23 Şubat 2017 Perşembe

BEŞİKTAŞ 2 - 1 HAPOEL BE'ER SHEVA (23/ŞUBAT/2017)


Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi son otuz iki turu ikinci maçında, kendi sahası Vodafone Arena'da İsrail temsilcisi Hapoel Beer-Sheva takımını misafir etti. Deplasmandaki ilk maçı üç birlik skorla kazanmayı başaran kara kartal, ikinci maçta da rakibine şans tanımadı. 

Maç hakkında da konuşacağız elbet ama benim üzerinde durmak istediğim bir komplo teorim var. Beşiktaş Şampiyonlar Ligi arenasında inanılmaz bir performans ortaya koymuştu. Neredeyse grubundan lider çıkacaktı. Kuralar çekilirken ismini duyduğumuzda hepimizin içinin burulduğu Napoli ile kendi sahasında berabere kalmış, deplasmanda ise yenmişti. Şampiyonlar ligi ile ilgili kimlerin ne planları var bilemiyoruz ama belli ki kara kartal bu planları bozabilecek bir takım konumuna gelmiş olmalı. Bu yüzden grubun son maçında hakemin tüm futbol camiası karşısında göz göre göre Beşiktaş'ı bitirdiğini izledik. Bu durum futboldan kısa süreli bir soğuma yaşamama sebep oldu. Sevgili arkadaşım Alper, Beşiktaş'ın Avrupa arenasında kulisinin zayıf olabileceği ve bu durumun önümüzün açılmasını engelleyebileceğini dile getirdiğinde hatırladım hayatın gerçeklerini. Evrenin düzeni adildir ve bir gün herkes hak ettiği adaleti alır ama bu daha öncesinde adaletsizliklere maruz kalmayacağımız anlamına gelmiyor. Sadece adaletin erteleneceği anlamına geliyor o kadar. Beşiktaş'da hak ettiği adaleti eninde sonunda alacaktır şüphesiz. Bununla birlikte Hapoel Beer-Sheva'yı eleyen Beşiktaş'ın son on altı takım kurasında Yunanistan'ın Olympiakos takımını çekmesi, bana pek tesadüf gibi gelmiyor. Bu kura çekimlerinin hileli olduğu ve takımların belirli amaçlar doğrultusunda eşleştirildiği konusundan herhalde hiç birimizin şüphesi yoktur. Benim yok. Belli ki Beşiktaş'ın Şampiyonlar Liginden hile ile elenmesi, futbol camiasında çok fazla dikkat çekmiş. Şimdi kura çekimlerine yön veren o eller, UEFA kupasında takımımızın önünü açıyorlar. Oysa Manchester United'ı Beşiktaş karşısına çıkartıp yoluna taş koymak gayet kolay değil mi? Artık siz deyin palavra, ben deyim komplo teorisi. Öyle ya da böyle Beşiktaş, UEFA Avrupa liginde olası zafere doğru adım, adım ilerliyor. 


Celta Vigo -  Krasnodar
APOEL - Anderlecht
Schalke 04 - B. Monchengladbach
Lyon - Roma
Rostov - Manchester United
Olympiakos - BEŞİKTAŞ
Gent - Genk
Kopenhag - Ajax

Bununla birlikte Olympiakos'u çantada keklik görmek, hem Beşiktaş'ın hem de biz Beşiktaşlıların düşmemesi gereken bir hata. Özellikle medya bu konuda çok patavatsız ve sorumsuzdur. Milli Takım kura çekimlerinde karşımıza çıkacak takımları manşetlerde nasıl küçümsediklerini, Almanya'dan bahsederken Mesut Özil'in zaten bizden olduğunu, Kazakistan'ın kardeş olduğunu inanılmaz bir üslupla yazdıklarını unutamıyorum. Hatırlamıyorsanız ben hatırlatayım. Milli takım o gruptan çıkamamıştı. İşte bu hatalara bir kez daha düşmemeliyiz. Senin takımın oraya nasıl geldiyse, Olympiakos'da öyle geldi. O yüzden disiplinden taviz vermeyip, işe en iyi şekilde yoğunlaşmakta fayda var çünkü Süper Lig'de üçüncü yıldızı formaya takmak ve UEFA Avrupa liginde kupa almak hayal değil. 



Gelelim maça. Cenk'in bu takımın golcüsü olup olamayacağı tartışmalarına sanırım artık son nokta koyulmuştur. Cenk hepimizi utandırarak sahada cevabını verdi ve artık kimse onun Beşiktaş için yeterli bir golcü olup olmadığını tartışamaz. Onun için ne kadar mutlu olduğumu bilemezsiniz. Böyle yeteneklerin kara kartalda yükselip parlaması gurur duyulacak bir durum. Cenk bu maç boyunca golü çok istedi ve seksen yedinci dakikada son sözü yine kendisi söyledi. Aboubakar için de yavaş oyuncu bilmem ne dedik ama adam gol atmaktan vazgeçmiyor. Quaresma için diyecek söz zaten yok. Adam oyundan çıkarken direkleri tekmeledi. Bu ne hırs arkadaş! Bıraksan sabaha kadar oynayacak. Sevgili babamın dediği gibi takım öyle güzel ve sağlam bir sistem üzerine oturdu ki, kim girerse girsin oyuna yoğunlaşıp takımı başarıya taşıyor. Beşiktaş bir sistem takımı oldu ve Türkiye sınırlarını çoktan aştı. Bundan sonra rüya gibi başarılar izlemek bizlerin de hakkı. Neredeyse üç sene stadyum olmaksızın ortada kaldıktan sonra, Vodafone Arena ile yükselişimiz sürüyor. Bundan sonra Beşiktaş'ı kimse dışarıdan yıkamaz. Dışarıdan mihraklar sızmadığı sürece içeriden de yıkılmaz. Bu kulüp çıkarcıların elinden korunduğu ve bir şirket gibi yönetilmeye devam ettiği sürece dünyanın en büyük takımlarından birisi olarak zirveye oturur ve oradan asla aşağı inmez. Güzel günler Beşiktaş'ın ve Beşiktaşlıların olsun. 



Beşiktaş 2 - 1 Hapoel Beer-Sheva
Stat: Vodafone Arena
Hakemler: Matej Jug, Matej Zunic, Manuel Vidali (Slovenya)
Beşiktaş: Fabricio, Beck, Marcelo, Atınç Nukan, Tosic, Gökhan İnler, Necip Uysal (Dk.72 Oğuzhan Özyakup), Quaresma (Dk.61 Tolgay Arslan), Talisca, Babel, Aboubakar (Dk.79 Cenk Tosun)
Hapoel Beer-Sheva: Goresh, Ohayon, Hoban, Soares, Tzedek, Turjman, Ogu, Broun (Dk.57 Maor Bar Buzaglo), Nwakaeme, Ghadir (dK.65 Maor Melikson), Sahar (Dk.70 Elyaniv Barda)
Goller: Dk.17 Aboubakar, Dk.87 Cenk Tosun (Beşiktaş), Dk.64 Anthony Nwakaeme (Hapoel Beer-Sheva) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder