7 Kasım 2015 Cumartesi

BEŞİKTAŞ 1 - 1 LOKOMOTIV MOSCOW (05/KASIM/2015)


Beşiktaş, UEFA Avrupa ligi H grubu dördüncü maçında Lokomotiv Moscow'u misafir etti. Zorlu geçeceği baştan belli olan mücadelenin ilk dakikalarında iki takım adeta mengenenin birbirinin üzerine bastıran iki ağzı gibi birbirlerini zorladılar. Öyle ki sahada yirmi iki kişiden çok daha fazla oyuncu olduğuna yemin edebilirdim. Bu iki takım nasıl birbirine gol atacak diye geçirdim içimden. 

Her şey bir yana Beşiktaş inanılmaz tempolu bir oyuna imza attı. Kara kartal bu maçtan üç puan çıkartıp işi sağlama almak istiyordu ancak oyunu bir türlü lehine çeviremiyordu zira Lokmotiv Moscow çok diri bir takım. İlk dakikalarda gol çıkması imkansız gibi görünen maç, zamanla iki takımın da pozisyonlar bulmaya başladığı bir maça dönüştü. Beşiktaş ne kadar tempoyu arttırdıysa, misafir takım da o kadar sağlam bir duvar gibi dikildi kara kartalın karşısında. İlk yarı fazlasıyla zorlu geçti. İkinci yarıda ise fazla belirgin olmamakla beraber, misafir takımın direncinin düşmeye başladığı ve kara kartalın ataklarının daha tehlikeli olmaya başladığına şahit olduk. Quaresma'nın ikinci yarı oyuna girmesi de hiç şüphesiz kaderi değiştirecekti. Quaresma bu maçta adeta tüm varlığını koydu sahaya. İkinci yarıda tercih edilmesi çok doğru bir karardı çünkü temposu bir nebze hafiflemiş bir rakibe karşı dinlenmiş bir Quaresma daha etkili olabilirdi. Nihayet elli sekizinci dakikada muhteşem bir gol ile ağları havalandırdı Quaresma. Gökhan'ın sol kanattan yaptığı orta, aslında Mario'nun kafasına denk geliyor gibi göründü ama top çok yüksekte kaldı ve birden Quaresma'nın önüne düştü. Daha doğrusu Q7 yüksekten gelip yerden seken topu göğsünde yumuşattıktan sonra sağ ayağı ile harika bir şut çekti. Bir gol ancak bu kadar profesyonel atılabilirdi. Kara kartal istediğini almıştı. Sonraki dakikalarda kara kartal tempoyu hiç düşürmemeyi tercih etti. Bu arada yediği gol misafir takımı ateşlemişti ve onlar da ataklarını sıklaştırdılar. Maçı anlatan spikerin yanındaki uğursuz yorumcu, elli defa Beşiktaş'ın yorulacağını vurguladıktan sonra takım yorulmaya başladı. Skoru sadece on sekiz dakika korumayı başarabilen Beşiktaş, Niasse'nin golüne engel olamadı. Bundan sonraki dakikalarda kara kartal her ne kadar golü arayan taraf olsa da alacağını çoktan almış olan Rus takımı, elindeki kartı Beşiktaş'a kaptırmadı. İyi bir maç oldu ama galibiyet de alınabilirdi. Yüzde elli seviyede üzüldüm, bir o kadar da sevindim sonuca.

Fernandes, Beşiktaş'da olduğu dönemde adeta şiir gibi oynuyordu. Son zamanlarında işine olan yoğunluğu bozuldu ve gözden düştü ama iyi günleri gerçekten çok iyiydi. Şimdi Rus takımındaki haline baktım da, bu adamı nasıl beğenip almışlar diye şaşırdım kaldım. Resmen kimlik değiştirmiş hatta bildiğin düz futbolcu olmuş adam. Nerede o topla şekilli hareketler yapıp orta sahayı karıştıran Fernandes, nerede bu Fernandes. Çok şaşırdım ancak Rusların onu oynatmasına ayrı bir şaşırdım. Demek ki benim görmediğim bir numarası var adamın hala. Hiç şüphesiz gecenin en güzel olayı, Quaresma'nın UEFA Avrupa Ligi'nde 4. haftanın en iyi oyuncusu, olmasıydı. Bu adamı öyle çok seviyorum ki, Beşiktaş'a tekrar döndüğünde inanılmaz mutlu olmuştum. Gerçekten de ruhuyla oynuyor ve oyuna her şeyini koyuyor. Daha önce ne yıldızlarımız oldu ama ben şahsen Quaresma'yı canlı izleyen nesil içinde bulunmaktan büyük keyif alıyorum. Şimdiye kadar Beşiktaş'da oynayan hiç bir yabancı yıldız oyuncu takıma Quaresma'nın yakıştığı kadar yakışmadı. İyi ki varsın, iyi ki Beşiktaşlısın Q7.


Bu maç sonrası Sporting Lisbon'un  Skenderbeu Korçe deplasmanında mutlak galibiyet çıkartacağı düşünülüyordu ve puan hesapları bu maçın o şekilde biteceği üzerine yapılıyordu. Kim böyle düşünüyordu? Elbette televizyondaki uğursuz yorumcular böyle düşünüyordu. Hesaba katmadıkları detay, Beşiktaş'ın bu sene şeytanın bacağını kırdığı gerçeğiydi. Skenderbeu Korçe, evinde Portekiz takımına üç gol atarak tarih yazdı ve bu vesile ile de kara kartalımın önünü açmış oldu. Şimdi takımımız ikinci sırada ve tur için çok avantajlı durumda.Umuyorum ki yakın gelecek bize çok daha büyük güzellikler getirecektir. Biz her zaman inanıyorduk zaten. Şimdi çocuklar da inanıyor. Hayırlısı.



Stat: Atatürk Olimpiyat Stadyumu

Hakemler: Felix Zwayer, Rafael Foltyn, Holger Henschel, Mike Pickel  (4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, İsmail, Atiba, Oğuzhan(Dk.83 Cenk), Gökhan, Sosa(Dk.72 Necip), Olcay(Dk.46 Quaresma), Gomez

Yedekler: Günay, Serdar, Tosic, Necip, Kerim, Quaresma, Cenk

Teknik Direktör: Şenol Güneş

L. Moscow: Guilherme, Durica, Denisov, Shishkin, Yanbaev, Fernandes(Dk.74 Miranchuk), Kolomeytsev, Samedov, N’Dinga, Maicon(Dk.90+ Grigoryev), Niasse(Dk.90 Skuletic)

Yedekler: Abaev, Logashov, Makarov, Grigoryev, Barinov, Miranchuk, Skuletic

Teknik Direktör: Igor Cherevchenko

Goller: Quaresma (Dk.58), Niasse (Dk.76)

Sarı Kartlar: Ersan (Dk.49), Niasse (Dk.61)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder