7 Şubat 2016 Pazar

BEŞİKTAŞ 4 - 0 GAZİANTEPSPOR (07/ŞUBAT/2016)


Beşiktaş, gerek kar tatilleri ile ertelenen iki maçı vesilesi ile, gerek Türkiye kupası maçları oynandığı için uzak kaldığı Süper Lige geri döndü. İkinci yarının üçüncü maçı olması gereken ancak iki maçı tatil olunca ilk mücadelesine dönüşen maçta kara kartal, sahasında Gaziantepspor'u ağırladı.

Pekala, Beşiktaş'ın farklı galibiyetinden bahsedeceğiz ama önce olumsuz detayları konuşalım ki sonrasında keyfimiz yerine gelsin. Maç ile ilgili dikkat çekici ilk detay, daha maçın başında muhtemel ofsayt olan Gaziantepspor atağıydı. Bu pozisyon gol ile sonuçlanmadı ama yayıncı kuruluş verilmeyen muhtemel ofsaytı gizlemek için büyük bir çabaya girişti. Önce görüntüyü hiç vermemeyi tercih eden yayıncı kuruluş, ardından kale arası kameradan yani kimsenin ne olduğunu anlayamayacağı kameradan sahneyi izlememize izin verdi. Durum sadece bununla kalsaydı iyiydi. İkinci yarıda kırk dört numaralı formayı giyen Gaziantepsporlu futbolcu, bariz ofsayt olan pozisyonda attığı şutu kale ile buluşturamadı. Kaleci Tolga bu şutu çıkartmak için adeta havada asılı kaldı ve yere düştüğünde sakatlık geçirdi. Yayıncı kuruluş ezik bir tavır sergileyerek bu pozisyonu maçın gol pozisyonlarından birisi olarak ısrarla göstermeyi sürdürdü. Yine ikinci yarıda Sosa iki defa adeta katledildi ve elli defa çıkması gereken sarı ve kırmızı kartlar hakemin cebinden dışarı gün yüzü göremedi. Gecenin en kötü olayı ise şüphesiz defans oyuncumuz Rhodolfo'nun sakatlandığı pozisyondu. Bu pozisyon sonrası muhtemelen sezonu kapatacak olan Rhodolfo'ya geçmiş olsun dileklerimizi buradan da iletelim ve kara kartala dönelim.


Beşiktaş bal yapmayan arı gibi oraya buraya savrulan Gaziantepspor takımı karşısında neler yaptı? Her şeyden önce kara kartal çok dengeli bir futbol sergiledi. Özellikle orta sahadan ceza sahasına atılan uzun paslarla tehlikeli pozisyonlara imza attı. Otuz sekizinci dakikada Gökhan'ın şutunu ellerinin arasından kaçıran kaleci Alperen, kara kartalın öne geçmesine engel olamadı. Golden sonra daha da atak bir oyun sergileyen kara kartal, artık topun tek hakimiydi. O sırada ekranlarda gösterilen ve top ile oynama yüzdelerini bildiren istatistik bilgisi kara kartalın yüzde altmışlık bir üstünlükle oyunu sürdürdüğüne işaret ediyordu. Oğuzhan kırk ikinci dakikada kalabalık defansın arasından öylesine kararlı bir şut vurdu ki, top herkesin bakışları arasında ağlarla buluştu. Mario'nun bu maçta gol atmasını çok istiyordum çünkü bu sezon gol kralı tacını onun takması çok yakışık alacaktı. Beklentilerim karşılıksız kalmadı ve altmış bir ile yetmişinci dakikalarda iki şık gole imza atan Mario, gol krallığı yolunda iki basamak daha yukarı çıkmış oldu. Kara kartal ile ilgili keyfimi yerine getiren diğer bir detay ise, atılan her golden sonra takımın daha da atak oynamasıydı. İşte bu iştah ve amatör ruh var ya, her şeye değiyor. Peki Şenol hocaya ne demeli? Dört gol atmış takıma hala golcü koyan ve her şartta golü düşünen bir hocayı hiç bir şeye değişmem. Helal olsun sana hocam. Bunca sene neredeydin?

Kaleci Tolga'ya kısaca değinmek isterim. Adam çok şık kurtarışlar yaptı bu gece. Tüm performansını ortaya koydu. Hatta şu ofsayt olduğu halde verilmeyen pozisyonda sakatlandıktan sonra bile ısrarla oyunda kaldı. Neler oluyor yahu diye düşünürken bir de ne göreyim. Yedek soyunan yeni transfer yabancı kalecimiz saha kenarında ısınıyor. Ah be Tolgacım. Demokrasinin kılıcı tepende sallanırken oyuna daha iyi yoğunlaşacağını bileydik, Avrupa kupasında elendiğimiz maça da yeni transfer bir yabancı yedek kaleciyle çıkardık. Haksız mıyım şimdi?

Kara kartalın kar tatilleri sebebiyle oynamadığı iki maç, şampiyon olmamız ihtimalinden pek rahatsız olan kesimleri heyecanlandırmıştı. Oynanmayan maçlara bakarak muhteşem Fenerbahçe'yi hayallerindeki liderlik koltuğuna oturtanlar, Antalyaspor'un Fenerbahçe'yi adeta ezip geçtiği maç sorası pek bir sessizliğe büründüler. Öyle ki sözde spor gazeteleri, maçı haber yaparken sanki Fenerbahçe yenilmemiş gibi bir üslup kullanmayı tercih ettiler. Yahu madem Fenerbahçe'nin yenilgisini yazamıyorsunuz bari Antalyaspor'un galibiyetini yazsaydınız. Bu lig sadece sizin sözde marka değerinizle ayakta durmuyor. Anlayın artık şunu.


Stat: Başakşehir Stadyumu

Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun, Adil Sinem(4. Hakem)

Beşiktaş: Tolga, Beck, Rhodolfo (Dk.20 Delgado), Marcelo, İsmail, Atiba, Oğuzhan (Dk.75 Necip), Olcay, Sosa (Dk.84 Cenk), Gökhan, Gomez

Yedekler: Boyko, Necip, Delgado, Serdar, Quaresma, Kerim, Cenk

Teknik Direktör: Şenol Güneş

Gaziantepspor: Alperen, Elyasa, Barış, Gouano, Marcal (Dk.21 Koray), Abuda(Dk.75 Hürriyet), Erdem, Orkan (Dk.66 İlhan), Larsson, Chibuike, Habibou

Yedekler: Bora, Hakn, Koray, Putsila, Hürriyet, Abdülkadir, İlhan

Teknik Direktör: Mutlu Topçu

Goller: Gökhan (Dk.38), Oğuzhan (Dk.42), Gomez (Dk.61, 70)

Sarı Kartlar: İsmail (Dk.64), Hürriyet (Dk.81)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder