23 Eylül 2017 Cumartesi

FENERBAHÇE 2 – 1 BEŞİKTAŞ (23/EYLÜL/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonu altıncı maçında Fenerbahçe’ye misafir oldu. 17/04/2005’de Fenerbahçe Stadında oynanan ve kara kartalın on kişi kalmasını takiben Pancu’nun kaleci görevi yapmak zorunda bulunduğu maçta Fenerbahçe’yi dört üçlük skorla yenen kara kartal, o günden sonra rakibini bir daha sahasında yenememişti. Bugün son iki sezonun şampiyonu olan ve artık gücünün zirvesinde diyebileceğimiz Beşiktaş’tan galibiyet bekliyorduk.

Beşiktaş’ın sahaya çıkacak ilk on birini gördüğümde içimden “Eğer bu kadro Fenerbahçe’yi Kadıköy’de yenemezse daha da zor yener” diye geçirdim. Her zaman olduğu gibi favorisi olmayan derbi maçında beklediğimiz üzere Fenerbahçe oyuna baskıyla başladı. İlk on dakika sürekli olarak top çeviren ev sahibi takım, genel olarak topa sahip olan taraftı. Buna karşılık böyle bir baskıyı bekleyen Beşiktaş, oldukça dikkatli bir oyun sergileyerek kaptığı toplarla hızlı şekilde atağa kalkma çabasında oldu. Bu dakikalarda seyircinin de baskısı üst düzeydeydi ve özellikle daha önce Fenerbaçe forması giyen Caner, topla her buluşmasında çirkin bir yuhalamaya maruz kalıyordu. Buna rağmen Caner sanki tribünlerde hiç izleyici yokmuş gibi başarılı oyunundan taviz vermiyordu. Onuncu dakika geçildiğinde Beşiktaş artık ilk fırtınayı atlatmıştı ve yavaş, yavaş kendi ceza sahasından çıkıp ataklara başlamıştı. Maç artık dengeye gelmişti ve bir derbi maçında olması gerektiği gibi karşılıklı ataklar izliyorduk. On yedinci dakikaya gelindiğinde nihayet Quaresma kaleyi uzaktan yokladı ve Beşiktaş’ın bu stada gol için geldiği mesajını verdi. On yedinci dakikada büyü bozuldu ve gelişen Fenerbahçe atağında Janssen’i düşüren Medel, penaltıya sebebiyet verdi. Anladığım kadarıyla kimse Medel’e Türkiye Süper Liginde ceza sahasının diğer liglere göre daha hassas bir alan olduğundan bahsetmemiş. Sert oynamaya alışık olan oyuncunun yaptığı faulde penaltıdan kaçmanın imkanı yoktu. Kaleci Fabri’nin kapattığı köşeden topu ağlarla buluşturan Giuliano, ev sahibi Fenerbahçe’yi bir sıfır öne geçirdi. Golden sonra oyun biraz gerildi. Gelişen Beşiktaş atağında Oğuzhan sarı kart gördü. Yirmi altıncı dakikada Medel yine sert bir faul pozisyonunun içinde kaldı. Hakem pozisyona karışan iki oyuncuyu da sözlü uyarmakla yetindi ama benim korktuğum şey, bu dakikadan sonra Fenerbahçeli oyuncuların duruma uyanıp Medel’i oyundan attırmak için taktik geliştirme ihtimaliydi. 

Fabri ilk penaltıda doğru köşeyi kapattı 
ancak golün olmasını engelleyemedi.

Otuz birinci dakikada Quaresma’nın sol kanattan kullandığı serbest vuruşta Atiba Beşiktaş adına maçtaki en kritik gol pozisyonunu kaçırdı. Top adeta direği yalayarak dışarı çıktı. Penaltı öncesi ataklarını sıklaştırmaya başlamış olan Beşiktaş geri dönmüştü ama sonuç alınamayan ataklarda topu kapan Fenerbahçe, hızlı kontra ataklarla çok tehlikeli oluyordu. Otuz dördüncü dakikada Quaresma korner çizgisine çok indiği bir pozisyonda topla buluşmasına rağmen iyi vuruş yapamayarak golü kaçırdı. Beşiktaş gerçekten iyiydi ama şu penaltı takımın keyfini kaçırmıştı. Otuz beşinci dakikada on bir numaralı forma giyen Fenerbahçeli futbolcunun ayağına basan Atiba, sarı kart ile cezalandırıldığı için çok şanslıydı ama hakeme itiraz ederek şansını zorladı. O dakikada atılacak diye gerçekten çok korktum. Beşiktaş bu maçı almak istiyorsa daha sakin ve kendinden emin oynamalıydı. Maçta sarı kartlar adeta havada uçuşuyordu. Kırkıncı dakikada bir sarı kart da rakibine arkadan müdahale eden Quaresma’ya çıktı. Daha iki dakika geçmemişti ki hakem Quaresma’ya kırmızı kart göstererek Beşiktaş’ın fişini çekti. Pozisyon faul değil demek istemiyorum ama kırmızı kart olmadığı da şüphe götürmezdi. Kırk beşinci dakika oynanırken gelişen Beşiktaş atağında Cenk’i düşüren Neto’da kırmızı kart görünce iki takım da on kişi kaldı. Talisca’nın kullandığı serbest vuruş kornere çıktı ve korneri kullanmak için köşeye giden Caner, eline ne geçerse kafasına fırlatan ve hep bir ağızdan küfür eden çirkin insan topluluğu yüzünden vuruşu yapamadı. Bu sırada stadyumda kurallar gereği yapılması gereken uyarı anonslarının yapılmadığı gözlerimizden kaçmadı. Takımı önde olan bir sözde seyirci topluluğundan bu davranışı gördüğümüze elbette şaşırmadık. Bu türden olayları görmezden gelerek maç izlemek için kendimi zorluyorum bazen ama onların o kirli zihniyetleriyle orada olduklarını bilmek de bana üzüntü veriyor. Sonuçta korner vuruşu kullanıldı ve Beşiktaş bir sonuç alamadı. Hakem son düdüğü çalarak ilk yarıyı bitirdi.

Caner, tribünlerden kendisine yöneltilen iğrenç küfürlere rağmen 
disiplinli oyunundan taviz vermedi.

İkinci yarıda sular biraz duruldu. İki takım da daha dengeli bir oyunla birbirlerini yokluyorlardı. Doğrusunu söylemek gerekirse bu maçta da galibiyete pek inanmamaya başlamıştım ve atılacak bir gol ile beraberliğe razıydım. Derbi maçlarının favori takım dinlemediği bir gerçekti ve Beşiktaş’ın buradan yenilgiyle ayrılmasını istemiyordum. Beşiktaş ataklarında verilen pasların başarı yüzdesi de düşmeye başlayınca tedirgin olduğumu söylemeliyim. Elli yedinci dakikada Talisca oyundan alındı ve yerine Negredo oyuna dahil oldu. Şimdi Beşiktaş sahada çift golcü ile oynamaya başlamıştı. Altmışıncı dakikada gelişen Beşiktaş atağında, Negredo oyuna giriş amacını gerçekleştirerek golünü attı ancak hakem olmayan bir ofsayt düdüğüyle golü katletti. Bu türden pozisyonlarda üstün teknolojisiyle her daim övünen yayıncı kuruluş, nedense ofsayt kamerasında sarı çizgi uygulamasıyla pozisyonda gerçekte ne olduğunu göstermedi.

Negredo'nun nizami golü ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.

Gönlümüze su serpebilecek tek detay ise kara kartalın tekrar atak oynamaya başlamış olmasıydı. Dakikalar altmış dördü gösterirken Fenerbahçe’nin Beşiktaş ataklarından bunaldığını gözlemledik. Beşiktaş adına gelecekse bu dakikalarda gol gelmeliydi. Altmış yedinci dakikada hakemin verdiği kararlar sebebiyle sinirlerine hakim olamayan teknik direktörümüz Sayın Şenol Güneş sahadan uzaklaştırıldı ve tribündeki yerini aldı. Beşiktaş’ın bu maçtan en az beraberlik çıkartması içten bile değilken bir şekilde işler kötü gidiyordu. Fenerbahçeli oyuncular artık tümden hakem üzerine oynamaya başlamışlardı çünkü Beşiktaş'ı kontrol altında tutmanın başka yolu yoktu. Yetmişinci dakikada Cenk ceza sahası içerisinde ayağına basılmak suretiyle düşürüldüğünde penaltıyı vermeyen hakem, bu kararıyla üç puanı ev sahibi takım lehine yazmaya kararlı bir görüntü çizdi. 

Medel çok iyi bir stoper ama kötü niyetli maç yönetimlerinde
sert oyunuyla fazlasıyla dikkat çekiyor. Türkiye Süper Ligi'nin 
bu anlamsız dengelerini bir an önce öğrenmesi gerekli.

Beşiktaşlı oyuncular artık çok öfkeli bir oyun sergilemeye başlamışlardı. Seyircilerin yuhalamaları altında ısrarla ataklarını sürdüren kara kartal hala golü bulamamıştı. Ev sahibi oyuncular sahada, seyirciler de tribünde oyunu sabote etmeye başladılar. Şu şartlar altında gerçekten de üç puandan vazgeçmiştim. Şu beraberlik golü bir gelseydi daha fazlasını istemiyordum. Yetmiş beşinci dakikada kontra ataktan gelişen pozisyonda Fenerbahçe inanılmaz bir gol kaçırdı. Top adeta içeriye girmiş gibi göründü ama mucize eseri pozisyon topun direkten dönmesiyle savuşturuldu. Neden böyle oldu? Çünkü o golü hak etmiyorlardı. Adalet yerini buldu. Yetmiş yedinci dakikada Tosic rakip ceza sahası içerisinde faul yaptığında geldi ikinci kırmızı kart dedim ama nasıl olduysa gelmedi. Keskin sirke küpüne zarar derler ama nasıl anlatacaksın bunu maç sırasında oyunculara? Seksen üçüncü dakikaya gelindiğinde Beşiktaş atakları tekrar sıklaştırdı. Seksen dördüncü dakikada gelişen Fenerbahçe atağında ceza sahası çizgisinin hemen önünde gelişen pozisyonda Atiba hem kırmızı kartla atıldı, hem de Beşiktaş verilen penaltıyla iki sıfır geriye düştü. Seksen altıncı dakikada daha Fenerbahçe penaltı golüne sevinirken gelişen Beşiktaş atağında Negredo’nun kafa pasıyla buluşan Babel, Beşiktaş’ın golünü attı. Hemen ardından Fenerbahçeli İsmail yaptığı barbarca faulün ardından kırmızı kart gördü. Maç neredeyse bitmişti ama Beşiktaş işin peşini bırakmıyordu. Ataklar ardı ardına dizildi. Hakem şüphesiz maça çok az süre ekleyecek diye düşünürken tam beş dakika ekleyerek beni şaşırttı. Oysa Fenerbahçeli oyuncular bu dakikaları oyalayarak geçireceklerdi. Beşiktaşlı oyuncular iyice gerildiler ve birbirleriyle de dalaşmaya başladılar. Topun çok yavaş kullanılmasına itiraz eden Negredo’da hakemin sarı kartlarından nasibini aldı. Maç bittiğinde hakemle tartışan Oğuzhan'da kırmızı kart görünce maçta toplam beş kırmızı kart çıkmış oldu.

Olağanüstü şartlarda oynanan mücadelede kontrolü kaybeden Beşiktaşlı 
Tolgay ve Ryan birbirleriyle tartıştılar.

Fenerbahçe’nin sert bir oyun oynayacağını ve hakemi de bu oyuna alet edeceğini öngörmüştük ama bunu fantastik bir boyuta taşıyacakları aklımıza gelmemişti.  Maçtan sonra Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman aynen aşağıdaki gibi bir açıklama yaptı.

"Beşiktaş, son iki yılın şampiyonu. Çok fazla düşünmeden öne gitmeyi düşünüyorlar. Özgüvenleri yüksek, burada başka bir sözcük var ama onu kullanmayayım. Bir hava yakalamamız gerekiyordu, bunu başardık."

Böylesine çirkin bir açıklamayı yapan teknik direktörün oyuncularının sahada çizdiği grafiğe pek şaşırmamak gerekli sanırım. Beşiktaş'ın gerek mali gerekse sportif başarı anlamında çizdiği grafik şüphesiz bir çok kesimi rahatsız ediyor. Meyve veren ağacı taşlamak ülkemizin bir klasiğidir biliyorsunuz. O yüzden çok da şaşırmadım hatta Türk futbolunun kimlerin eline teslim olduğunu bir kez daha görme fırsatı bulduğum için mutlu oldum.

Beşiktaş bir kez daha Fenerbahçe’yi ve tabi hakemi yenemediği için Kadıköy’den yenik ayrıldı ama hakeme rağmen bir gol atmayı başararak tam bir patron gibi ayrıldı. Beşiktaşlı oyuncularla konuşma fırsatım olsaydı tek tavsiyem, olağanüstü şartlarda kaybettikleri bu maçı unutup hedeflerine yoğunlaşmaları olurdu.

Stat: Fenerbahçe Stadyumu
Hakemler: Ali Palabıyık, Mehmet Cem Satman, Serkan Olguncan

Fenerbahçe: Kameni, Isla, Neto, Neustaedter, Hasan Ali Kaldırım (Dk. 75 İsmail Köybaşı), De Souza, Ozan Tufan, Giuliano, Mehmet Ekici (Dk. 46 Mehmet Topal), Valbuena (Dk. 69 Alper Potuk), Janssen

Beşiktaş: Fabricio, Medel (Dk. 81 Tolgay Arslan), Pepe, Tosic, Caner Erkin, Hutchinson, Oğuzhan Özyakup, Quaresma, Talisca (Dk. 58 Negredo), Babel, Cenk Tosun (Dk. 77 Lens)

Goller: Dk. 20 Giuliano (Penaltıdan), Dk. 86 Janssen (Penaltıdan) (Fenerbahçe), Dk. 87 Babel (Beşiktaş)
Kırmızı kartlar: Dk. 43 Quaresma, Dk. 85 Hutchinson, Oğuzhan Özyakup (Maç bittikten sonra) (Beşiktaş), Dk. 45 Neto, Dk. 88 İsmail Köybaşı (Fenerbahçe)
Sarı kartlar: Dk. 23 Janssen, Dk. 30 Mehmet Ekici, Dk. 77 Alper Potuk, Dk. 90+5 De Souza (Fenerbahçe), Dk. 44 Caner Erkin, Dk. 77 Medel, Dk. 78 Tosic, Dk. 90+3 Babel, Dk. 90+5 Negredo (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder