28 Şubat 2017 Salı

GALATASARAY 0 - 1 BEŞİKTAŞ (27/ŞUBAT/2017)


Beşiktaş, 2016 - 2017 sezonu yirmi ikinci maçında, Galatasaray'a misafir oldu. Şampiyonluk yolunda aşılması en zor deplasmanlardan birisi olan Galatasaray derbisinde gülen taraf kara kartal oldu. 

Maç öncesi sosyal medya hesabından üzerinde dört yıldız olan forma paylaşımı yapan Galatasaray, son sözün sahada söyleneceğini unuttu. Belki Beşiktaş'ı yendikten sonra bu paylaşımı yapmayı düşünmüş olsalardı, böylesine utanç verici bir duruma düşmezlerdi. Bir yandan koskoca kulübün resmi sosyal medya sayfasında bu türden göndermeler yapmak ne kadar doğru, o da tartışılır. Özellikle de 30/Mayıs/1993 tarihinde Ankaragücü'nü şikeli bir şekilde sekiz sıfır yenip sözde şampiyon oldukları dönemi hatırlayınca, formalarına taktıkları dört yıldızın ne kadar hak edilmiş olduğu aşikar. Bu durum haklıyken haksız duruma düşmek bile değil. Haksızken haksızlığını bir kez daha dile getirmek adeta. Peki Beşiktaş cephesi bu durumda ne yaptı? Elbette ki olması gerektiği gibi Şenol Güneş hocamızın önderliğinde  son sözü sahada söyledi. Şüphesiz zorlu geçen ve karşılıklı atakların olduğu derbi maçından tek gol ile galip çıkmayı başardı. Şampiyonluk yolunda, tüm rakiplerini geride bırakarak zirvedeki yerini pekiştirdi. Bildiğiniz üzere derbi maçlarından puan almak, matematik olarak yükselmekten çok genel motivasyona katkısıyla değerlidir. Beşiktaş, Galatasaray deplasmanından mağlup ayrılsaydı, gerek medya baskısı, gerekse iç tartışmalar baş gösterebilirdi ve üç puanlı sistemde birden her şey alt üst olabilirdi. Bu açıdan bakıldığında Galatasaray galibiyeti, Beşiktaş'ı şampiyonluğa götürecek galibiyet olabilir. 
Galatasaray kulübü, yaptığı paylaşımla 
kendisini küçük düşürmeyi başardı.

Bir gazetede 'Çıldırtan karar' başlığı ile paylaşılan fotoğraf dikkatimi çekti. On ikinci dakikada Beşiktaş ceza sahasına giren Yasin, ardında Atınç'ın olduğunu biliyordu ve ikili mücadeleden bir penaltı çıkartmak için kendini yere attı. Öylesine klişe ve rahatsız ediciydi ki, Yasin adına utandım. Aslında her fırsatta dile getirilen 'Fairplay' Galatasaray için hiç bir şartta geçerli değil. Bir maçta kendisine çarpan topun korner olduğunu hakeme ileten Semih'i ayrı tutuyorum. Bozuk saat bile günde iki defa doğru zamanı gösterir. Pozisyon ile ilgili en dikkatimi çeken detay, hakemin düdüğü çalarken sanki penaltı noktasını gösteriyor gibi görünmesiydi. Hatta Atınç 'Hadi be!' der gibi ellerini kaldırdı. Sonra kararın aut olduğu açıklandı. Sanırım hakem penaltıyı verdi ama yan hakem telsizden pozisyonun penaltı olmadığını kendisine söylemiş olmalı ki hızlı şekilde karar değiştirdi. Eğer öyle ise kendisini tebrik etmek lazım. Nedense hakemler çoğunlukla verdikleri karar yanlış dahi olsa, bunu fark etmeleri durumunda sözlerinden geri dönmezler. Oysa zararın neresinden dönersen kardır öyle değil mi? Maç sonrası Galatasaray kulübü yine bir skandala imza atarak, pozisyonu sosyal medya sayfasına taşıdı. Komik olan ise, paylaştıkları fotoğrafın bariz şekilde normal bir ikili mücadeleyi gösteriyor olmasıydı. 
Galatasaray camiası, olmayan penaltı pozisyonuna öfkelenerek 
kendine dert yaratmasını bildi.

Maç sonrası sözüne hürmetimiz olan bir futbol yazarı, bu maç ile sezonun kapandığına işaret etti. Bu düşünceye kesinlikle katılmadığımı söylemek zorundayım zira üç puanlı sistemde değil dört puan, on dört puan fark bile yapsan, en ufak tavizde bu ara kapanabiliyor. O yüzden bu beyanın gereksiz ve aceleci olduğuna inanıyorum ancak bu sene şunu da söylemeden edemiyorum. Beşiktaş bu sene şampiyonluğun en güçlü adayı ve aynı zamanda UEFA kupasını kaldırabilecek motivasyona da ilk defa bu kadar fazla sahip. Dün tanıştığım bir yabancı uyruklu arkadaş, Türk olduğumu söylediğimde bana hemen Galatasaray'dan bahsetmeye başladı. Beşiktaşlı olduğumu söylediğimde ise takımımı tanımadığını söyledi. Bu sene UEFA kupasını almaya adayız deyince de biraz alaycı bir tavır sergilediği gözümden kaçmadı. Kızacak bir şey yok aslında. Malum, UEFA kupasını kaldırdığınızda Mars'da bile adınızı duyuyorlar. O dönemde Galatasaray'ın her maçını ben de büyük heyecan ve stres içerisinde izledim ve şampiyonluk kupasına sevindim. Diyeceğim şudur. Vodafone Arena'nın varlığı ve Süleyman Seba ile onun öğrencisi Serdar Bilgili'den sonra gelen en iyi başkan ve yönetimle bu takım artık UEFA kupasını kaldırmalı ki namımız tüm dünyaya yayılsın. Türkiye'de yirmi beş sene üstü üste şampiyon olup formana elli tane yıldız taksan bile kendi sınırlarının dışına çıkamıyorsun. Kara kartalın artık uluslar arası bir kupayı kaldırması şart oldu. 

Son olarak Talisca'nın golünden bahsedelim. Nasıl olduysa Galatasaraylılar Talisca'yı düşürdükleri pozisyona itiraz etmediler. Kırk yedinci dakikada serbest vuruşu kullanan Talisca ise, topu doğrudan kaleye gönderdi. Baraj kuran oyunculardan birine çarpan top, kaleciyi yanıltıp içeriye girdi. İzlemesi gerçekten keyifli bir goldü ve bu gol, Beşiktaş'a galibiyeti getiren gol oldu. İlk yarının hemen başında gelen bu golden sonra, Galatasaray gibi istediğini almak için her yola başvurabilecek bir takım karşısında dik duruşunu sergileyip maçı kopartmak her yiğidin harcı değil ama burada söz konusu olan Beşiktaş değil mi? 

Galatasaray 0 - 1 Beşiktaş
Stat: Türk Telekom Arena
Hakemler: Bülent Yıldırım, Ekrem Kan, Asım Yusuf Öz
Galatasaray: Muslera, Semih Kaya, Chedjou, Hakan Balta, Yasin Öztekin (Dk.76 Rodrigues), Selçuk İnan (Dk.60 Tolga Ciğerci), De Jong, Carole, Sneijder (Dk.76 Eren Derdiyok), Bruma, Podolski
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül (Dk.66 Andreas Beck), Atınç Nukan, Marcelo, Adriano, Hutchinson, Oğuzhan Özyakup (Dk.83 Gökhan İnler), Quaresma, Talisca (Dk.71 Tolgay Arslan), Babel, Cenk Tosun
Goller: Dk.47 Talisca (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Dk. 22 Talisca (Beşiktaş), Dk. 37 Selçuk İnan (Galatasaray)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder