25 Nisan 2017 Salı

BEŞİKTAŞ 3 - 2 ADANASPOR (24/NİSAN/2017)


Beşiktaş, 2016 - 2017 sezonu yirmi sekizinci maçında, Adanaspor'u misafir etti. İki hafta süren UEFA Avrupa ligin macerasından sonra lige dönüş yapan kara kartal, ev sahibi olarak çıktığı maçta rakibine şans tanımadı ve Adanaspor'u üç ikilik skorla yenip, şampiyonluk yolunda bir engeli daha geçmeyi başardı. 

Son iki hafta gerçekten çok stresli geçti biz Beşiktaş izleyicileri için. Lyon macerası pek çetindi ve kara kartal Lyon ile yenişemeyip iş yazı tura atışından farksız olan penaltılara kalınca, şans bizi terk etti. Doğrusunu söylemek gerekirse biz izleyiciler için bile bu şekilde elenmek yeterince büyük bir üzüntü iken, futbolcuların takip eden lig maçında teklemesi ihtimali beni korkutmuştu. On ikinci adam olarak tabir ettiğimiz izleyicilerin önemi şimdi ortaya çıkacaktı. Tribünlerde yeri olan çoğunluk bir izleyici kesimi, zihin yorgunluğunu bir kenara bırakıp, maça gitmeyi tercih ettiler. Tribünlerin tamamı olmasa da takımı desteklemek için yeterli olan çoğunluk stadyumdaki yerini aldı. Şimdi sıra Beşiktaş'taydı. Adanaspor'un iyi bir takım olduğunu biliyorduk.Kolay bir maç olmayacaktı. Skora baktığımızda da olmadığını açıkça görebiliyoruz. Hiç şüphesiz, UEFA maçında sahada olamayan Marcelo ve Aboubakar'ın varlıkları dengeleri değiştiriyordu. Beşiktaş'ın işleyen çarkları yerine oturunca karşısında kim durabilir ki? Dakikalar on biri gösterirken Aboubakar 'Ben döndüm' mesajı veren golünü attı. Şimdi bu gole sevinsem mi yoksa Aboubakar'a kızsam mı bilemedim. Tamam şampiyonluk yolunda bir altın gol daha attın ama keşke öfkene hakim olup geçen hafta da sahada olsaydın da bu takım Avrupa'da yarı finali görmüş olsaydı değil mi? Adanaspor bu gol ile dağılmadığı gibi golü düşünmeyi sürdürünce, yirmi dördüncü dakikada Roni'nin ayağından beraberliği yakalamayı başardılar. İlk yarı bu iki gol ile kapandı ve ben Beşiktaş'ın iki puan kaybederek pusuda bekleyen hain medyanın eline koz vereceği düşüncesiyle sıkıntılı bir devre arası geçirdim. 



Quaresma haftalardır işini en iyi şekilde yapıyordu ve Şenol Güneş hocamız onu bu maçta yedeğe çekerek dinlendirmek istemişti ancak sanırım o da baktı ki işler sarpa sarabilir, kırk altıncı dakikada Atiba oyundan alındı ve Quaresma yine takımı sırtlamak için yeşil çimenlerde sahne aldı. Daha önce de dile getirmiştim sanırım. Seksenli ve doksanlı yıllarda Mehmet Özdilek vardı orta sahada. Hem Beşiktaş'ın hem Milli takımın ve hatta hem de Ordu Milli Futbol takımının göz bebeğiydi Mehmet. Her maçtan sonra 'O olmasa bu takım ne yapardı?' sorusunu sorardık kendimize. Şimdi aynı şeyi Quaresma için söylüyoruz. Atiba ve Quaresma değişikliğinin meyvesini vermesi pek uzun sürmedi. Elli ikinci dakikada kara kartalın süper yıldızı Talisca, kendisine yakışır süper gollerinden birini daha atarak takımımızı öne geçirdi. Adanaspor'un pes etmeye niyeti yoktu ve bir Süper Lig takımına yakışan da buydu. Ezilmediler. Güzel oyunlarını sürdürdüler. Altmış altıncı dakikada Magaye'nin ayağından yorgun kara kartal karşısında bir kez daha gol bulmayı başardılar. İnanın kara kartal o Lyon maçından sonra bu diri takım karşısında ısrarla üç puanı almaya oynuyorsa, bunun adı şampiyon olacak takımdır. Bununla beraber dakikaların çık hızlı aktığını ve yüreğimizin ağzımıza geldiğini unutmamak gerek zira Tosic'in sürpriz bir şekilde defansını terk edip, organize bir atakta topla buluşarak golü bulması, itiraf etmeliyiz ki hiç birimizin beklemediği bir durumdu. Lyon maçındaki seri penaltı atışlarında topa kaleci çalıştırır gibi vurup takımı yakan Tosic, bu sefer kritik puan maçında takımı ipten alan isim oldu. Demek ki çok kızsak bile kolay kolay kimsenin üzerini kırmızı kalemle çizmemek doğru bir karar olur. Bunu nasihat ederken umarım gelecekte yazacağım yazılarda nasihate kendim de uyabilirim. 



Beşiktaş bundan sonra kesin şampiyon olur diyebilir miyiz? Matematiksel olarak henüz hayır ama istatistiklere göre evet. Üçüncü yıldız ufukta göründü. UEFA Avrupa maçı yorgunu bir takımın maç kazanmak için gösterdiği performans ve hırsı izledikten sonra daha başka ne düşünüle bilir ki? 

Son olarak Galatasaray kulübünün UEFA Avrupa liginden elendiğimiz gecenin sabahında, resmi sosyal medya sayfasında yayınladığı UEFA Kupası fotoğrafı ve altına yazılan şanssız beyan için, başkası adına utanma durumunu en acı şekilde yaşadığımı dile getirmek isterim. Beşiktaş Maç Yorumları blogunun vizyonunu, 'Dünyaya Beşiktaş taraftarı değil, doğru, adil ve centilmen birer Beşiktaşlı olduğumuzu göstermek' olarak beyan ettikten sonra, karşımızda bu vizyonu hiçe sayacak köklü ve güçlü kulüpler olduğunu görmek çok acı zira bu durum mücadelemizi tek hamlede öldürüyor. Milyonlarca insanın okuduğu resmi sosyal medya sayfasının verdiği mesaj karşısında, bir bloğun ne kadar şansı olabilir ki? Bu, Galatasaray kulübünün ilk skandalı değil. Daha önce de Beşiktaş maçına çıkmadan önce sosyal medya hesaplarından üç yıldızlı formalarını paylaşmışlardı. Kara kartal cevabını sahada vermişti. Şimdi de Galatasaray ligde adım adım geriye giderken, Beşiktaş şampiyonluk ipini göğüsleyerek cevabını verecek. Şahısların kararlarına göre değil, kurumsal olarak yönetilen kulübümüz, çok hızlı bir ivme ile zirveye tırmanmaya devam edecek. Beşiktaş kendi işine bakacak. Biz izleyicileri de kendi takımımıza bakacağız. 



BEŞİKTAŞ 3 - 2 ADANASPOR
STAT: Vodafone Arena
HAKEMLER: Halil Umut Meler, Esat Sancaktar, Cevdet Kömürcüoğlu
BEŞİKTAŞ: Fabricio, Gökhan Gönül, Marcelo, Atınç Nukan (Dk. 72 Adriano), Tosic, Hutchinson (Dk. 46 Quaresma), Tolgay Arslan, Talisca, Oğuzhan Özyakup, Babel, Aboubakar (Dk. 82 Necip Usal)
ADANASPOR: Itandje, Digao, Didi, Ramos, Renan Diniz, Foguinho, Tevfik Altındağ, Vinicius(Dk. 76 Ahmet Dereli), Koman (Dk. 60 Bekir Yılmaz), Gleison, Magaye
GOLLER: Dk. 11 Aboubakar, Dk. 52 Talisca, Dk. 80 Tosic (Beşiktaş), Dk. 24 Gleison Roni, Dk. 66 Magaye (Adanaspor)
SARI KARTLAR: Didi, Ramos, Renan Foguinho (Adanaspor)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder