21 Aralık 2015 Pazartesi

OSMANLISPOR 2 - 3 BEŞİKTAŞ (21/ARALIK/2015)


Beşiktaş, Ankara deplasmanında Osmanlıspor'un misafiri oldu ve ev sahibi takımı üç ikilik skor ile geçmeyi başardı. Özellikle maçın ilk yarısında fazlasıyla durgun olan ve organize olmaktan uzak olan kara kartal, ikinci yarısında da ev sahibi takımın bir çok atağına maruz kaldığı maçtan galip çıkmayı başardı. Şimdi biraz maça bakalım.

İlk yirmi dakikalık dilimde Quaresma tam üç defa sağ kanattan atağa kalkmak istedi ve üçünde de aynı şekilde topun taca çıkmasına engel olamadı. Bir an aynı pozisyonun tekrarını izlediğimden şüphelendim. Başta da dediğimiz üzere kara kartal tuhaf bir şekilde organize olmaktan uzaktı ve orta sahada hiç bir oyun düzeni söz konusu değildi. Nihayetinde Osmanlıspor yirmi birinci dakikada defansımızı çizgi halinde yakaladı ve ilk golü atan taraf oldu. Kaleci Tolga'nın bu pozisyonda ön tarafta kalması büyük şanssızlıktı zira o da defansın bu şekilde top kaçıracağını beklemiyordu. Yirmi ikinci dakikada Bilal Aziz, bir çok maçtan alıştığımız bir pozisyona imza atarak Quaresma'yı adeta biçti. Bu türden pozisyonlarda daha çok pozisyona sebep olan oyuncuyu aşağılar bir şekilde umursamazca sırtını dönüp giden Q7, bu sefer çok öfkelendi ve ev sahibi takım oyuncusunun üzerine yürüdü. Hakem haklı olduğunu bildiğinden Q7 ile uğraşmamayı tercih etti. Tam otuz dakikalık süre, sahada herhangi bir planı olmayan kafası karışık kara kartalı izleyerek geçirdik. Bu sebeple görevi gol pası almak ve gol atmak olan Mario, adeta sahada yokmuş gibi bir görüntü oluştu. Yine Quaresma'nın içinde olduğu bir pozisyona dikkat çekmek istiyorum. Otuz birinci dakikada ceza sahasında dirsekle yere indirilen Q7'nin bu pozisyonu penaltı olmalıydı. Artık içime fenalıklar gelmeye başlamıştı ki Oğuzhan'ın sağ kanatta düşürüldüğü bir pozisyonu takiben Quaresma'nın sihirli ayaklarıyla kullandığı serbest vuruş sonrası, kalabalık defansın içinden yükselen Mario, golünü atmayı başardı. İşte o dakika Mario'nun oyunda olduğundan emin olabildik.


Gol sonrası kara kartalın yükselişe geçeceğini düşünmüştüm ancak maalesef Beşiktaş kırk beş dakikanın sonuna kadar sahada adeta yoktu. Osmanlıspor'da aynı şekilde sahada adeta yoktu ama onlar kırk üçüncü dakikada tam beş defans oyuncusunun arasından şut çeken Ndiaye'nin ayağından golü buldular. Bu pozisyonu izlediğimde keşke hafta içi Türkiye kupasında aynı şekilde kara kartaldan gol yiyen Karabükspor'u küçümseme gafletinde bulunmasaydım diye geçirdim içimden. Maçın kırk beşinci dakikasında kara kartallar Bilal Aziz'İn ceza sahası içinde topa el ile müdahale ettiğine dair itirazlarda bulunmuş olsalar da pozisyon penaltı değildi. Adam bariz şekilde top eline çarpmasın diye geri çekti. Bu pozisyona yapılan gereksiz itirazlar furyasında Oğuzhan sarı kart görmeyi başardı. Hiç futbol oynamayan iki takımın tuhaf bir şekilde seyircilere üç gol izletme başarısı gösterdiği ilk yarı, bu şekilde sonuçlanmış oldu.

Ne yalan söyleyeyim, ilk yarı sonunda maçtan fazlasıyla soğumuştum ama izlemeye devam etmeyi tercih ettim. İyi ki de öyle yapmışım zira kara kartal daha derli toplu çıktığı ikinci yarının hemen başında, dakikalar kırk dokuzu gösterirken Sosa'nın ayağından beraberlik golünü bulmayı başardı. Takip eden dakikalarda ise artık kara kartalın oyuna ağırlığını koyacağını düşünmüştüm ama yanıldım. Beklentilerimin aksine Osmanlıspor oyuna ağırlığını koydu. Bir çok tehlikeli gol pozisyonuna imza atan misafir takımı izlerken maçtan giderek uzaklaşmaya başladım ve elimdeki akıllı telefondan arkadaşlarımla futbol dışı farklı konularda sohbet etmeye başladım. Başımı her kaldırıp ekrana bakışımda skorun berabere olduğunu görmek ve üstüne bir de kara kartalın tutuk bir futbol sergilediğini izlemek keyfimi kaçırdı. Teknik direktör Şenol Güneş'e de fenalık gelmiş olsa gerek, kritik bazı değişikliklere gitti. Mario'yu oyundan almaksızın Cenk'İ sahaya sürmesi ve çift forvete dönmesi, galibiyeti her şeye rağmen ne kadar çok istediğinin habercisiydi. Aynı durum biz Beşiktaşlılar için de geçerliydi tabi. Quaresma'nın yerine Necip seçimi de yerinde bir karardı zira orta sahadaki zincirler iyice boşalmadan önlem alıp olası bir skandalın önüne geçilmesi gerekiyordu. Olcay çok çok uzun bir süre üst seviye performans sergiledikten sonra bu maçta haklı bir performans düşüklüğü yaşadı. Gözle görülür bu düşüşe karşılık Kerim gibi dinlenmiş bir potansiyelin tercih edilmesi de doğru bir karardı. Oynamayan bir Beşiktaş nasıl maç kazanır sorusunun cevabı, hocamızın yaptığı değişikliklerde saklıydı. Nihayetinde taktik çabalar meyvesini verdi ve maçın bitmesine saniyeler kala Sosa tekrar sahneye çıktı ve Beşiktaş'ın her şartta bu senenin en güçlü şampiyonluk adayı olduğu mesajının altına imzasını kazıdı. Attığı gol tamamen şahsi kabiliyet üzerine kurulmuş bir goldü. Kendisini buradan şahsım adına tebrik ediyorum.


Hakem maça gereksiz bir şekilde beş dakika ekledi ama kara kartal skoru korumayı başardı ve maçı kopartıp aldı. Başta yayıncı kuruluşun sözde spikerleri olmak üzere bir çok kanalda yine komik bir şekilde Beşiktaş'ın tekrar lider olduğuna dair beyanlar döndü. Yani gerçekten ama cidden çok komiksiniz. Tüm maçlar oynanmadan haftanın liderini ilan etmek kadar komik bir şey olamaz. Hele ki bir günlüğüne lider ilan edilen muhteşem Fenerbahçe'yi bu yaklaşımlarıyla nasıl aciz bir duruma düşürdüklerini görememeleri tam bir tez konusu. Şimdi ben 'Neyse bir gün tahtta oturup heveslerini aldılar' dediğimde kızacak haklı bir tarafınız kalıyor mu? Kalmıyor. O zaman şimdi haydi bakalım herkes kendi işine baksın. Beşiktaş bu hafta da lider.

Stat: Osmanlı Stadyumu

Hakemler: Alper Ulusoy, Kemal Yılmaz, Volkan Narinç, Tarık Ongun(4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo, Ersan, İsmail, Atiba, Oğuzhan(Dk.81 Cenk), Quaresma(Dk.67 Necip), Sosa, Olcay(Dk.46 Kerim), Gomez
 
Yedekler: Günay, Serdar, Tosic, Gökhan, Kerim, Necip, Cenk
 
Teknik Direktör: Şenol Güneş

Osmanlıspor: Ahmet, Bilal(Dk.62 Pinto), Uğur, Numan, Muhammed, Tisdell(Dk.78 Erdal), Ndiaye, Musa, Mehmet, Umar, Rusescu(Dk.74 Webo)

Yedekler: Hakan, Pinto, Yalçın, Erdal, Galip, Seto, Webo

Teknik Direktör: Mustafa Reşit Akçay
 
Goller: Rusescu (Dk.21), Gomez (Dk.34), Ndiaye (Dk.44), Sosa (Dk.49, 90)
 
Sarı Kartlar: İsmail (Dk.18), Bilal (Dk.23), Oğuzhan (Dk.45+2), Musa (Dk.54), Necip (Dk.77)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder