23 Kasım 2016 Çarşamba

BEŞİKTAŞ 3 - 3 BENFICA (23/KASIM/2016)


Beşiktaş, 2016 – 2017 sezonu Şampiyonlar Ligi beşinci maçına kendi sahasında Benfica karşısında çıktı. Deplasmandaki ilk maç, karşılıklı olarak ataklarla geçen denk kuvvetlerin mücadelesine sahne olmuştu ve bir birlik skorla tamamlanmıştı. Şimdi bakalım bu geceki maçta kara kartal neler yapmış.

Şu bir gerçek ki, deplasmanda skoru korumak için yoğun bir motivasyona imza atan kara kartal, ilk maçtan ders almaz ve seyircisinin de etkisiyle rakibini hafife alırsa işler çok zorlaşacaktı. Nitekim misafir takım Benfica, maça çok hakim bir oyunla başladı. Topa ısrarlı bir şekilde hakim olmaları, onuncu dakikada hanelerine gol yazılmasını sağladı. Beşiktaş ne yazık ki oyuna mağlup başlamıştı ama telafi edebileceği uzun bir zaman vardı önünde. Tabi sadece yenilen gol değil ama Benfica’nın oyunu, Napoli’den daha zorlu bir rakip olacaklarını gösteriyordu. Dakikalar on dördü gösterdiğinde, baskılı oyunu hala atlatamamıştı takımımız. Atak yapmak bir yana dursun, topu kapıp oyunu kurmakta da zorluk çekiyorlardı. Benfica’nın erken golü, kartalın kanadını fena incitmişti. Beşiktaş, biraz toparlanmayı başardığında, aralara atılan paslarla ileride oynayan oyuncularımızı topla buluşturma çabasına girişti. Buna karşılık Benfica, savunmada çok dikkatliydi. Yine de kara kartal on yedinci dakikaya gelindiğinde yavaş, yavaş toparlanmaya başlamıştı. Yirmi ikinci dakikayı gördüğümüzde, Beşiktaş artık topa hakim olmayı başarmış ve sağlı sollu ataklarla rakip kaleyi yoklamaya başlamıştı. Bu durum içimizi biraz rahatlattı. Ancak yirmi dördüncü dakikada ceza sahası dışından fantastik bir vuruş yapan Nelson, attığı golle keyfimizi kaçırdı. Yirmi beşinci dakikada kalemizde iki gol olması hevesimizi fazlasıyla kaçırdı zira böyle bir takım karşısında skoru tersine çevirmek çok zor görünüyordu. Seyirciler ise skora rağmen kara kartaldan vazgeçmediler ve tezahüratlarla takımlarını desteklemeye devam ettiler.


Beşiktaş atak yapıyordu ama pozisyonlar dikkatli defansın arasında eriyip gidiyordu. Tolgay yirmi sekizinci dakikada sarı kart gördü. O sırada Şenol Güneş hocamız gol için Cenk’i saha kenarında ısıtmaya başlamıştı. Otuzuncu dakikada korner vuruşundan gelen atakta Benficalı oyuncular golü o kadar çok istediler ki, iki defa direkten ve bir defa defanstan dönen topu nihayet ağlarla buluşturmayı başardılar. Doğrusu bu kadar iştahlı oynayacaklarını hiç beklemiyordum ve hatta Napoli’den daha çok korkuyordum ama korktuğumuz bu gece Benfica’dan başımıza gelmekteydi. Otuz dördüncü dakika olduğunda maçtan ümidimi kesmiştim çünkü Benfica bugün galip gelmeyi kesin olarak kafasına koymuştu. Daha ürkütücü olanı ise, skora rağmen golü hala istiyor olmalarıydı. Beşiktaş’ın bu şartlar altında nasıl bir strateji çizeceğini merakla bekliyordum. Otuz altıncı dakikada Q7’nin kullandığı kornerde Aboubakar ağır çekim hareket ettiği için gol vuruşunu yapamadı. İlk yarının son bölümlerinde kara kartalın çabaları sonuç getirmekten uzak görünüyordu ama seyirci hala takımdan vazgeçmemişti. Hakem oyuna bir dakika ekledi. O dakika da yıldırım hızıyla geçti ve ilk yarı Beşiktaş’ın üç sıfırlık yenilgisi ile sonuçlandı. Oyuncular soyunma odalarına yöneldiğinde seyircilerin Beşiktaş tezahüratları ile takımı tribünlere çağırması görülmeye değer bir sahneydi. Bu iki anlama geliyordu. Biz ikinci yarıda da size güveniyoruz. Biz yenilsen de seni çok seviyoruz. Doğrusu uzun zamandır hiç yenilmeyen kara kartalın da bir yenilgi hakkı vardı nazarımızda ve bunun böylesine güçlü bir takımdan gelmesi de şerefti bizler için.


İkinci yarıda kara kartaldan daha kontrollü ve sakin bir oyun bekliyordum ve beklentim karşılıksız kalmadı. Bir de şu dar alanlarda top kaptırmalar olmasa maçı çevirebileceğimize bile inana bilirdim. Bu durum kırk altıncı dakikada rakip takım adına bir atağa dönüştü. Beşiktaş daha fazla gol yemek istemiyorsa ve hatta belki beraberliği düşünecekse artık çok dikkatli oynamalıydı. Ne yazık ki ataklar yine Benfica adına gelişmeye devam ediyordu. Kırk sekiz ve kırk dokuzuncu dakikalarda ardı ardına gelen korner atışları bizi iyice bunalttı. Elli ikinci dakikada defansımızı geride yakaladılar ama inanılmaz bir şekilde dördüncü golü kaçırdılar. Kalktığımız her atak orta sahada kesiliyor ve iki misli tehlikeli bir atak olarak kalemize dönüyordu. Seyirci ise coşkuyla kara kartalı desteklemeye devam ediyordu. Gecenin tek tesellisi de seyircinin bu olumlu ve sahiplenici tavrıydı. Şampiyon ve uzun süredir yenilmez olan Beşiktaş ise bu sahiplenilmeyi fazlası ile hak ediyordu. Elli yedinci dakikada Beşiktaş, seyircisinin bu sahiplenmesine Cenk’in golüyle cevap verdi. Beck’in ortasında Cenk uçarak vole vurdu ve takımı adına golünü attı. Elli dokuzuncu dakikada Tosic yerine Atınç oyuna dahil oldu. Seyirciler bu golle adeta kendinden geçmişti. Altmışıncı dakikada üç kişi birden kalecimiz Fabri ile karşı karşıya kaldı ama şansları dönmüştü ve atamadılar golü. İnanılmaz bir şekilde korktular ve seyircilerin ıslıkları altında vakit geçirmeye başladılar. İş tersine dönmüş gibi görünüyordu. Ardı ardına kullanılan üç kornerin sonuncusunda Beşiktaş öyle bir gol kaçırdı ki gözlerimize inanamadık. Cenk’in boş kaleye yuvarladığı top direkten döndü. Pozisyon sonrası sakatlık bahanesi ile yerlerde sürünen Benficalı oyuncu yüzdesi çoğalmaya başladı. Top ayaklarına geldiğinde de atak yapmak yerine top çevirmeyi tercih ediyorlardı. Altmış dokuzuncu dakikada kaleciler bir daha hiç kalkmayacakmış gibi yerde kaldı.


Bahaneyle sağlık ekibi de sahayı işgal edip çöktü. Böylelikle iki dakika çalmayı başardılar. Yetmiş birinci dakikada önce Q7 sonra Adriano sağlı sollu kaleyi yokladılar. Bu arada Aboubakar gol yollarında çok ağır kalıyordu. Adrese teslim bir pas almadan gol atması imkansız görünüyordu. Yetmiş altıncı dakikaya gelindiğinde artık takımızı durdurmak için sürekli faul yapmaya başlamışlardı. Yetmiş sekizinci dakikada sol kanattan atağa kalkan Cenk, kaleye vurmak yerine Aboubakar’a pas verseydi ikinci golü atabilirdik. Doğrusu yedikleri tek golün böylesine korkmalarına sebep olması bana hayli şaşırtıcı geldi. İlk yarıdaki Benfica’dan eser kalmamıştı sahada. Yine de dakikaları ince, ince çalarak skoru korumayı başarıyorlardı. Seksen beşinci dakikada gelişen atağımızda topu eli ile kesen Benficalı oyuncu penaltıya sebebiyet verdi. Vuruşu Quaresma kullanacaktı. Nefeslerimizi tuttuk ve Q7 golünü attı. Seyirci adeta gök gürültüsü gibi gürlüyordu. Kalan sekiz dakikaya bir gol daha sığar mıydı? İyice paniğe kapılan Benfica, uzaktan şutlarla kaleyi yoklamaya başladı. Artık her pozisyonda yere düşüp ayağa kalkmıyorlardı. Seksen sekizinci dakikada nihayet Aboubakar sahne aldı ve golünü attı. Beşiktaş resmen tarih yazıyordu. Herhalde tarih böyle bir şey görmemişti. Seyirciler mutluluktan ağlıyordu. Hakem oyuna beş dakika ilave etti. Bu dakikalar da gol getirmeyince maç üç üçlük beraberlikle sonuçlandı.

BEŞİKTAŞ İZLEYİCİLERİ 3 - 3 BENFICA

Bu sonuçla kara kartal yenilmezliğini, özellikle de Vodafone Arena’daki yenilmezliğini korudu. Bu maçta Beşiktaş adeta tarih yazdı. Bu maçta Beşiktaş seyircisi adeta iki defa tarih yazdı. Bu maçın skoru Beşiktaş seyircisi üç, Benfica üç olarak tarihe geçti. Bir seyirci kitlesinin oyun üzerinde böylesine etkili olduğu tek bir stadyum daha bulamazsınız. Burası Beşiktaş. İşte kara kartal, işte şampiyon. İşte üç puan değerinde altın gibi bir beraberlik. Helal olsun. Sonuna kadar helal olsun.


BEŞİKTAŞ 3 - 3 BENFİCA
STAT: Vodafone Arena
HAKEMLER: Damir Sakomina, Jure Praptorik, Robert Vukan
BEŞİKTAŞ: Fabri, Gökhan Gönül (Dk.46 Cen Tosun), Marcelo, Tosic (Dk.60 Atınç), Beck, Atiba, Tolgay (Dk.46 Gökhan İnler), Quaresma, Oğuhan, Adriano, Aboubakar
BENFİCA: Ederson, Eliseu, Lindelöf, Luisao, Semedo, Fejsa, Pizzi, Cervi (Dk.64 Rafa Silva), Salvio, Guedes (Dk.75 Samaris), Mitroglou (Dk. 86 Raul Jimenez)
GOLLER: Dk.58 Cenk Tosun, Dk.82 Ricardo Quaresma, Dk.89 Aboubakar (Beşiktaş), Dk.10 Guedes , Dk.25 Semedo, Dk.31 Fejsa (Benfica)
SARI KARTLAR: Tolgay, Aboubakar (Beşiktaş), Pizzi, Luisao (Benfica)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder