attığı gol ile bu açığı tümden kapattı. Gaziantepsporlu Muhammed başarılı bir futbolcu ama o takımın içinde tek başına kayboluyor. Daha büyük bir takımda yıldızı parlar mıydı bilemiyorum. Belki parlar belki de sadece küçük takımların büyük oyuncusudur. Gerçeği görmek için üç büyüklerden biriyle sahaya çıkması gerek. Beşiktaşın bu maçtaki kadrosuna pek ısınamadım. İlk hafta sahaya çıkan düzen daha havalı ve keyifliydi. Tabi bu dört gol atıp ev sahibini terle bir ettikleri gerçeğini değiştirmiyor. Haklarını yemek istemem. Beşiktaş geçen hafta şanssız bir şekilde Trabzonspor'a yenilmeseydi çok iyi olurdu. Neyse ki şampiyonluk yolundaki rakipler de puan kaybettiler. Şimdi yazımızı standart cümlelerden birisiyle bitirelim bakalım. Evet arkadaşlar bu hafta bitti ve artık önümüzdeki maçlara bakacağız.

Stat: Kamil Ocak

Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun, Serkan Ok(4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, Tosic, Atiba, Oğuzhan(Dk.89 Kerim), Sosa(Dk.46 Cenk), Gökhan, Olcay, Gomez(Dk.78 Necip)

Yedekler: Günay, İsmail, Serdar, Necip, Kerim, Cenk, Mustafa

Teknik Direktör: Şenol Güneş

Gaziantepspor: Karcemarskas, Vranjes, Marcal, Arokoyo, Barış, Abuda(Dk.85 İsmail), Abdülkadir(Dk.77 Erdem), Larsson, Chibuike, Camara, Muhammet(Dk.64 Orkan)

Yedekler: Alperen, Mehmet, Süleyman, İsmail, Erdem, Orkan, Mustafa

Teknik Direktör: Mutlu Topçu

Goller:  Oğuzhan (Dk.76), Cenk (Dk.83), Olcay (Dk.87), Kerim (Dk.90+1)

Sarı Kartlar: Arokoyo (Dk.47), Oğuzhan (Dk.51), Abuda (Dk.63), Abdülkadir (Dk.75)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder