19 Ekim 2016 Çarşamba

NAPOLI 2 - 3 BEŞİKTAŞ (19/EKİM/2016)


Beşiktaş, 2016 – 2017 sezonu Şampiyonlar Ligi üçüncü maçına deplasmanda İtalyan takımı Napoli’ye misafir oldu. Yani bu maç öyle bir maç oldu ki, herhalde kara kartalın tarih sayfalarına altın harflerle yazılacak.

Beklendiği üzere Napoli kendi sahasında baskın bir futbol ortaya koyma düşüncesi ile oyuna başladı. Üçüncü dakikada kaleyi net gören bir noktadan çektikleri şut kaleyi bulsaydı muhtemelen gol olduğunu bile anlamazdık. Buna karşılık Beşiktaş, ilk dakikalarda gelen ve beklenen bu baskıyı çok dikkatli bir savunma yaparak atlatma çabasında oldu. Beşinci dakikada on dört numaralı formayı giyen futbolcuları uzaktan yine kalemizi yokladı. Demek ki ev sahibi takımın amacı oyunu bizim sahamıza yıkmak ve beklenmeyen ani şutlarla kaleyi yoklayarak sonuca gitmek olacaktı. Sekizinci dakikada önce ceza sahası dışından serbest vuruş, sonrasında da iki adet üst üste korner kullandılar. Dakikalar on olduğunda Beşiktaş hala baskıyı atlatabilmiş ve kendi ceza sahasından çıkabilmiş değildi. Sonra kara kartal toparlandı. Topu nihayet ayağında tutmaya başladı. On birinci dakikada ilk organize atağımız gerçekleşti ve sağ kanattan Quaresma’nın yaptığı ortada Adriano top ile buluştu ve Beşiktaş adına kimsenin beklemediği bir şekilde maçın ilk golünü attı. Doğrusu benim de hiç beklemediğim bir goldü bu. Şüphesiz akıllardaki soru, kara kartalın bu skoru koruyup koruyamayacağı idi . On beşinci dakikaya geldiğimizde Napoli’nin ilk baştaki öz güveninde bir nebze sarsılma olduğunu gözlemledik. Ona altıncı dakikada yine organize atağa kalkan Beşiktaştı ve sol kanattan Aboubakar’ın yaptığı ortada Q7 top ile buluştu ama maalesef top çok hızlıydı. Bu pozisyona Napoli’nin cevabı çok hızlıydı ama kalede Fabri üstün refleks gösterisi ile mutlak golü engelledi. Bu arada daha önce izlediğiniz maçlarının aksine bugün Aboubakar’ı çok hareketli gördük.


Eğer Beşiktaş bu maçı kazanacak ise defansta mutlak yoğunluk sağlayarak başaracaktı. Nitekim takımımız bunu yirmi beşinci dakikaya kadar çok iyi idare etti. Tabi bir de şu vardı. Her ne kadar Beşiktaş tempolu oynamaya alışık olsa da böylesine üstün mücadelenin olduğu bir maçta tempoyu doksan dakika sürdürebilecek miydi? Yirmi dokuzuncu dakikada organize bir atağa kalkan Napoli, defansın arkasına atılan topta sadece iki kişi gelerek gol atmayı başardılar. Üç pasta gol oldu. Defansımız ileride kaldı. Maç beraberliğe geldi. Otuz birinci dakikada Quaresma için çalınmayan faul düdüğü yüzünden ani bir atağa maruz kaldık ve ileriye çıkan Fabri son anda gol vuruşunun sağlıklı yapılmasına engel oldu ve top yandan dışarıya çıktı. Beşiktaş bu dakikalarda daha agresifleşti ve yediği golü umursamaksızın belirgin bir şekilde atak oyun sergilemeye başladı. Otuz üçüncü dakikada sol kanattan yapılan ortada Aboubakar kaleci ile karşı karşıya kaldı ama topa yetişemedi. Maç dengeye gelmişti ve karşılıklı ataklar üst üste geliyordu. Dakikalar otuz altıyı gösterdiğinde tempo biraz düşer gibi oldu ve bir dakika sonra sağ kanattan verilen pasta Aboubakar iki Napoli oyuncusunun arasından Beşiktaş adına ikinci golü attı. Bu gol Aboubakar’In Beşiktaş adına attığı ilk goldü. Bunca zaman bekleyip patlamayı böylesine anlamlı bir maçta yapması bizleri mest etti. Otuz sekizinci dakikada yine uzaktan şut ile kalemizi yokladılar ama Fabri adeta bir panter gibi uçarak golü engelledi. Kırk ikinci dakikada Napoli’nin bir atağı ofsayt gerekçesi ile durduruldu ama sanırım pozisyon ofsayt değildi zira adam öylesine hızlı koştu ki durum yanıltıcı olmuş olabilir. Sonra Napoli takımı oyuncuları iyice abartıp ceza sahası dışından topu havalandırarak gol atma gibi tuhaf çabalara girdiler. Aslında ilk yarıda yapılabilecek her türlü atağı yaptılar. Yine de çabaları öne geçmelerine yetmedi. Teknik direktörleri ilk yarının iki birlik skoruna pek bir bozuldu. Sahayı futbolcularından, hatta herkesden önce terk etti. Doğrusu futbolcularını azarlarken o soyunma odasında olmak istemezdim.


İkinci yarıya Beşiktaş'ın vuruşu ile başlandı. Napoli takımı oyuncuları delirmiş gibi üzerine atıldılar kara kartalların ama topu dengeli şekilde oyunda tutan Beşiktaş, ilk yarının başında olanın aksine fırtınayı çok daha hızlı atlattı. Kırk sekizinci dakikada Napoli adına gelişen pozisyonda kaleci Fabri’nin eli Napoli oyuncusuna değer değmez hakemin düdüğü alarm gibi çaldı. Bence penaltı değildi. Kırk dokuzuncu dakikada kullanılan bu haksız penaltıyı kalecimiz Fabri çıkarttı. Herhalde rüya görüyor olmalıyım diye düşündüm bir an. Çok uzun zamandır böylesine güzel bir Beşiktaş maçı izlememiştim. Bu arada hakemin fazlası ile sert bir mücadeleye izin verdiğini, Türkiye Süper Liginde kırmızı kart olabilecek pozisyonları çalmadığını söylemeliyim ki bence doğrusu da budur. Faul ile sert futbol arasındaki fark ülkemizde ne yazık ki anlaşılabilmiş değil. Neyse biz maçımıza bakalım. İkinci yarının ortalarına doğru Aboubakar yorulmaya ve ceza sahası içerisinde önceden tahmin edilebilir hamleler yapmaya başladı. Bence elli beşinci dakikadan sonra oyundan alınabilirdi. Muhtemelen Şenol Güneş hocamız oyuncusunun işine olan yoğunluğuna zarar vermek istemedi. Altmış beşinci dakikada Aboubakar sol kanattan kalktığı atakta ayağındaki topu kaptırınca artık oyundan alınması gerektiğini kesin olarak düşünmeye başladım. Buna rağmen orta sahadaki oyuncularımız onun olduğu kanada ısrarla pas atmaya devam ediyorlardı. Üzerinde durmadıkları detay, karşılarındaki takımın ani top kapma durumlarında ne kadar tehlikeli olabildiğiydi.


Altmış yedinci dakikada hakem ceza sahamız içinde yine penaltı verdi ve Caner’e sarı kart gösterdi. Hakeme göre Caner rakibini omuzundan çekmişti ama aslında öyle olmamıştı. Napoli oyuncusu zaten kendini yere atmaya hazırdı ve o pozisyon orta sahada olsa asla yere düşmezdi. Kısaca yine ve kesinlikle penaltı değildi. Bu sefer golü buldular. Bu maçta açıkça birilerinin dışarıdan duruma müdahil olduğu şüphesine düştüm zira bu bahis oyunları türünden işlerde maçların kaderine müdahil olunduğunu daha önce de duymuştum. Şüphesiz bu sözlerim söylentiden öteye gidemez ama verilen iki penaltı da gerçekten çok anlamsızdı. Bu sefer Beşiktaşlı oyuncuların morali bozulmuş gibi geldi bana ki aslında öyle olmamalıydı. Haksızlık karşısında mücadele direnci daha üst seviyeye çıkmalıydı. Yetmiş dördüncü dakikada sakatlık geçiren Tolgay’ın yerine oyuna Cenk dahil oldu. Bu değişiklik Şenol hocanın hala gol istediğini gösteriyordu. Bir dakika sonra yüreğimizi ağzımıza getiren bir pozisyon oldu. Top Beşiktaş ağları ile buluştu ama hakem ofsayt olduğuna hükmetti ve rahatladık. Sonra Şenol Güneş kendisinden kolay kolay görmeyeceğimiz bir şekilde zıvanadan çıktı ve hakemler onu sakinleştirmek zorunda kaldılar. Bir süre oyun dengede gittikten sonra seksen beşinci dakikada sol kanattan yapılan ortada Aboubakar ikinci golünü attı. Yani var ya daha önce ne zaman bu kadar çok sevindiğimi hatırlamıyorum. Koca stadyumdaki sessizliği ve bir avuç Beşiktaş izleyicisinin tezahüratlarını herhalde asla unutamam. Seksen sekizinci dakikada üçüncü bir yalan penaltı için çabaya giren Napoli takımı oyuncularının hali gerçekten çok trajikti. Herhalde bu geceyi asla unutamazlar. Seksen dokuzuncu dakikada Necip yerini Talisca’ya bıraktı. Nihayet uzatma dakikaları başladığında artık heyecandan yerimizde duramıyorduk. Ek süre olan üç dakika da oynanırken zaman hiç geçmedi. Sonunda hakem düdüğü çaldı ve Beşiktaş rüya gibi geçen bir gecenin sonunda samimice söylüyorum asla beklemediğim bir şekilde Napoli’yi yenmeyi başardı.


Kara kartal maçı bir sıfır gibi bir skor ile almış olsa bu kadar değerli bir galibiyet olmazdı. Beşiktaş bu gece canını dişine taktı. Hakemin çaldığı iki yanlış penaltı düdüğüne rağmen maça olan yoğunluğunu kaybetmedi ve rakibini dize getirdi. Deplasmanda Napoli gibi bir takımı yenmek çoğumuzun aklımıza bile getirmeye çekindiğimiz bir durumdu ama bir rüya gerçek oldu. Bu gece tüm futbol dünyası kara kartalı konuşacak. Beşiktaş büyük ihtimal ile bu hafta Şampiyonlar Liginde haftanın takımı olacak. Tüm camiamıza bu büyük başarı hayırlı uğurlu olsun.


NAPOLİ 2 - 3 BEŞİKTAŞ
STAT: San Paolo 
HAKEMLER: Sergei Karasev, Anton Averianov ve Tikhon Kalugin (Rusya) 
NAPOLİ: Reina, Maggio, Chiriches, Koulibaly, Ghoulam, Jorginho (Dk.70 Amadou Diawara), Zielinski (Dk.82 Alan), Hamsik, Callejon, Mertens, Insigne (Dk.65 Gabbiadini)
BEŞİKTAŞ: Fabricio, Beck, Marcelo, Tosic, Caner Erkin, Necip Uysal (Dk.90 Talisca), Hutchinson, Quaresma, Tolgay Arslan (Dk.75 Cenk Tosun), Adriano (Dk.70 Gökhan İnler), Aboubakar 
GOLLER: Dk.30 Mertens, Dk.68 Gabbiadini (pen.) (Napoli), Dk.12 Adriano, Dk.38 ve Dk.86 Aboubakar (Beşiktaş)
SARI KARTLAR: Maggio (Napoli), Adriano, Caner, Aboubakar (Beşiktaş)

1 yorum: