22 Kasım 2017 Çarşamba

BEŞİKTAŞ 1 - 1 PORTO (21-KASIM-2017)


Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi G Grubu beşinci maçında Fransa Porto'yu misafir etti. İstanbul'a mutlak galibiyet parolasıyla gelen Porto takımı oyuncuları, karşılarında en az deplasmandaki kadar iddialı bir Beşiktaş takımı buldu ve yirmi dokuzuncu dakikada attıkları gole rağmen maçtan üstün ayrılmayı başaramadılar. Buna karşılık kara kartal, ardına aldığı seyirci desteğiyle üstün bir performans sergiledi ve karşısındaki güçlü takıma rağmen oyuna hakim olan taraftı.

Beni ne çok mutlu eden detaylardan birisi de takımın başında Şenol Güneş gibi başarı sarhoşluğu yaşayan değil bulunduğu yeri bilen bir teknik direktör olmasıdır. Real Madrid, Barcelona ve Bayern Münih gibi takımları yensek bile bu onlardan iyi olduğumuz anlamına gelmez diyerek mütevaziliğini ispatlayan Şenol hocamız, varlığının Beşiktaş'ın geleceği için ne kadar büyük önem taşıdığını bir kez daha göstermiş oldu. Yerini bilerek hamleleri yapmak her zaman insanı başarıya götürür. Aksi taktirde ilk tökezlemede her şey alt üst olur. Beşiktaş bu başarıyla yeni bir rekora imza attı ve Türk takımlar arasında Şampiyonlar Ligi grubundan lider çıkan ilk takım oldu. Bunun yanında Beşiktaş'ın grupta oynadığı beş maçta hiç yenilmediği detayını da notlarımız arasına düşelim. Bundan sonra alınacak her galibiyet veya geçilecek her tur pastanın üzerindeki çilek olacak zira artık Beşiktaş dünya futbolunun zirvesindeki takımların karşısına çıkacak. Bu da takımın geleceğe dair önemli tecrübeler edinmesine vesile olacak malum her takımın Real Madrid seviyesinde takımların karşısına çıkma fırsatı bulunmuyor. Benim gözümde Beşiktaş bu seneki Avrupa Kupası hedefine ulaştı ve şimdi artı başarılar için mücadele edecek. Kalan on altı takımla mücadelenin çok zor olmasının yanında saha dışı kulis mücadelesinin de mevcudiyetini unutmamakta fayda var. Beşiktaş'ın geçen sene UEFA kupasından dışarıya kulis oyunlarıyla nasıl itildiğini hep beraber izledik. Takımlar yeterince zorken bir de buna kulis eklenince Beşiktaş Avrupa'da olması gereken başarıyı sağlamıştır demek pek fazla olmasa gerek. Kırk birinci dakikada Cenk'ten aldığı müthiş pası gole çeviren Talisca'nın "Bir sonraki tur çok daha zor olacaktır, çok zor olacağından eminim." açıklaması, futbolcuların da her şeyin farkında olduğuna işaret ediyor.

Cenk bu gece kara kartalı attığı gollerle değil ama verdiği gol pasıyla uçurdu.

Maçtan sonra açıklama yapan Quaresma, her zamanki gibi önümüzdeki lig maçına bakıp yine şampiyon olacağız dedi. Quaresma bu açıklamayı neredeyse her maçtan sonra yineliyor. Belli ki Beşiktaş'ın üst üste üçüncü şampiyonluğuna çok önem veriyor. Belki kendisi için de bu sezonu final olarak görüyor ve futbol kariyerini zirvede tamamlamak istiyor. Belki de basitçe başarıya doymuyor. Aklındakinin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama üçüncü şampiyonluğu gönülden istediği apaçık ortada. Tolgay'ın maç sonunda yaptığı açıklamada Beşiktaş izleyicilerinin maçlara gelmek için harçlıklarını biriktirdiklerini ve onlara bu paranın karşılığını vermek istediklerini ifade etmesi gecenin en güzel beyanlarından biri olmalı. Böylelikle Beşiktaşlı futbolcuların sadece aldığı paraya bakan ruhsuz profesyoneller olmadıklarını bir kez daha görmüş olduk.

Porto teknik direktörü Sergio Conceiçao, şu anda Porto forması giyen Aboubakar'ın maç sonunda Beşiktaşlı izleyicilere gitmesini iyi niyetli karşılamak lazım demiş. Gerçekten de çok mütevazi bir açıklama ancak ben Beşiktaşlı olmama rağmen Aboubakar'ın bunu yapmasını doğru bulmadığımı söylemeliyim. Belki yapılan tezahüratlara elini sallayarak veya tribünleri selamlayarak cevap verebilirsin ama üçlü çektirmek biraz fazla olmuş. Kendi takımın sahadan ihtiyacı olan puanı alamamışken Beşiktaş futbolcusu gibi davranışlar sergilemek doğru değil. Biz de onu seviyoruz ve Beşiktaş'a geri dönmesini çok isteriz ama her şeyin bir adabı var. Genelin aksine bu konudaki görüşümün olumsuz olması ile ilgili konuya başka bir pencereden bakmanızı rica edeceğim. Bu oyuncu Beşiktaş'ta forma giyiyor olsaydı ve Porto deplasmanında Porto seyircisine üçlü çektirseydi birer Beşiktaşlı olarak ne düşünürdünüz? Bir de böyle değerlendiriniz efendim.

Sergio Conceiçao'ya tekrar dönmek istiyorum. Beşiktaş'ın grupta oynayacağı son deplasman maçında Leipzig takımı karşısına çıkarak üç puan almasının zor olduğunu da ifade etmiş ve Aboubakar konusundaki sözlerinde bulunan mütevazi tavrını sürdürememiş. Kara kartal senin Portekiz ligini hallaç pamuğu gibi atan takımını deplasmanda yendiyse, Leipzig takımını da deplasmanda gayet yenebilir. Rakibin gücünden haberdarız ve kimin kimi yenemeyeceğini söylemek sana düşmüyor. Sen Beşiktaş'ı bırak, Monaco'yu yenip gruptan çıkabilecek misin ona bak önce derler adama.


En az beş yıllık olmak üzere düşünülmüş plan tıkır tıkır işliyor ve Beşiktaş her adımda daha da yükseğe tırmanmaya devam ediyor. Bugün Beşiktaş'ın günü. Bugün Beşiktaşlıların günü. Şimdi zaferin tadını çıkartma zamanı. Her zaman her yerde en büyük Beşiktaş.


Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Antonio Mateu Lahoz, Pau Cebrian Devis, Roberto del Palomar (İspanya)
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Pepe, Tosic (Dk. 46 Medel), Adriano, Hutchinson, Tolgay Arslan, Quaresma (Dk. 90+2 Negredo), Talisca (Dk. 87 Oğuzhan Özyakup), Babel, Cenk Tosun
Porto: Jose Sa, Maxi Pereira, Felipe, Marcano, Telles, Danilo, Herrera (Dk. 90 Reyes), Ricardo (Dk. 80 Corona), Oliveira, Brahimi, Aboubakar
Goller: Dk. 29 Felipe (Porto), Dk. 41Talisca (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Dk. 9 Oliveira, Dk. 22 Maxi Pereira (Porto), Dk. 43 Talisca, Dk. 65 Gökhan Gönül (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder