10 Eylül 2016 Cumartesi

BEŞİKTAŞ 3 - 1 KARABÜKSPOR (10/EYLÜL/2016)

BEŞİKTAŞ KENDİ SAHASINDA KAZANMAYA DEVAM EDİYOR

Beşiktaş, 2016-2017 sezonu üçüncü maçında Karabükspor'u misafir etti. İlk yarım saatine iki gol sığan maç, Beşiktaş adına çok iyi başladı. Beşiktaş'ın golcüsü olur mu olmaz mı tartışmaları süre dursun, Cenk gollerini istikrarlı bir şekilde atmaya devam ediyor. Nitekim ilk gol onun ayağından geldi. Peşinden Ömer, Beşiktaş'dan ayrı geçirdiği dönemde nasıl da iyi çalıştığını ispatlarcasına ikinci golü bıraktı misafir takımın ağlarına. Vodafone Arena açıldıktan sonra evinde oynadığı her maçta fırtına gibi esen bir kara kartal vardı sahada. Kağıt üzerinde de favori olan Beşiktaş, bu istatistiği sahaya da taşımaya kararlıydı. Oynadığı oyunla da bu durumu fazlasıyla pekiştiriyordu. 

Gel gelelim tuhaf sayılabilecek bir durumla karşı karşıyaydık. Beşiktaş, sahaya ligin ilk iki maçında çıktığından tamamen farklı bir kadro ile çıkmıştı. Transfer döneminin son zamanlarına gayet iyi şekilde sıkıştırılmış başarılı transferlerle kara kartal manşetlere çıkmayı başarmıştı. Görünüşe göre Beşiktaş'ın artık sahaya sürebileceği iki farklı takımı olmuştu. Üç ayrı kulvarda mücadele edecek bir takım için bunun büyük bir avantaj olduğu şüphe götürmez. Ne iyidir ki sahaya çıkan yeni Beşiktaş, sanki tüm oyuncuları aylardır beraber oynuyor gibi uyumlu hareket ediyorlardı. Bu durum maçı beraber izlediğim sevgili babam ile beni pek bir keyiflendirmişti. Babam, bunun teknik direktörün bir başarısı olduğunu söyledi. Demek ki belirli bir sistem vardı Şenol Güneş'in kafasında. Kimi sürerse sürsün sahaya, aynı başarılı sonucu almayı başarıyordu. Helal olsun dedik beraber. İlk yarı Beşiktaş'ın üstün futbolu ile geçti ve iki gollü galibiyetiyle bitti. İkinci yarıda gerisinin geleceğinden ve takımımız adına bol gol izleyeceğimizden şüphemiz yoktu. 

ÖMER GÜZEL OYUNUNU BİR DE GOL İLE SÜSLEDİ

İkinci yarı, ilk yarıda sinyallerini fazlasıyla verdiği üzere kırk sekizinci dakikada Traore'nin golü ile açıldı. Hani Beşiktaş ilk yarı üstün futbol oynamıştı diyerek bu sözlerime şaşkınlığınızı dile getirebilirsiniz. Beşiktaş üstündü üstün olmasına da Traure'de şahsi çabaları ile takımı adına ön plana çıkmaktan geri kalmıyordu. İkinci yarının açılışında bu oyununu şık bir gol ile süslemeyi başardı. Takımımız bir gol yeyince keyfimiz kaçmadı desem yalan olur. Yine de takımımıza ve hocamıza güvenimiz tamdı. Sonra beklenmedik bir şey oldu. Maçın ilk yarısında istikrarlı sistemini övdüğümüz Şenol hoca, yeni transfer Talsica'yı oyundan aldı. Bunu yaprak sevgili babamın deyişiyle takımın tam performansla çalışan beynini kısıtlamış oldu. Yapılacak en son değişiklikti Talisca, Oğuzhan değişikliği. Şaşkınlığımızı gizleyemedik ama güvenimizi de kaybetmedik. Ardından Şenol hoca bizim nazarımızda ikinci bir hataya daha imza attı ve Ömer'i oyundan aldı. Yerine de Adriano'yu koydu. Şimdi biz Vodafone Arena'da sadece kazanmaya odaklanmış bir kara kartalın golcülerinden birinin oyundan alınarak yerine defans oyuncusu koyulmasını nasıl kabul edebiliriz ki? Her zaman goller atmış takımına yeni golcüler eklemeyi tercih ederek bizi mest eden Şenol hoca, bu sefer her nedense takımını geri çekmeyi tercih etti. Bu iki değişiklik Beşiktaş'a kimliğini kaybettirdi. Oyunun geri kalanında yani ikinci yarının büyük bir kısmında Beşiktaş oyunun hakim değildi. Bu değişiklikler neredeyse misafir takım adına beraberliği getirecekti. Neyse ki ceza sahası içerisinde gerçekleşen bir faul ile Beşiktaş Oğuzhan'ın ayağından üçüncü golü buldu. Takımın dengesi öylesine bozulmuştu ki, bu golden sonra bile tehlike tam olarak geçmemiş gibi göründü. Sahaya mutlak hakim olarak oyuna başlayan Beşiktaş, attığı üç gole rağmen galibiyeti zor kurtarmış gibi bir çizgi çizdi. 


CANER KIRK YILLIK BEŞİKTAŞLI GİBİ OYNAYARAK 
HERKESİN BEĞENİSİNİ KAZANDI

Oyuncu değişikliklerinde bize göre hatalı olan tercihler bir yana dursun, biraz da olumlu gelişmelerden bahsedelim. Fenerbahçe'den yeni transfer olan Caner, sanki kırk senedir Beşiktaş'da oynuyormuş gibi mükemmel bir oyun sergiledi. Gerek televizyon karşısında ben ve babam, gerekse tribünlerdeki seyirciler, Caner'i bağrımıza bastık. Fenerbahçe'yi bilirsiniz. Orada en yüksek performansla futbol oynamak bile takımda kalacağının garantisi olamaz. Çok kolay harcarlar oyuncuları. Caner'de de öyle oldu. Çok da iyi oldu. Şimdi bu genç ve başarılı oyuncu, Beşiktaş'ın yıldızı olacak ve büyük ihtimalle zamanı geldiğinde futbolu Beşiktaşlı Caner olarak bırakacak. Aynı sözlerim yine Fenerbahçe'den transfer olan Gökhan için de geçerli. Otuz yaşında olmasına rağmen kalıbımı basarım en az dört sene bu takımın başarılarına imzasını atacaktır. Aslında hangisinden bahsedeceğimi şaşırıyorum. Gökhan ve Caner dışında yeni olan o kadar çok oyuncu var ki takımda, nereden söze girsem şaşırıyorum. Eminim Talisca'da oyundan alınmasaydı, bu maçın kaderinde daha etkili olabilirdi. Son olarak kalesinde güven veren oyunu ile Fabri'yi de pek bir beğendiğimizi ekleyelim. 

Hafta içi Şampiyonlar Ligi deplasmanında Benfica karşısına çıkacak olan kara kartal, Karabükspor karşısında üç gollü galibiyetle moral depoladı ancak umuyoruz ki Şenol Güneş, bu maçta yaptığı tercihleri bir kez daha değerlendirir ve iki ayrı takım kuracak kadar zengin kadrosu olan bu ekipten bir Şampiyonlar Ligi takımı çıkartmayı başarır. 


KARA KARTAL SAHAYA YEPYENİ BİR KADRO İLE ÇIKTI

BEŞİKTAŞ 3 - 1 KARABÜKSPOR
STAT: Vodafone Arena

HAKEM: Serkan Çınar
BEŞİKTAŞ: Fabri, Gökhan Gönül, Marcelo, Tosic, Caner, Gökhan İnler, Tolgay, Talisca (Dk.57 Oğuzhan), Ömer (Dk.59 Adriano), Olcay (Aboubakar), Cenk
KARABÜKSPOR: Ahmet, Kerim, Barış, Dany, Gaman (Dk.46 Tanase), Latovlevici, Poko, Ceyhun, Skulason (Dk.77 İsaac), Traore, İlhan (Dk.66 Rodic)
GOLLER: Dk.26 Cenk Tosun, Dk.30 Ömer Şişmanoğlu, Dk.82 Oğuzhan (Beşiktaş), k.48 Traore (Karabükspor)
SARI KARTLAR: Caner Erkin, Tosic (Beşiktaş), Barış Başdaş, Poko, Traore (Karabükspor)
KIRMIZI KART: Dany (Karabükspor)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder