14 Nisan 2017 Cuma

OLYMPIQUE LYON 2 - 1 BEŞİKTAŞ (13/NİSAN/2017)


Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi çeyrek final ilk maçında Fransa'nın Olympique Lyon takımına misafir oldu. Maçın ilk yarısında bir gol atan ve güzel futbol oynayan Beşiktaş, ikinci yarı sahadan adeta silindi ve son dakikalarda ardı ardına gelen iki gol ile sahadan iki birlik skorla mağlup ayrıldı.

Maç ile ilgili konuşulacak bir çok konu var. Önceliği şu maç öncesi stadyum çevresinde ve maç başlamadan hemen önce stadyum içerisinde olan olaylara verelim. Bu gece benim beklentilerimi hiç bir şekilde karşılamayan bir geceydi. Kara kartalın kaybetmesi yetmiyormuş gibi, işi anlamsız bir kavgaya çeviren izleyiciler, keyfimizi kaçırdılar. Maç öncesi olayları videolardan izleme fırsatı buldum. Ellerinde Fransız ve Türk bayrakları olan bir takım gruplar, birbirlerine girdiler. Zannedersin iki ülke arasında toprak kavgası var. Askeri kamuflaj da giyseniz de tam olsaydı. Sorsan maç izlemeye geldik diyecek iki tarafta ancak karşıdaki izleyici takımlarını desteklemeye gelen izleyiciler değil, düşman ordunun askerleri sanki. Bunu söylerken iki taraf için de ayrım yapmadan söylüyorum. Bu rezilliğin içinde bulunan iki kesim de suçludur. Haydi dışarıda kavga ettiniz, bari stadyuma taşımasaydınız bu rezilliği. Yine iki taraf milli bayrakları kuşanmış birbirlerinin üzerine bindiler. Sonunda kalabalık bir kitle sahaya indi. İzlediğim videolardan birisini çeken şahıs, açıkça 'Vur, vur' diyerek kaydediyordu görüntüleri. Nedir bizi bu noktaya getiren? Haydi geldiğimiz bu nokta belli. Bundan sonra nereye gidiyoruz? Sorsan iki tarafın da bir bahanesi vardır. Bir taraf diyecek Türkler gelip kavga çıkarttı. Diğer taraf diyecek Fransa'da zulüm gördük. Futbolun anlamını yitirdiği keyifsiz bir geceden başka bir şey değildi yaşananlar.

Küçük çocukların ve kadınların arada kaldığı 
Fransa Türkiye meydan muharebesinden bir görüntü. 

Bu olayların gölgesinde yaklaşık yarım saat geç başlayan maçta Beşiktaş hiç de fena değildi. Oysa kadrosunda önemli hücum ve golcü eksikleri vardı. Aboubakar'ın gördüğü kırmızı kart vesilesi ile sahada olmaması büyük talihsizlikti. Quaresma'da bu takımı kaç senedir sırtında taşıyor ve sonunda o da bir insan ve şanssız bir şekilde sakatlandı. Bu döneme denk gelmesi kötü oldu ama yapacak bir şey yok. Sahaya çıkanlar da Beşiktaş değil mi? İşte o Beşiktaş, on beşinci dakikada Babel'in ayağından bulduğu gol ile öne geçmeyi başardı. Lyon deplasmanında erken atılan bu gol, tabiri caiz ise altın değerindeydi. İlk yarı oyuna olan yoğunluğunu kaybetmeyen Beşiktaş, ikinci yarıya anlamsız bir şekilde tutuk başladı. Öyle ki Beşiktaş top oynamadan maçı bitirme çabasına girmiş gibi gözüktü. Bu da seksenli yıllarda gördüğümüz türden bir yaklaşımdı ve 2017 model kara kartala hiç yakışmadı. Beşiktaş'ın tamamen kaybolan yoğunluğuna karşılık ev sahibi takım Lyon ise her şeyini ortaya koymaya başladı. Adamların oyununda şunu sezdim. Bu takıma nasıl gol atar da biz bu maçı kurtarırız. Acaba yapabilir miyiz? Gerçekten de bu şekilde tedirgin ve bir o kadar da yoğunluk sağlamış görünüyorlardı. Tek eksikleri kendilerine olan güvendi ve bu Beşiktaş için inanılmaz bir fırsattı. Teknik direktörleri, ev sahibi takımın yaptığı her atakta çaresizce kendini yerden yere atıyordu zira gol vuruşuna geldiklerinde tedirgin bir tavır sergiliyorlardı. Bununla beraber maçın İspanyol hakemi hiç bir pozisyonu kaçırmayarak kusursuz bir maç yönetimi sergiliyordu. İşte her şey Beşiktaş'ın lehineyken takımımız kendi sahasından çıkamaz ve gelen topları ileriye atmaya çabalayan eski model bir takım havasına girdi.

Kara kartal, maçın ikinci yarısında tutuk bir oyun sergilerdi. 

Bu değişim teknik olarak da açıklanabilir tabi. Oyuncu seçimlerinde yapılan tercihler bahane edilebilir. Ben bu bahaneleri cılız buluyorum. Beşiktaş ikinci yarı hiç futbol oynamadı. Eğer Lyon oyuncuları her fırsatta hakemi aldatmaya yönelik tavır sergilemek suretiyle maçı alma çabasına girmemiş olsalardı, beraberliği hak ettiklerini burada açıkça dile getirirdim. Beşiktaş mucize bir şekilde gol yemeden seksen üç dakika direnmeyi başardı ama sonunda gol geldi. Maç böyle biter dedik ama bir dakika sonra defans tümden maça olan yoğunluğunu kaybetti. Atiba'nın geri pası çok yavaş kalınca ve kaleci Fabri, defans oyuncularının desteğinden mahrum bir şekilde dört Lyon oyuncusu ile karşı karşıya kalınca, telaşa kapılıp topu kaptırdı. Onlar da beklemedikleri bir gol atarak maçı iki bir skora getirdiler. Maç sonrası Atiba, pasının kısa düştüğünü ekranlar karşısında dile getirerek gerçek centilmen bir Beşiktaşlı olduğunu gösterdi ve arkadaşını alçak medyaya yedirmedi. Buna rağmen medya, kaleci Fabri'nin Beşiktaş'ı yaktığı yönünde manşetler atarak samimiyetsizliğini bir kez daha gösterdi. Bir kaleci bırak dört atak oyuncusunu, tek bir tanesi ile karış karşıya kalınca bile topu çıkartmakta büyük zorluk çekiyor. Beşiktaş defansı izlerken tek başına dört oyuncuya karşı bir kaleci ne yapabilir ki? Pozisyonla ilgili sözde futbol yorumcularından birisi çıkıp, 'Kalede Tolga olsaydı Türkiye'ye dönemezdi' gibi bir beyanda bulunmuş. Yani, nasıl bir söz söylesem de ortalığı karıştırsam diye düşünsem, bu kadar hain ve alçakça bir fikri ortaya atmak aklıma gelmez. Yazıklar olsun!

Dört oyuncunun arasında kalıp hata yapmaya zorlanan Fabri, 
yediği golde büyük üzüntü yaşadı. 

Beşiktaş bütün bu olanlara rağmen yine şanslı zira deplasmanda atılmış altın değerinde bir gol var. Bu sözü maç içerisinde oyunu anlatan devlet televizyonu spikeri de dile getirmişti. Kendisine katılıyorum. İzleyicilerin büyük desteği ile sahaya çıkacak ve galibiyete inanmış bir Beşiktaş, Olympique Lyon takımını geçecek güce sahiptir. Vodafone Arena'da Lyon'un teknik kapasitesini veya oyun kurulumunun hiç bir anlamı olmayacak. Beşiktaş, deplasmanda olduğu gibi kendi işini kendi bozmaz ise, turu geçeceğimize inancım en üst seviyededir. Türkiye'nin kaderini belirleyecek kritik yönetim değişikliği önerisi oylaması yapılacağından, önümüzdeki hafta Süper Lig maçı olmaması da, Beşiktaş'a dinlenme ve kendini toplama fırsatı verecektir. Şans kara kartal ve canım vatanım Türkiye ile olsun. Bir hafta sonra hem sporda hem de günlük yaşamımızda sırmalar saçan güneşin doğduğu bir güne uyanmak dileğiyle, sevgiyle kalınız.

Olympique Lyon 2 - 1 Beşiktaş
Stat: Lyon
Hakemler: Antonio Mateu Lahoz, Javier Rodriguez, Pau Cebrian Devis (İspanya)
Olympique Lyon: Lopes, Rafael (Dk. 53 Jallet), Mammana, Diakhaby, Morel, Ghezzal (Dk. 52. Cornet), Tousart, Tolisso, Valbuena, Fekir, Lacazette
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Marcelo, Mitrovic (Dk. 64. Necip Uysal), Tosic, Hutchinson, Oğuzhan Özyakup (Dk. 74 Tolgay), Babel, Talisca, Adriano, Cenk Tosun
Goller: Dk. 15 Babel (Beşiktaş), Dk. 83 Tolisso, Dk. 84 Morel (Lyon)
Sarı kartlar: Dk. 19 Rafael, Dk. 58 Lacazette, Dk. 67 Fekir, Dk. 73 Jallet (Olympique Lyon), Dk. 21 Marcelo, Dk. 82 Tolgay (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder