2 Kasım 2017 Perşembe

BEŞİKTAŞ 1 - 1 MONACO (01/KASIM/2017)


Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi G Grubu dördüncü maçında Fransa Birinci Ligi'nin Monaco takımını misafir etti. Kara kartalın genel olarak iyi olduğu ancak net gol pozisyonlarını hunharca harcadığı mücadele bir birlik beraberlikle sonuçlandı. Bu sonuç Beşiktaş'ın gruptan çıkışını garantilemedi ama takım bu güne kadar toplam on puan toplayarak ve gruptaki liderliğini sürdürerek bir tarih yazdı.

Beşiktaşlıları çok iyi anlıyorum. İçimizde büyük bir heyecan var. Ev sahibi olduğumuz bu maçtan çıkaracağımız bir galibiyet gruptan çıkışımızı garantileyecekti fakat dikkat çekmek istediğim bir husus var. Beşiktaş öylesine baş döndürücü bir performans gösteriyor ki, hepimiz büyüsüne kapılıp nerede olduğumuzu unutuyoruz. Monaco geçen sezon oynanan Şampiyonlar Liginin yarı finalisti. Kara kartal bu takımı deplasmanda yendi. Vodafone Arena'da ise geriye düştüğü maçtan beraberlik çıkarttı. Quaresma her zamanki gibi kendi yarattığı pozisyonda takımı adına penaltıyı kapmayı başardı. Buna rağmen eleştirilerin odağında olmaktan kurtulamadı. Çok iyi olmanın da böyle dezavantajları var tabi. Böylesine büyük başarılara bu kadar kolay alışmayalım. Geçmişte ne acılar gördük. Büyük takımları evimizde yenip ardından deplasmanlarda farklar yedik. O deplasman maçları hiç oynanmamış gibi evdeki maçları tekrar, tekrar izleyip büyük zafer diyerek kendimizi avuttuk. Bütün bu kabusların bir kaç yıla sığan büyük bir dönüşümle geride kalması aklımızdan tamamen çıkmasına sebep olmamalı. Bu vesile ile de ne takımımıza, ne teknik direktörümüze, ne de yönetime yüklenmeyelim. Sakinliğimizi koruyup kalan son iki maça yoğunlaşalım. Biz izleyiciler sakin bir duruş sergilersek takım da işine rahat yoğunlaşır. Dış etkenlerin yıpratma çabaları da sönük bir kıvılcım gibi kaybolur gider. Yazımın başında da ifade ettiğim üzere kara kartal kaçırdığı pozisyonları daha iyi değerlendirebilmiş olsaydı maçı alabilirdi. Ancak şu da var. Sonucun beraberlik olması ve o müthiş gol pozisyonlarının harcanmış olması aynı zamanda takımın nasıl atak bir oyun sergilediğini ve karşısındaki takımın Vodafone Arena'da bulunan gibi bir atmosfere karşı ne kadar dirençli olduğunu gösteriyor. Ne kendi takımızı hırpalayalım, ne de misafir takıma saygımızı yitirmeyelim.


Son olarak, biz tribünlerde ve televizyonlarımız karşısında Beşiktaş'ın gruptan çıkması için endişe dolu planlar yaparken, Hakkari ili Şemdinli ilçesinde altı asker ve iki güvenlik görevlisinin vatanları uğuruna canlarını feda ettikleri haberini aldık. Telafisi olan bir çok şey var ama işte bu canların telafisi maalesef yok. Gösterdikleri vatansever fedakarlığı vatandaşlar olarak ödememiz hiç bir şartta mümkün değil. Geriye acı da olsa söylemekten yorgun düştüğümüz ama her seferinde söylemek durumunda kaldığımız tek bir cümle kalıyor. Vatan sağ olsun.


Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Paolo Tagliavento, Alessandro Giallatini, Filippo Meli (İtalya)
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Pepe, Tosic (Dk. 69 Medel), Adriano, Hutchinson (Dk. 83 Talisca), Tolgay Arslan (Dk. 75 Mitrovic), Quaresma, Oğuzhan Özyakup, Babel, Cenk Tosun
Monaco: Subasic, Raggi, Jemerson, Glik, Jorge, Joao Moutinho, Fabinho, Tielemans (Dk. 74 Carrillo), Lemar (Dk. 26 Jovetic), Keita Balde, Marcos Lopes (Dk. 85 Diakhaby)
Goller: Dk. 45+1 Marcos Lopes (Monaco), Dk. 54 Cenk Tosun (Penaltıdan) (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Dk. 25 Tolgay Arslan, Dk. 65 Tosic, Dk. 88 Quaresma, Dk. 90+1 Medel (Beşiktaş), Dk. 27 Marcos Lopes, Dk. 53 Jorge, Dk. 90+3 Diakhaby (Monaco)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder