18 Eylül 2015 Cuma

SKENDERBEU 0 - 1 BEŞİKTAŞ (17/EYLÜL/2015)


UEFA Avrupa Ligi H grubundaki ilk maçına Skenderbeu takımına misafir olan Beşiktaş, rakibini tek gol ile geçmeyi başardı. Şüphesiz Beşiktaş rakibinden daha güçlü ama bunun basında aşağılayıcı seviyede dile gelmesinden de ciddi rahatsızlık duyduğumu söylemeliyim. Bir kere bu takım çok düşük seviyeli olsa maç bir sıfırlık sonuçla değil farklı bir skorla biter. Adam ülkesinin başarılı ve üst seviye bir takımı ki böyle bir turnuvada mücadele ediyor. Şimdi derler ki 'Efendim ama süper lig karşısında ne kadar iyi olabilirler ki?' Yahu kardeşim anlayın artık şunu. Bizim ligimizin kendi değil ismi süper. Ne üç büyükler dediğimiz takımlar süper, ne de peşi sıra gelen takımlar süper. Biraz mütevazi ve alçak gönüllü olalım lütfen.

Beşiktaş maç boyunca oyunun hakimiydi ve aslında gerçekten daha fazla gol atabilirdi. Nedense bir çok net gol pozisyonu harcanıp gitti. Bu maçta neyse diyelim ama karşına çok daha güçlü rakipler çıktığında böyle pozisyonları kaçırma lüksü olmayacak. Biraz ciddiye almak lazım mücadeleyi. Öyle ki adam kendi sahasında, kendi seyircisinin karşısında bir gol bulsa, onun havasıyla maçın nereye gideceğini bilemezsin. Tedbirli olmak lazım. Ciddiye almak lazım. Aslında futbolculara gazete okumayı yasaklamak lazım zira bütün bu laubalilik basının eseridir.

Gelelim şu Avrupa kupalarında maçların şifreli kanallardan yayınlanması meselesine. Ah be kardeşim, üç kuruşluk keyfimiz var onun da canına okuyorsunuz. Her şey para olmuş. Değer yargıları sıfıra inip parayla değerlendirmeye tabi olmuş. Şimdi televizyonda şifreli yayını da geçtim, adam maçı internet üzerinden yayınlıyor şifre koyup. Yahu vatandaşa bu kadar eziyet olur mu ? Bu maçlar milli maçlar. Bu maçları herkes seyrediyor ve kendine mutluluk payı çıkartıyor. En azından seksenli yıllarda öyleydi. Gerçi o değeri de kaybettik artık. Nerede Galatasaray'ın seksenli yıllarda Avrupa maçlarını izlediğimiz, Prekazi'nin füze golünde koltukların üzerine çıktığımız günler? Bırak başka takımı, kendi takımının maçını bile izleme şansın yok ki? Kalabalıklaştıkça yozlaşıyoruz. Değerlerimizi kaybediyoruz. Elli lira için adam kesilen günlere geldik. Maçlarımız da şifreli şekilde internetten yayınlanıyor.


Dün gece Muhteşem Fenerbahçe'nin de maçı vardı. Kırk yılın başı bir başka takımın maçını izleyeyim dedim ama gecem rezil oldu. Yıldızlar topluluğu müthiş Fenerbahçe hor gördüğü rakibinden bir sürü gol yedi. Şimdi bize bunu niye anlatıyorsun diyebilirsiniz. Neden anlatıyorum söyleyeyim efendim. Maç sabahı erkenden kalkıp, işe gitmeden önce spor haberlerini izleyeyim dedim. Bir de ne göreyim. Bütün programlar önce muhteşem Fenerbahçenin haberini yapıyor. Teknik direktörleri kameralar karşısında uzun, uzun nasıl da goller yediklerini ve skandala imza attıklarını anlatıyor. O kadar uzun sürdü ki hezimetin haberi, Beşiktaş'ın galibiyetine sıra gelemeden evden çıkmak zorunda kaldım. Pes doğrusu. Beşiktaş Avrupa kupalarında çeyrek finale yükseldiğinin ertesi günü bir saat muhteşem fenerli Alex'in basın toplantısına yer veren alçak basın yine yaptı yapacağını. Biz de diyoruz ki bu takım neden her sene lige fırtına gibi başlayıp, Avrupa'da esip dağıtıp sonra da üçüncü tamamlıyor ligi. İnce, ince yiyorlar takımı uyuyoruz, haberimiz yok !

Stat: Elbasan

Hakemler: Tamas Bognar, Laszlo Viszokai, Gabor Erös, Oszkar Lemon(4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, İsmail, Necip, Atiba, Kerim(Dk.54 Gökhan), Sosa, Quaresma(Dk.83 Mustafa), Cenk(Dk.61 Gomez)

Yedekler: Günay, Tosic, Serdar, Milosevic, Gökhan, Mustafa, Gomez

Teknik Direktör: Şenol Güneş

Skenderbeu: Shehi, Arapi, Ademir(Dk.67 Vangjeli), Radas, Abazi, Berisha, Esquerdinha, Lilaj, Shkembi, Latifi(Dk.46 Nimaga), Olayinka(Dk.70 Salihi)

Yedekler: Llapanji, Jashanica, Osmani, Vangjeli, Progni, Nimaga, Salihi

Teknik Direktör: Mirel Josa

Gol: Sosa (Dk.28)

Sarı Kartlar: Kerim (Dk.24), Berisha (Dk.35), Olayinka (Dk.45)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder