7 Aralık 2016 Çarşamba

DINAMO KIEV 6 - 0 BEŞİKTAŞ (06/ARALIK/2016)


Beşiktaş, 2016 – 2017 sezonu Şampiyonlar Ligi altıncı maçına deplasmanda Ukrayna takımı Dinamo Kiev’e misafir oldu. İlk beş maçının dördünü beraberlik ve birini de galibiyetle tamamlayan kara kartal, son kozunu oynamak için soğuk iklimi ile şartları zorlaştıran Ukrayna deplasmanında üç puanı alarak kendi kaderini yazmak istiyordu. Böylelikle diğer iki takım olan Benfica ve Napoli’nin oynayacağı maç sonucundan bir beklentide olmaksızın grubundan çıkarak Şampiyonlar Ligi mücadelesini sürdürebilecekti. Ayrıca Beşiktaş, bu maçı alması halinde,  tarihinde ilk kez ve yenilgisiz olarak Şampiyonlar Ligi grubundan çıkma başarısı göstermiş olacaktı. Ev sahibi takım gruptaki şansını yitirmiş olmasına rağmen çok güçlü bir takımdı ve kulüpteki resmi ağızlardan yapılan açıklamalar, takımlarının puan cetvelindeki durumdan etkilenmeksizin tam performansını ortaya koyacağı yönündeydi. Bu seviyede bir takıma yakışan da buydu. Beşiktaş’ı gerçekten çok zorlu bir deplasman mücadelesi bekliyordu.

Maçın oynanacağı saat gelip çattığında ve takımlar sahaya doğru yürümeye başladığında, hafif, hafif atıştıran kar taneleri, evde oturduğum yerden stadın soğuk havasını hissetmeme sebep oldu. İlk düdük öncesi Kolombia’da gerçekleşen uçak kazasında kaybettiğimiz Chapecoense futbol kafilesi için saygı duruşu yapıldı. Ardından büyük heyecan başladı. İlk dakikalar daha çok iki takımın soğuk havada ısınma çabaları ile geçti. İki takım da birbirlerinin üzerine gitmek yerine, kontrollü bir oyunu tercih ettiler. Dördüncü dakikada kar yağışı giderek çoğalmaya başladı. İlk büyük tehlikeli atak Beşiktaş tarafından geldi. Sol kanattan gelen uzun pasta Quaresma ceza sahasına sarktı  ve kaleci ile neredeyse karşı karşıya kaldı ama pozisyonu bozuldu ve defans oyuncuları kontrolü ele aldılar. Dokuzuncu dakikada inanılmaz bir gol yedi Beşiktaş. Sağ kanattan kullanılan taç atışında topla buluşan Dinamo Kiev’li oyuncu, ceza sahasına girip kalabalık Beşiktaş defansı arasına pas verdi ve topu Biesiedin ile buluşturmayı başardı. Tabi gol öncesi kara kartalın Oğuzhan’ın ayağından orta sahada top kaptırdığını da not düşelim. Böyle maçlarda atak yaparken top kaptırırsan pozisyon aleyhine dönüyor maalesef. On dokuzuncu dakikada Beşiktaş, Kiev defansını fazlasıyla bunalttı ama son aşamada Oğuzhan yine top kaptırdı ve olası kritik atağı engellemek için topu kapanı düşürmek zorunda kaldı. Bu hamle ona sarı kart getirdi. O dakikadan sonra Oğuzhan’ın bu maç için doğru seçim olmadığını düşünmeye başladım. Bu arada Quaresma, her zamanki gibi sol kanatta büyüleyici bir performans sergiliyordu ve eğer maç kazanılacaksa onun payı büyük olacaktı. Yirmi beşinci dakikada Aboubakar’ın bir şutu direği adeta yalayıp dışarıya çıktı. Yirmi dokuzuncu dakikada Gonzalez ve Beck arasındaki ikili mücadele sonrası Gonzalez kendini yere bırakınca hakem hatalı bir karara imza atarak penaltı düdüğünü çaldı. Daha kötüsü Beck kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Pozisyon penaltı olmadığı gibi, hakemi aldatmaya yönelik hareket vardı ve Kiev’li oyuncu sarı kart görmeliydi. Morali bozulan Beşiktaş oyuna olan yoğunluğunu kaybetti ve otuz ikinci dakikada defansın hatasında büyük bir takıma yakışmayacak bir gol yiyen Beşiktaş, üç sıfır yenik duruma düştü. Sonrasında Beşiktaş defans kontrolünü tamamen bırakıp sadece atağı düşünmeye başladı. Bu da tehlikeli kontra atakları doğuruyordu. Sonunda ilk yarının bitimine saniyeler kala oluşan bir kontra atakta skor dört sıfıra geldi. Golün ardından hakem ilk yarının bitiş düdüğünü çaldı.

Başarılı kalecimiz Fabri, maç hakemin skandal kararlarıyla dört sıfırlık skora geldiğinde, 
gözyaşlarını tutamayıp ağlamaya başladı.

İkinci yarı oyun kurgusunun tamamen değişmesi ve hatta belki de üç oyuncu değişiminin tamamı yapılarak sahaya çıkılması gerekiyordu ancak yine de her şartta skoru tersine çevirmek mümkün görünmüyordu. Kara kartal Gökhan ve Cenk’in oyuna dahil olması ile ikinci yarıya başladı. Bu arada maç öncesi sokaklarda başlayan kavgalar, tribünlerde de devam ediyordu ve iki takım seyircileri arasında da gerilim en üst seviyedeydi. Hatta maç öncesi yaralanan bir çok Beşiktaş izleyicisinin maçı izlemeden Türkiye’ye döndüğü haberlerini aldık. İkinci yarı başladı başlamasına da, maçın artık hiç tadı yoktu. Dinamo Kiev, ataklarda çok rahattı ve buna karşılık Beşiktaş, organize ataklarda pek bir kasılıyor ve kendine güvensiz şekilde oynuyordu. Kalemizdeki her atakta skor beş sıfır olacak üzüntüsüyle içim acıyordu. Kendine güveni ve oyuna yoğunluğu en üst seviyede olan bir Beşiktaş'ı izlemeye o kadar alışmıştık ki, bu şekilde bozulmuş bir kara kartal yüreğimi dağladı. Elli altıncı dakikada tek başına ceza sahasına dalan Aboubakar ikili mücadelede topu kurtarıp saha içerisinde tutamayınca öfkelenip topu tribünlere gönderdi. Bu hareketi sonrası kırmızı kartla dışarıda kalan Aboubakar, öfkeli bir şekilde sahayı terk etti. Takımımız dokuz kişi kaldı. Maç iyice çirkinleşti.

Şenol Güneş, Aboubakar'ın öfkesine hakim olamayarak 
kırmızı kart görmesinden sebep, oyuncusuna çok kızdı.

Sert bir müdahale sonrası Quaresma’da zıvanadan çıktı ve öfkeyle rakibinin üzerine yürüdü. Arkadan yapılan bu hareket sonrası hakem Kiev’li oyuncuya her hangi bir renkte kart göstermedi. Altmışıncı dakikada iyice çöken Beşiktaş, kalesinde beşinci golü gördü. Yetmişinci dakikada Quaresma oyundan alındı ve Kerim girdi. Çok doğru karardı zira Q7 artık bu maçta harcanmamalıydı. O elinden geleni yaptı ama Beşiktaş’ı Şampiyonlar Liginde istemeyenleri geçmeyi başaramadı. Kerim oyuna girer girmez halı saha futbolcusu gibi ardı ardına beş oyuncuyu çalımlama çabalarına girdi. Yetmiş yedinci dakikada ofsayttan atılan gol ile skor altı sıfır oldu ve artık ağlamaya başladık. Bariz ofsayt olan pozisyonu yan hakem açıkça gördü ama alçakça bir tavırla bayrağını kaldırmadı. Kara kartal bunu hiç hak etmemişti. Dakikalar iyice yavaşladı ve Kiev atakları sonsuz gibi gelmeye başladı. Çok uzun zamandır Beşiktaş’ı böyle görmemiştim. Sonuçta Beşiktaş Şampiyonlar Liginden elenecek ama Uefa Avrupa liginde mücadelesine devam edecekti ve Dinamo Kiev tamamen kupalardan kopmuştu. Futbolcularımızın gözüne bunu göremeyecekleri bir perde inmişti adeta. Son dakikalarda ev sahibi takım da oyundan sıkıldı. Onlar da atak yapmak yerine top çevirmeye başladılar. Hakem oyuna fazladan süre eklemedi ve doksan dakika tamamlanır tamamlanmaz maçı bitirdi.

Beşiktaş formasıyla büyük başarılara imza atan Olcay,
bu maç için hazır değildi ve yeterli performansı gösteremedi. 

Bu maçta Beşiktaş adeta katledildi. Verilen hatalı penaltı kararı ve takip eden kırmızı kart, Beşiktaş’ın sonu oldu. Beşiktaş Kiev deplasmanında sahipsiz kaldı. Grupta hiç bir iddiası olmayan Dinamo Kiev ve hakemler, kara kartalın önünü kesmek için kullanıldılar. Ev sahibi takım maçı bize bıraksın gibi bir beklentide olmak efendi Beşiktaş duruşuna yakışmaz şüphesiz ama hakemi aldatmaya yönelik hareketle penaltı alıp Beşiktaş’ı çökertmek de Dinamo Kiev’e yakışmazdı. El ele verip çökerttiler takımımızı. Bunun yanında Beşiktaş’da da tekleyen yanlar vardı. Olcay bu maça hazır değildi. Oğuzhan pas hataları ile takımın başını yaktı. Yenilen ilk iki gol sonrası takımın körlemesine hücuma geçmesi de felaketi beraberinde getirdi.

Oyuncularımız, verilen hatalı penaltı kararını takiben Andreas'a 
çıkan kırmızı kart sonrası, şaşkınlıklarını gizleyemediler.

Maç sonrası bir çok otorite ağızdan, haklılığımız dile getirildi. Bunlardan sadece birisi olan Liverpool'un efsane futbolcusu Steven Gerrard, Beşiktaş'ın deplasmanda Dinamo Kiev'e 6-0 mağlup olduğu maçın ardından İskoç hakem Thomson Craig'i eleştirenler arasındaydı.  Mynet'in haberine göre Gerrard, "Eğer hakem doğru kararı verse maç gerçekten değişik bitebilirdi" ifadelerini kullandı ve sözlerine şu şekilde devam etti.

"Hakemin penaltı kararı adil değildi. 1-0 gerideyken böyle bir karar maçı Beşiktaş için tamamen değiştirdi. Beck'in pozisyonunda faul Beşiktaş lehine verilmeliydi. Eğer hakem doğru kararı verse maç gerçekten değişik bitebilirdi. Thomson Craig Bana göre çok kötü bir maç yönetti. Thomson Craig Beşiktaş için talihsizlikti" 

Bu maç bir an önce unutulması gereken bir maç zira normal şartlarda oynanmamış bir maç. Kaldı ki takımımız hala üç kulvarda mücadele etmeye devam edecek. Şampiyonlar Liginde olmamızı istemeyen karanlık eller, hakemi maşa yapıp takımımızı alçakça saf dışı ettiler. Şimdi Beşiktaş için bunun acısını Uefa Avrupa liginde çıkartma fırsatı var. Bu geceyi derhal unutmak ve aydınlık yolumuza devam etmek bir numaralı önceliğimiz olmalıdır. 
Maçın hakemi Craig Thomson, verdiği hatalı kararlarla Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi 
mücadelesine son noktayı koyan isim oldu. Tarih onu ve ekibini asla affetmeyecek. 

DINAMO KIEV 6 - 0 BEŞİKTAŞ
STAT: Kiev Olimpiyat Stadyumu
HAKEMLER: Craig Thomson, Alan Mulvanny, David McGeachie (İskoçya)
DINAMO KIEV: Rudko, Burda, Khacheridi, Vida, Antunes, Ryabalka, Yarmolenko, Sydorchuk (Dk.66 Korzun), Buyalskiy, Gonzalez (Dk.69 Tsygankov), Biesedin (Dk.77 Moraes)
BEŞİKTAŞ: Fabricio, Beck, Marcelo, Tosic, Adriano, Hutchinson, Tolgay Arslan (Dk.46 Cenk Tosun), Quaresma (Dk.70 Kerim Frei), Oğuzhan Özyakup, Olcay Şahan (Dk.46 Gökhan Gönül), Aboubakar
GOLLER: Dk. 9 Biesedin, Dk. 30 Yarmolenko (Penaltıdan), Dk. 32 Buyalskiy, Dk. 45+1 Gonzalez, Dk.60 Sydorchuk, Dk.78 Moraes (Dinamo Kiev)
KIRMIZI KARTLAR: Dk. 29 Beck, Dk.56 Aboubakar (Beşiktaş)
SARI KARTLAR: Gonzalez (Dinamo Kiev), Oğuzhan Özyakup, Aboubakar, Adriano (Beşiktaş) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder