21 Eylül 2015 Pazartesi

GENÇLERBİRLİĞİ 1 - 1 BEŞİKTAŞ (21/EYLÜL/2015)


Beşiktaş, haftanın kapanış maçında Gençlerbirliği'ne misafir oldu ve mücadele sonunda iki puanı Ankara'da bırakarak haftayı kapattı. Maçın genelinde oyunun hakimi olan Beşiktaş, ne yazık ki sonuca olumlu yönde etki edecek şansları değerlendiremedi.

İlk dakikalarda kara kartal maçın kesin hakimiydi. İlk golü erken atıp rahatlamak için elinden geleni sahaya yansıtan Beşiktaş, aklındaki oyunu kurgulamakta zaman, zaman zorlandı. Quaresma'nın çoğunlukla kaleyi bulan triverası bu sefer direğin pek uzağında kaldı. Maç içerisinde kaldığı sürede Quaresma bir kez daha bu özel vuruşu denemedi. Yirmi altıncı dakikaya gelindiğinde ekranın alt köşesinde topa sahip olma istatistikleri yayınladı. Beşiktaş yüzde altmışın üzerinde, Gençlerbirliği ise yüzde otuz civarındaydı. Bunun sebebi, kara kartalın sağlı sollu organize ataklarla gelmesi, karşılığında ev sahibi takımın ise kontra atakları tercih etmesiydi. Beşiktaş'ın oyunda topla oynama yüzdesi ezici bir rakam olmasına rağmen bu vaziyet golü ilk yiyen olma durumuna etkili olmadı. Bir dikkatimi çeken detay ise, Gençlerbirliği oyuncularının, Beşiktaş atağa kalktığında oyunu çok dikkatli izledikleri idi. Adamlar öyle yoğunlaşmışlardı ki, adeta bilgisayar oynar gibi takip edip, gerekli karşı hamleleri yapıyorlardı. Peşinden de ele geçirdikleri toplarla kontra atağa kalkıp, karambol pozisyonlar yaratıyorlardı. Taktik başarılı oldu ve topla oynama yüzdesi yerlerde sürünen ev sahibi takım, ilk gol ile buluşan taraf olmayı başardı.

Beşiktaş'ın özellikle ilk yarıdaki organize ataklarında bu gün gördüğüm en büyük sıkıntı, ceza sahasına yakın alanlarda gereğinden fazla paslaşma olmasıydı. Öyle ki neredeyse kaleyi gören herkes şut çekmek yerine pas veriyordu. Bu şekilde olunca gol de gelemiyor haliyle. Nitekim kırkıncı dakikada bu tespite çok uyan bir pozisyon yaşandı. Olcay ve Mario öylesine çok pas yaptılar ki, net olabilecek gol pozisyonu göz göre, göre kayboldu. Gençlerbirliği takımı ise her ne kadar programlanmış atakları tercih etmese de, fırsatını bulduğunda fazlasıyla tehlikeli olabilen bir görüntü çizdi. Neyse ki ikinci gol fırsatını yakalamaları söz konusu olmadan ilk yarı bitti.


Beşiktaş ikinci yarıda ısrarlı organize ataklarını sürdürdü ve altmış altıncı dakikada Gökhan golü buldu. Bu gol ile galibiyet için heyecanlandık ancak ikinci yarı dakikalar fırtına gibi akıp gitti. Son on beş dakikada kara kartal maça olan yoğunluğunu kaybetti. Ardı ardına gelen hatalı paslara ev sahibi takımın maçı soğutmak için yaptığı hamleler eklenince ipler çözüldü. Saatler doksan dakikanın tamamlandığını gösterdiğinde, hakem oyuna dört dakika ilave etti. Beşiktaş oyundan kopmamış olsa bu dört dakikada mucizeler yaratılabilirdi ancak Gençlerbirliği kalecisinin gördüğü sarı karta rağmen ısrarlı oyunu yavaşlatma hamleleri takımımızı iyice oyundan koparttı. Dört dakika bomboş bir dört dakika olarak oynandı ve oyun tamamlandı. Kalecimiz Tolga maçın son düdüğünden sonra  tam olarak neye sinirlendi ve ortalığı birbirine kattı bilmiyorum ama keşke bu şekilde davranmasaydı diye geçirdim içimden. Orada her şey olmuş olabilir. Ev sahibi takımın oyuncusu küfür de etmiş olabilir. Sorun şu ki, kameralar küfür edeni veya Tolga'yı kızdırmak için her ne yapıldıysa onu değil, ortalığı birbirine katanı çekiyor ve anti Beşiktaşlı spikerler bu fırsatı hemen değerlendiriyor. Efendiliği ile tanınan Tolga kaptana yakışmadı deyip çıkıyorlar işin içinden. Haklıysan da haksız oluyorsun. Böyle bir an yaşanmasa iyiydi. Malzeme vermemek lazım.

Beşiktaş, geçmişte de Gençlerbirliği mücadelelerinde pek çok puan kaybetmiştir. Bu takım Beşiktaş'a ters gelir. Bunun bilincinde olarak izledim maçı ve sonuca fazla tepki göstermedim. Tabi o kontra ataklardan biri daha denk gelip kara kartaldan üç puanı alıp götürseydi nasıl konuşurdum bilinmez. Güzel ve diri bir maç oldu. Oyunu çirkinleştirmeyen ve akıllı oynayan bir rakibe karşı oynadık. Bir puana razı olduk. Fenerbahçe derbisi de kapıya dayandı. Bakalım puan kayıplarını büyük maçta telafi etme fırsatını yakalayabilecek miyiz.


Stat: Ankara 19 Mayıs

Hakemler: Fırat Aydınus, Aleks Taşçıoğlu, Arkın Akgöl, Serkan Ok(4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo(Dk.88 Kerim), Ersan, Tosic, Atiba, Sosa, Gökhan, Quaresma(Dk.46 Cenk), Olcay(Dk.46 Necip), Gomez

Yedekler: Günay, Serdar, İsmail, Kerim, Necip, Mustafa, Cenk

Teknik Direktör: Şenol Güneş

Gençlerbirliği: Hopf, Kulusic, Ahmet O., Ahmet Ç., Uğur, İrfan(Dk.61 Dimitriadis), Campos(Dk.90 Spelmann), Doğa, Skulason, Stancu(Dk.76 Berat), El Kabir

Yedekler: Ferhat K., Latovlevici, Ferhat G., Hikmet, Dimitriadis, Spelmann, Berat

Teknik Direktör: Mehmet Özdilek

Goller: Tosic (Dk.23 K.K.), Gökhan (Dk.67)

Sarı Kartlar: Skulason (Dk.38), İrfan (Dk.44), Olcay (Dk.45+3), Gomez (Dk.54), Necip (Dk.58), Campos (Dk.69), Ersan (Dk.83), Hopf (Dk.88)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder