9 Nisan 2017 Pazar

TRABZONSPOR 3 - 4 BEŞİKTAŞ (08/NİSAN/2017)


Beşiktaş, 2016 - 2017 sezonu yirmi yedinci maçında, Trabzonspor'a misafir oldu. Yeni stadyumu ile beraber yükselişe geçen Trabzonspor, kara kartal için geçilmesi zor bir takımdı. İzleyicileriyle bir bütün olan Trabzonspor, şüphesiz bu maçtan üç puan çıkartmak için her şeyini ortaya koyacaktı. 

Hani kıvamında yemek vardır ya, işte bu maç tam kıvamında bir yemekti ve biz 17/Nisan/2005 tarihli Fenerbahçe deplasmanından beri, bu kadar heyecanlı ve keyifli bir dört üçlük Beşiktaş galibiyeti izlememiştik. İşte o günden tam on iki sene sonra, yine bir nisan ayında buldu bizi heyecan fırtınası. O heyecan fırtınası, Trabzonspor fırtınasından güçlü çıktı bu maçta. Oysa Trabzonspor çok güzel bir oyun ortaya koydu. Buna rağmen ilk gol misafir Beşiktaş adına dördüncü dakika oynanırken, Adriano'nun sol kanattan yaptığı ortada Cenk'in ayağından geldi. Golden sonra teknik direktörümüz Şenol Güneş'in Trabzonspor camiasına saygı gereği abartılı sevinme tepkileri vermemesi alkışlık bir hareketti. Şampiyonluğa gittiğimiz bir maçta, Denizlispor deplasmanında protokolde oturan ve Beşiktaş'ın attığı golden sonra, kendisini misafir eden camiayı umursamaksızın abartılı sevinme tepkileri veren eski Beşiktaş başkanını hatırladıkça, kulübümüzün yaşadığımız bu günlerde kimlere emanet olduğunu görmekten gurur duyuyorum. Maça dönelim. Yirmi beşinci dakikada birden kilitlenen ve topu kendi sahası dışına çıkartmakta zorluk çeken Beşiktaş, Okay'ın atacağı şık gole engel olamadı. Oysa gol öncesi kaçan kritik Beşiktaş pozisyonları vardı ve maç kısa sürede çözülmüş olabilirdi. Buna en iyi örnek, Babel'İn ortasında topun Talisca ile buluşamadığı andı. Daha sonrasında karşılıklı şık ataklar izledik ama ilk yarı başka gol getirmedi ve bir birlik beraberlikle sonuçlandı. 


Kaptan Oğuzhan, her zamanki gibi çok çalıştı. 

Hani çok kızdığımız bir golcümüz var ya ismi Aboubakar olan, işte o yine sahne aldı bu maçta. Elli beşinci dakikada Oğuzhan'ın pasında ceza sahasının içinde bulunan Aboubakar, yanındaki rakibinden kolayca sıyrılıp, kara kartal adına ikinci golü ağlarla buluşturdu. Kırmızı kart da görüyor, öfkeyi üzerine de çekiyor, basının kolay hedefi de oluyor ama gol atıyor bu adam yahu. Ne yapsak bilmiyorum ki? Altmış üçüncü dakikada Castillo, kendi yarattığı pozisyonda, tüm Beşiktaş defansının kendisini izleyen gözleri karşısında topu ağlarla buluşturdu ve durumu beraberliğe getirdi. Sonrasında kara kartalı felakete taşıyabilecek bir an yaşandı. Trabzonsporlu bir oyuncu, topu ceza sahası içerisinde el ile kontrol etti. Yani bu çarpma filan gibi bir şey de değil. Adam bariz topu koluyla aldı ve hakem  hiç oralı olmadı. Pozisyon bariz penaltıydı ve maçı anlatan sözde spiker, pozisyonun tekrarında durumu 'İşte Beşiktaşlıların itiraz ettiği pozisyon' olarak lanse etti. Ben buna çok bozuluyorum. Spikerin burada yaptığı, tarafsızlığını korumak değil, gerçekleri dile getirmemektir. Emin olamazsın anlarım ama yer kamerasının önünde gelişen bu pozisyon için neden gerçeği konuşmazsın anlamıyorum. Bu dünya yanlış eller üzerinde dönüyor. Bu sistem tümden yanıp kül olmalı. Herkesin bir şeylere taraf olduğu veya olmasa bile, gördüğü gerçeği dile getirmediği bu sistem kökünden kurumalı. 


Hakemlerin görmezden geldiği penaltı pozisyonu, 
Beşiktaş'ın üç puan kaybetmesine sebep olabilirdi. 

Beşiktaşlı futbolcular penaltı istediler ya, Trabzonsporlu oyuncuların neyi eksik? Onlar da oyunu takip etmeye başladılar belki bir pozisyon da biz düşürürüz diye. Sonra o fırsatın ayaklarına geldiğini düşündüler ama biraz erken heyecanlandılar zira pozisyon asla penaltı olamazdı. Neden? Çünkü top dışarıdan çevrildi. Benim bildiğim, dışarıya çıkan top sahaya döndüğünde birinin koluna çarparsa penaltı filan olmuyor. Yani bunlar gerçekten centilmenlik dışı hareketler. Niye kolunuzu kaldırıp hakemi yönlendirmeye çalışıyorsunuz ki? Diyorum ya hep adalet, herkese adalet ve hep centilmenlik diye. İşte bu pozisyonda onu göremedik. Neyse ki hakemin devreleri karışıp bir skandala imza atmadı. Atsaydı felaket olurdu. Beşiktaş belki bu maçı asla alamazdı. 

Anlamsız penaltı beklentisi, hakem tarafından kabul görmedi. 

Bu pozisyon sonrası altmış beşinci dakikada kullanılan korner atışı, Hugo'nun ayağından Trabzonspor'un golünü getirdi. İki dakika ara ile iki gol yiyen takımımız beni biraz korkuttu.Bu dakikadan sonra Beşiktaş maçı verir mi düşüncesi kalbimize soğuk bir buz kütlesi gibi oturdu kaldı ama kara kartalın bir Talisca'sı var değil mi? Yetmiş dördüncü dakikada kendi yarattığı serbest vuruş pozisyonunda, vuruşu kullanan Talisca, adeta kale çatalında bulunan örümcek ağlarını temizleyip aldı. O nasıl bir goldü! Beşiktaş, beraberliği yakaladı. Golden hemen sonra oyunu başlatan oyunculardan Hugo, topu direk Beşiktaş kalesine gönderdi ve Fabri'yi hazırlıksız yakaladı. Neyse ki top direğe çarpıp dışarıya gitti ama gol olsa tarihi bir gol olacaktı bu. Futbol ilahları Beşiktaş'ın yanındaydı. Sayın hocamız Şenol Güneş'in maçtan sonra da dile getirdiği gibi maç beraberlikle bitse ben de üzülmezdim. İki takım da puanı hak ettiler. İşte dürüst adil olmak dediğim bu. Şenol Güneş bu tanıma uyan nadir insanlardan birisi. Adam kalbindekini söylemekten çekinmiyor. 'Berabere bitse üzülmezdim' diyor çünkü maçı iki takımın da hak ettiğine inanıyor. Keşke dünyayı yöneten eller, Şenol hoca gibi insanlar olsalardı. Doğruya doğru. Maçı iki takım da hak etmişti ama Beşiktaş kimsenin itiraz etmemesi gereken bir şekilde şu anda Türkiye standartlarının üzerinde bir takım değil mi? Doksan dakika tamamlandığında hakem oyuna üç dakika ilave etti ve o standart üstü kara kartal, bu üç dakikaya bir gol daha sığdırmayı başardı. Sağ kanattan Gökhan'ın yaptığı ortada top ile buluşan Atiba, Beşiktaş adına dördüncü golü ağlarla buluşturdu. Ne maç oldu ama. Beşiktaş zorlu Trabzonspor deplasmanından adeta söküp çıkarttı üç puanı. Muhteşem bir maç oldu. İki takımın da hak ettiği maçı, 'Ben daha çok istiyorum' diyen Beşiktaş aldı. Bu gece de futbol tarihimizin sayfalarına Beşiktaş adına altın harflerle yazıldı. 

Cenk, bu maçı da boş geçmeyerek golünü attı. 

Maçtan sonra bir skandal yaşandı ve Beşiktaş, bu skandalı en doğru şekilde kotarmayı başardı. 'Biz hakemi de, faulleri de, yeni statları da gömeriz' ifadelerini şahsi sosyal medya hesabından paylaşan Beşiktaş iletişim direktörü Rıdvan Akar, görevinden alındı. Beşiktaş kulübü, bu hamle ile benden bir yıldızlı pek iyi daha almayı başardı zira bu ifadeler, hiç bir şekilde kabul edilemez ifadeler. Hele ki benim gibi 'taraftar' kelimesini bile futbol literatüründe kabul etmeyen bir futbol sever, bunu asla kabul edemez. Bakın arkadaşlar, bu türden düşünceleri ifade etmenin yanlışlığı bir yana dursun, bu türden düşünceleri zihnimizden tümden silmemiz gerekir. Dünyanın gidişi iyi değil. Bizi kurtaracak olan adil dürüst ve yanlışa karşı cesur olmaktır. Beşiktaş'ın vizyonu, bu türden hataları kabul etmez. Etmemeli de. 

Şimdi ne olacak? Beşiktaş bir önemli rakibini daha saf dışı bırakıp yoluna devam etti. Kara kartal bundan sonra bir aksilik olmazsa şampiyonluğun en güçlü adayı demeye başlayabiliriz artık. Ayrıca bu galibiyet, sıradaki Lyon deplasmanı için takımımıza büyük moral oldu. Bu maç yürek dayanmaz bir maçtı. Peki Lyon maçı? Esas orada çok heyecanlanacağız. Şans Beşiktaş'ımızla olsun.

Talisca, jeneriklere layık bir gol atarak tüm futbol sevenleri büyüledi. 

Trabzonspor 4-3 Beşiktaş
Stat: Yeni Trabzonspor Stadyumu
Hakemler: Ali Palabıyık, Mehmet Cem Satman, Kerem Ersoy
Trabzonspor: Onur Recep Kıvrak, Pereira, Durica, Uğur Demirok, Mas, Okay Yokuşlu, Onazi (Dk. 76 Aytaç), Olcay Şahan, Yusuf Yazıcı (Dk. 84 Bero), Castillo, Rodallega
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Marcelo, Tosic, Adriano, Hutchinson, Talisca (Dk. 87 Mitrovic), Oğuzhan Özyakup, Quaresma (Dk. 34 Aboubakar), Babel, Cenk Tosun (Dk. 76 Necip)
Goller: Dk. 4 Cenk Tosun (Beşiktaş), Dk. 25 Okay Yokuşlu, Dk. 63 Castillo Dk.65 Hugo Rodallega (Trabzonspor) - Dk. 4 Cenk Tosun, Dk. 55 Aboubakar, Dk. 74 Talisca, Dk. 90+1 Atiba Hutchinson (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Dk. 32 Cenk Tosun, Dk. 89 Tosic (Beşiktaş), Dk. 38 Yusuf Yazıcı (Trabzonspor)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder