29 Kasım 2016 Salı

DARICA GENÇLERBİRLİĞİ 1 - 2 BEŞİKTAŞ (29/KASIM/2016)


Beşiktaş, 2016 – 2017 sezonu Türkiye Kupası D grubu birinci maçında Kocaeli İsmet Paşa stadyumunda Darıca Gençlerbirliği takımına misafir oldu. Bakalım kara kartal, zorlu Süper Lig ve Şampiyonlar liginde verilen mücadele sonrası bu maçta nasıl bir performans göstermiş.

Şüphesiz Beşiktaş sahaya as kadrosu ile çıkmadı. Kadroya her zaman giremeyen, alt yapıda bulunan ve yedek kalan futbolcularımızı izleme fırsatı bulacağımız bir maçtı bu. Böylelikle denk kuvvetlerin mücadelesi olmasa da en azından güçler arası uçurum olmayan bir maç izleyeceğimizi tahmin ediyordum. Nitekim de maç o şekilde başladı. İlk on bir dakika, iki takımın maça kısa paslarla ısındığı bir süreç oldu. On birinci dakikada Kerim’in başlattığı bir atak, korner ile sonuçlandı ama vuruş sonuç getirmedi. Bu arada ev sahibi takımın izleyicileri tribünleri fazlasıyla doldurmuşlardı ve soğuk havaya rağmen takımlarını keyifle destekliyorlardı. On dördüncü dakikada kara kartal ev sahibi takımın ceza sahasını karıştırdı ve çizgi dışında hakem, kaleyi tam karşıdan gören bir pozisyonda faul düdüğü çaldı. On altıncı dakikada Kerim bütün futbolcuların ceza sahasına dolduğu bir serbest vuruşa imza attı ancak bu vuruş gol getirmedi. On yedinci dakikada ev sahibi Darıca Gençlerbirliği atağa kalktı ama golü bulamadılar. Bu sırada fazla heyecanlanan izleyicilerinin de Beşiktaş aleyhinde küfürlü tezahürata başladığı gözümüzden kaçmadı. Takımları tarihte ilk defa ve belki de çok uzun bir süre için son defa Şampiyonlar Ligi mücadelesi veren ve geçen senenin Süper Lig şampiyonu olan takıma karşı mücadele veriyordu. Kaba bir tarifle ömürlerinde göremeyecekleri bir maç izliyorlardı ama bu bilinçten uzak bir şekilde Beşiktaş'a küfür etmeyi tercih ettiler. Kızmadım ama onlar adına üzüldüm zira bu tekrarı olmayan gösterinin tadını çıkartmak yerine klişelerle kendilerini küçük duruma düşürmeleri çok trajik bir sahneydi. Sonra iyice heyecanlanıp tribünlerde meş'ale yakmaya başladılar. Sanırım bu türden hareketlerin takımlarına yarardan çok zarar getireceğini unuttular. Doğrusu yapılan küfürlü tezahürat ve meş'aleler ile İsmet Paşa stadyumunun seksenli yıllardan kalma havası, beni adeta geçmişte maç izliyormuşum veya banttan eski bir maç özeti izliyormuşum hissi verdi. Sonunda tüm saha meş'ale dumanı ile kaplanınca hakem maçı durdurmak zorunda kaldı. 

Meş'ale dumanları tüm sahayı kaplayınca, 
hakem oyuna ara vermek zorunda kaldı.

Bu seviyede oynanan resmi maçların, yedekler için büyük fırsat olduğunu düşünürüz hep. Oysa nedense futbolcular aynı şekilde düşünmezler. Beşiktaş forması giydiklerini unutur ve karşılarındaki takıma uyarlar. Yirmi altıncı dakikaya geldiğimizde tam da bu tanıma uyan bir oyun oynuyordu Beşiktaş. Bilemiyorum belki de düşündüğümden farklıdır durum. Belki de ne alt yapıdaki gençler, ne de yedekler aslında bu takımın oyuncusu olacak seviyede değillerdir. Kimsenin hakkını yemek veya moralini bozmak niyetinde değilim ama sanki çok daha iştahlı bir kara kartal görmemiz gerekmez mi diye kendi kendime sormadan da edemiyorum. Yirmi sekizinci dakikada kullanılan korner vuruşunda Gökhan, top ayağına tam oturmayınca Darıca Gençlerbirliği adına golünü atamadı. Hangi Gökhan diye sorabilirsiniz zira bu maçta sahada iki Beşiktaş iki de Darıca Gençlerbirliğinde oynayan tam dört Gökhan vardı. Otuz ikinci dakikada sağ kanattan Kerim’in başlattığı atakta top ile buluşup kaleci ile karşı karşıya kalan Ömer, inanılmaz şekilde golü kaçırdı. Bu, maçta o ana kadar gelişen en kritik gol pozisyonuydu. Bu dakikalarda kara kartal baskıyı arttırmıştı çünkü saha kenarından Şenol Güneş hocamız devamlı olarak takımı ileri çıkması için telkin ediyordu. Otuz beşinci dakikada Kerim öyle bir serbest vuruş kullandı ki, herhangi bir futbolcunun zıplayıp o mesafeye yükselerek topla buluşması imkansızdı. Kırk iki yaşındayım ve hiç idman yapmadan sahaya insem ben de o kadar vururdum topa. Derdi nedir bu çocukların anlamak mümkün değil. Böyle giderse Şenol Güneş hocamızın ikinci yarıda işi bitirecek bir kaç oyuncu ile takımı takviye edeceğini düşünmeye başladım. Otuz sekizinci dakikada soyadı İnler olan Gökhan, Beşiktaş adına ceza sahası dışından kaleyi adeta bombaladı ama hedefini tutturamadı. Kırk birinci dakikada ev sahibi takım izleyicileri yine meş'aleler yakarak takımlarına zarar vermeyi sürdürdüler. Bir gün sonra yerel bir gazetede bu görüntüler övgü kaynağı olarak haber konusu olacaktı ve bu durum benim yaklaşımımın doğruluğunu tuhaf bir şekilde sorgulamama sebep olacaktı. Kırk üçüncü dakikada maçın ikinci kritik gol pozisyonu ev sahibi takımdan geldi. Kalecimiz Tolga ile karşı karşıya kaldılar ama golü atamadılar. Hakem maça üç dakika fazladan süre ekledi. Bu dakikalar da gol getirmeyince ilk yarı sıfır sıfırlık golsüz beraberlikle sonuçlandı. 

Soğuk havaya rağmen oyuncularını keyifle destekleyen 
ev sahibi takım izleyicileri, heyecanın dozunu biraz kaçırdılar.

İkinci yarının daha hareketli başlayacağını düşünmüştüm ama ilk yarıdan pek de farklı görünmüyordu açıkçası. Seyirciler de soğuk havanın da etkisiyle işin havasından çıkmış görünüyorlardı. Beşiktaş’da Gökhan Gönül’ün takıma ağabeylik yapacağını ve oyunu toparlayacağını ümit ediyordum ama o da pek hareketli görünmüyordu ve verdiği paslar yeterince güçlü değildi. Rıdvan’ın ayağı elli birinci dakikada fazla yukarı kalkınca hakem faul verdi ve Beşiktaş kaleyi kısmen karşıdan gören bir açıdan serbest vuruş fırsatı kazandı. Gökhan İnler’in kullandığı en direk vuruşta topu kafa ile kaleye yönlendiren oyuncumuz, sekiz numaralı formayı giyen rakibinin koluna takıldı ve hakem bariz penaltı olan bu pozisyonu atladı. Maçı televizyondan anlatan spikerin yanındaki yorumcu, hafta sonu oynanacak Fenerbahçe derbisi için hazır olduğunu düşündüğü bir kaç futbolcumuzun ismini saydı ama benim nazarımda bu maçta sahada olan hiç bir oyuncu, Fenerbahçe derbisine hazır değildi. Hatta as kadrodan kimse bu maçta oyuna girmemeliydi. Şu an sahada olanlar ne halleri varsa görmeliler ve kendilerini göstermek adına bu maçı almalılardır. Elli sekizinci dakikada Hamza, Beşiktaş adına kaleyi yokladı ama kaleci topu çok kolay kontrol etti. Nihayet altmışıncı dakikada Kerim, kendisinden fazlasıyla beklenen şekilde sahne aldı. Sol kanattan çalımlarla gelip kendi yarattığı pozisyonda golünü attı. Maç bir sıfır Beşiktaş lehine döndü. Ne yazık ki kara kartal bu skoru uzun süre korunamadı. Altmış ikinci dakikada Uğur, sağ kanattan kullanılan serbest vuruşta kafa ile topu ağlara gönderdi. Maç bir birlik beraberliğe geldi.

 

Zaten takım oyunu ile değil şahsi mücadele ile gelen golümüzün devamı da gelecek gibi görünmüyordu. Buna rağmen Kerim seksen altıncı dakikada tekrar sahne aldı ve Necip’in ara pasında takımı galibiyete taşıyan ikinci golünü attı. Aslında Kerim bugün tek başına maç aldı. Şu performansı genele de taşısa kim bilir neler yapacak bu adam. Şenol Güneş hocamızın ona yeni fırsatlar da vereceğini düşünüyorum. Özellikle genç oyuncular sahada adeta kayboldular. Hakem biten maça üç dakika ilave etti. O dakikalar bir gol daha getirmedi ve Beşiktaş Türkiye kupası G grubundaki ilk maçında üç puan almayı başardı. Bunun yanında Darıca Gençlerbirliği, oynadığı pozitif futbol ile alkışları topladı. Oyunu bir an bile çirkinleştirmediler. Galibiyet almaları belki kolay değildi ama beraberliği neredeyse koparacaklardı. Orada da sahneye şahsi mücadelesi ile Kerim çıkınca yapabilecekleri bir şey kalmadı. Soğuk bir İzmit gecesinde tribünler hızla boşalırken ve hemen stadyumun ardındaki otobanda yıllardır olduğu gibi sonsuzluğa uzanan ve hiç durmayan trafik akmaya devam ederken, skor board, kara kartalın iki birlik galibiyetini yazıyordu.

Stat: İzmit İsmetpaşa 
Hakemler: Alper Ulusoy, Volkan Narinç, Arkın Akgöl 
Darıca Gençlerbirliği: Gökhan Köstereli, Alper Tursun, Cem Tosun, Uğur Karakoç, Cafercan Aksu (Dk. 78 Sinan Turan), Abuzer Gaffar Toplu (Dk. 72 Serhan Yılmaz), İhsan Uğur Göktaş, Hayrullah Bilazer, Gökhan Solak, Rıdvan Sağlam, Murat Can Bölükbaşı (Dk. 60 Gökhan Erdoğan) 
Beşiktaş: Tolga Zengin, Gökhan Gönül, Atınç Nukan, Fatih Aksoy, Sedat Şahintürk (Dk. 71 Eslem Öztürk), Necip Uysal, Gökhan İnler, Kerim Frei, Muhammed Enes Durmuş (Dk. 46 Hamza Küçükköylü), Olcay Şahan, Ömer Hasan Şişmanoğlu, 
Goller: Dk. 61 ve Dk. 86 Kerim Frei (Beşiktaş), Dk. 63 İhsan Uğur Göktaş (Darıca Gençlerbirliği) 
Sarı kart: Dk. 84 Uğur Karakoç (Darıca Gençlerbirliği) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder