17 Ağustos 2015 Pazartesi

MERSİN İDMAN YURDU 2 – 5 BEŞİKTAŞ (16/AĞUSTOS/2015)


2015-2016 sezonunu Mersin İdman Yurdu deplasmanı ile açan Beşiktaş, bizlere gerçek bir futbol şöleni izletti. Beklentilerimin çok ötesinde bir takımla karşılaştığımı itiraf etmeliyim. Böylesine organize, böylesine iştahlı ve iddialı bir takımı beklemiyordum. Kara kartalın sezon açılışını adı olan ‘Beş’ skoruyla tamamlaması, bizim için büyük keyif oldu. Hani derdik ya çocukken ‘Beş atacağız’ diye. Daha önce de bahsetmişimdir, altı gol atsan bu kadar etkili olmadığını. Beş rakamının futbolda tuhaf bir gücü var. Önemli bir maça çıkılacağı zaman seyirciler ‘Yeneceğiz!’ demek yerine ‘Beş atacağız!’ derler. Garip ama eğlenceli.


Bu sene tabiri caiz ise nokta transferler yapan Beşiktaş, yaptığı bu hamleler ile şampiyonluk için ne kadar iddialı olduğunu gösterdi. Özellikle Quaresma’nın takıma geri dönüşü, hepimizi çok heyecanlandırmıştı. Onu tekrar Beşiktaş forması ile görmek adeta rüya gibiydi. Diğer takımların izleyicisi olan arkadaşlarımın, ne kadar gereksiz ve yararsız bir transfer yaptığımız yönündeki yorumları beni daha da heyecanlandırdı zira kıskançlıkla söylenmiş sözler ile yapıcı eleştiriler arasındaki farkı ayırabilecek yaştayım. Quaresma bence Beşiktaş’ın bu seneki en büyük transferi. Bu durumun sahaya nasıl yansıyacağını heyecanla bekliyorduk elbet. Bu fırsatı Mersin İdman Yurdu maçı ile yakaladık. Kara kartal en klasik tabir ile maça adeta fırtına gibi başladı. Daha üç dakika geçmeden bizlere üç gol pozisyonu izleme fırsatı sunan Beşiktaş, gerek tribünlerdeki gerekse televizyonları başındaki izleyicilerini heyecanlandırdı. Golün, hatta gollerin ardı ardına sıralanacağı düşüncesiyle oyuna kilitlendik. Beklentilerimiz boş çıkmadı ve Cenk dokuzuncu dakikada çok şık bir gol ile perdeyi açtı. Cenk bu sene gol kralı olabilir zira çevresinde serbest oynayan tam üç oyuncu var. Quaresma, Gökhan ve Oğuzhan, adeta örümcek ağı örer gibi karıştırıyorlar rakip takım defansını. Aradan sıyrılıp golü atmak da Cenk’e kalıyor. Rüya gibi. 

Ev sahibi takımın hakkını yemek istemem. Maça iyi başladılar ve Beşiktaş'ın ardı arkası kesilmeyen ataklarına, kontra ataklarla cevap verme çabasına giriştiler. Başarılı olacaklarının sinyalleri gelmeye başlamıştı ki, yirminci dakikada Nakoulma'nın golü ile beraberliği yakalamayı başardılar. Beşiktaş bu golü yememeliydi diyeceğim ama adamlar gerçekten akıllarındaki oyunu iyi yansıttılar sahaya. Meyvesinin gol olması kaçınılmazdı. Geçen sezon bu türden goller sonrası kara kartalın maça olan yoğunluğunun düştüğüne defalarca şahit olduk. Bu sefer öyle olmadı. Gökhan ve Quaresma'nın yan yana oynadığı bir takım nasıl oyundan düşebilir ki? Ev sahibi takıp pek direndi ama ilk yarı bitmeden dakika kırk dörtte Cenk tekrar sahneye çıktı. Bu sefer Oğuzhan'ın gole katkısı büyüktü. Bu çocuk Beşiktaş'a geldiğinde inanılmaz güzel oynuyordu ama sonra performansı düşmüştü. Bu gece büyümüş ve aklı başına gelmiş bir Oğuzhan izledik. Hem kendisi için hem takım için hayırlı olsun. Gol pasını adeta yoktan var etti. İşi bitirmek Cenk'e kaldı. 


İkinci yarı tempo biraz düştü. Quaresma sakatlanarak oyundan çıktı. İlk yarıdaki eğlence ve heyecan biraz azalır gibi oldu. Havanın da çok sıcak olduğunu unutmamak lazım. Cenk bu gecenin yıldızı olmayı aklına koymuş olsa gerek, altmış sekizinci dakikada üçüncü golünü ev sahibi takımın kalesiyle buluşturdu. Bu gece Olcay'da pek hırslıydı. Gerçi takımın kesintisiz oynayan yegane oyuncusunda bu performansı görmek şaşırtıcı değil. Makine gibi çalışıyor adam. Durdurulamaz oyununu ancak faul yaparak kesintiye uğratan ev sahibi takım oyuncularına karşı epey bir tepki verdiğini gördük. Bu hırs da biz izleyicileri pek heyecanlandırdı. Böyle bir Beşiktaş'ı kim tutabilir ki? Olcay bu hırslı oyununu bir de gol ile süsleyince keyfimiz iyice yerine geldi. Tam yayılıp arkamıza yaslanmıştık ki, Mersin İdman Yurdu takımından bir Beşiktaş klasiği olan son dakikalar golü yedik. Her şey bu kadar iyi iken bazı alışkanlıkların yüz üstüne çıkması canımızı sıktı. Neyse ki oyuna sonradan dahil olan Kerim, müthiş bir şutla perdeyi kapattı. Adı olan skor 'Beş' ile maçı tamamladık. Az önce Quaresma'nın Beşiktaş için yılın transferi olduğunu söylemiştim. Her ne kadar maçı anlatan spikerler Gomez'e bu yakıştırmayı yaptılarsa benim fikrim değişmedi. Gomez iyi oyuncu ve Beşiktaş'da çok gol atacak. Yinede benim favorim Quaresma. Bu arada ikinci yarıda Gomez'de oyuna dahil oldu ama pek bir varlık gösteremedi.Bir sonraki maça artık.

Başkanımız Fikret Orman'ın kızı bile Slaven Bilic'in gönderilmesinden şikayetçi iken benim şikayetçi olmam kimseyi rahatsız etmez sanırım. Neyse ki yerine gelen hoca, sonsuz saygı duyduğumuz ve kara kartalı uçurabilecek bir isim. Şenol Güneş, Türk futbolunun yetiştirdiği ve Atatürk'ün zeki çevik aynı zamanda ahlaklı standardına uyan nadir isimlerden. Beşiktaş'da büyük işler yapması için kendisini sonsuz destekliyorum. O da bizlere daha ilk maçta rüya gibi bir takım ve skor hediye ederek güvenimizi boşa çıkartmadı zaten.

Son olarak, atılan bir gol sonrası tribünleri asker selamıyla selamlayıp şehitlerimizi anan futbolcularımızı tebrik ediyorum. İçinde bulunduğumuz, dahili ve harici düşmanların her yerimizi sardığı bu dönemde böylesine anlamlı bir mesajı şehitlerimizden esirgemeyen Beşiktaşlılara helal olsun.



Stat: Mersin

Hakemler:  Bülent Yıldırım, Ekrem Kan, Asım Yusuf Öz, Bülent Gökçü(4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, Tosic, Atiba, Oğuzhan(Dk.74 Gomez), Gökhan, Olcay, Quaresma(Dk.46 Necip), Cenk T.(Dk.82 Kerim)

Yedekler: Günay, Necip, İsmail, Kerim, Serdar, Milosevic, Gomez

Teknik Direktör: Şenol Güneş

Mersin İ.Y.: Mihaylov, Serkan, Vederson, Mitrovic, Sadiku, Khalili(Dk.83 Güven), Mehmet, OktayDk.70 Pedriel), Nakoulma, Tita(Dk.46 Halil), Welliton

Yedekler: Muammer, Halil, Nurulla, Enes, Güven, Pedriel, Futacs

Teknik Direktör: Mesut Bakkal

Goller: Cenk T.(Dk.9, 44, 68), Nakoulma (Dk.20, 89), Olcay (Dk.73), Kerim (Dk.90+)

Sarı Kartlar: Mehmet T. (Dk.37, 65), Oğuzhan (Dk.50), Vederson (Dk.73), Tolga (Dk.87)

Kırmızı Kart: Mehmet T. (Dk.65)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder