31 Ekim 2015 Cumartesi

BEŞİKTAŞ 3 - 3 KASIMPAŞA (30/EKİM/2015)


Maç öncesinde Kasımpaşa ile ilgili dikkatimi çeken en önemli istatistik, ligin en az gol yiyen takımı olmalarıydı. Bunu nasıl başardıklarını çok merak etmiştim ve Beşiktaş maçı, soruma cevap bulmak için iyi bir fırsattı. Maç başladığında gördüm ki Kasımpaşa takımı çok iyi adam adama mücadele veriyor. Karşılarındaki takımın oyun oynamasına kolay, kolay izin vermiyorlar. Her topu kapan Beşiktaşlının üzerine iki kişi birden koşuyor. Açıkçası bunu Beşiktaş karşısında ne kadar sürdürebileceklerini de pek merak ettim. O sırada maçı anlatan spiker uğursuz totemini yaptı ve Beşiktaş’ın ilk golü attığı maçları kazandığını söyledi. Çok lazımdı bu bilgi. Totem işe yaradı ve ilk golü yirmi dördüncü dakikada Kasımpaşa adına Eren attı. İlk yarıda en dikkatimi çeken oyuncu Quaresma’ydı. Bugün ne hikmetse fazlasıyla negatifti ve nasıl olduysa karşı takım oyuncusunun ayağına taban girdiği pozisyonu hakem kaçırdı. Bu pozisyonu takiben Quaresma birkaç kritik faul pozisyonunda daha ön plana çıktı. En son saha içinde hakemin gözü önünde Tunay’ı iteklediğini gördüğümde, hocamız Şenol Güneş’in onu oyundan almasını diledim. Bu hengâmede bir de sarı kart gören Quaresma, eğer oyuna bu şekilde devam ederse, kırmızı kart görmesi kaçınılmazdı. Oğuzhan ilk yarıda kalktığı her atakta faule maruz kaldı. Bunlardan ilkini hakem es geçti ancak takip eden iki pozisyonda faul düdüğünü çaldı.

Beşiktaş’ın yediği gole cevabı çok gecikmedi. Yirmi yedinci dakikada Luiz ağları havalandırdı. Bu yanlış hatırlamıyorsam Beşiktaş adına attığı ilk resmi gol oldu. İlk yarı boyunca top bir o kalede bir bu kaledeydi ve Kasımpaşa beklentilerimin üzerinde iyi bir oyun sergiledi. Buna karşılık Beşiktaş’ın yenilgi tanımaz tavrı da son haftalarda olduğu gibi aynı şekilde devam ediyordu. Buna rağmen kırkıncı dakikada Ryan’ın ayağından gelen güzel şutun gol olmasına engel olamadı kara kartal. Adamın önü öylesine boş kaldı ki, dağlara taşlara vursa yine gol olurdu. Fırsatı çok iyi değerlendirdi. Bu şekilde ilk yarı da tamamlanmış oldu.


Dedik ya Beşiktaş karşısındaki takım ne kadar iyi olursa olsun yenilgi tanımaz bir oyun sergiliyor diye, elli ikinci dakikada Mario ağları havalandırdı ve tekrar beraberliği yakaladık. Bu arada Şenol Güneş'de Quaresma'nın kendini patlatmak üzere olduğunu görmüş ve ikinci yarıda onu sahaya sürmemişti. Yerine giren Gökhan ise, oyunu fazlasıyla hareketlendirmişti. Her şeye rağmen bugün Beşiktaş’ın kovalayan takım olmasından pek rahatsız oldum. Maçta öne geçmeyi bir türlü başaramadı takım. Yavaş, yavaş Kasımpaşa takımının yorulacağını ümit ediyordum ama yorulmadılar. Aksine adam adama mücadeleyi sürdürüp ani ataklara kalkmayı sürdürdüler. Beşiktaş bu takıma karşı gerçekten iyi mücadele ediyordu ve galibiyet için olumlu sinyaller veriyordu. Hani bazen bakarsınız takım çöker. Hakem oyuna yüz dakika dahi eklese bir şey olmayacağı bellidir. İşte bu maç o maçlardan birisi değildi. Beşiktaş maçı istiyordu. Maalesef her zaman istediğimiz olmuyor tabi bu hayatta. Eren tekrar sahneye çıktı ve altmış yedinci dakikada bir türlü yorulmak bilmeyen inatçı Kasımpaşa’nın üçüncü golünü attı. Beşiktaş yine geriye düştü. İşte o dakikadan sonra, yüz dakika da olsa kazanamayacak şekilde oynamaya başlayan bir Beşiktaş sahne aldı. Benim içime de fenalık gelmeye başladı. Belli ki kara kartal tekrar beraberliği yakalayacak yoğunluğu kaybetmişti.

Sahalarımızda bayan hakem görmek büyük keyifti.
Umarım ki bayan hakemlerin görev aldığı maçlar daha da çoğalacaktır.

Sonraki dakikalar fırtına gibi geçti. Doksanıncı dakikaya gelindiğinde hakem şaşkınlık verici bir hamleyle maça beş dakika ekledi. Bu sene bizimle çok uğraşmıyorlar. Sevinmedim desem yalan olur. Bu beş dakika haberi kara kartalın silkelenmesine sebep oldu. Beraberliği kurtaralım heyecanı sardı takımımı. Beni de sardı aynı heyecan. Sonra bir baktım, bu beş dakikanın üçüncüsü oynanırken hakem lehimize penaltı düdüğünü çaldı. Ne olduğunu önce anlayamadım. Penaltıya çok sevinmiştim ama pozisyonu çözemedim. Birkaç kez tekrarını izlediğimde ise hakemin arkada kaldığı için pozisyonu yanlış yorumladığını fark ettim. Bence pozisyon penaltı değildi. Topun başına gelen Oğuzhan topu ağlarla buluşturdu ve hemen ardından maç bitti. Bu arada beni üzen bir detay da penaltı pozisyonu öncesi Atiba'nın eli ile aldığı topu hakemin kaçırması oldu. Kimse benim Beşiktaşlılığımı sorgulayamaz ve şu var ki ben burada Beşiktaş maç yorumları yazarken gördüğüm her şeyi yazmayı kendime görev biliyorum. Haksızlığa uğradığımızda en gaddar eleştiriyi yaparım. Lehimize verilen kararda haksızlık varsa onu da yazarım çünkü adalet her şeyin üzerinde olmalıdır.

 Beşiktaş'ın en azından bir puanı kurtarmasına sevincim buruk oldu. Kime daha önce ne toleranslar geçildiği umurumda değil. Kara kartalımın bu penaltı ile maçtan puan çıkartması beni rahatsız etti. Tam altı golün atıldığı maç, üç üçlük skorla tamamlandı. Maçın tamamını izledikten sonra bir puanın büyük bir kazanç olduğu şüphe götürmez bir gerçek. Artık önümüzdeki maçlara bakacağız.


STAT: Başakşehir Stadyumu
HAKEMLER: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun
BEŞİKTAŞ: Tolga, Beck, Rhodolfo, Milosevic (Dk.74 Cenk Tosun), İsmail, Atiba, Necip (Dk.46 Sosa), Quaresma (Dk.46 Gökhan Töre), Oğuzhan, Olcay, Gomez

KASIMPAŞA: Isaksson, Veysel, Tarouco, Omeruo, Veigneau (Dk.71 Bozhikov), Donk, Castro, Hakan (Dk.65 Abdullah Durak), Tunay (Dk.71 Ferhat), Adem, Eren

GOLLER: Dk.27 Rhodolfo, Dk.52 Gomez, Dk. 90+4 Oğuzhan (Beşiktaş), Dk.24 ve 67 Eren Derdiyok, Dk.40 Donk (Kasımpaşa)

SARI KARTLAR: Necip, Quaresma (Beşiktaş), Castro, Veysel, Veigneau, Adem Büyük, Omeruo, İsaksson (Kasımpaşa)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder