26 Şubat 2018 Pazartesi

BEŞİKTAŞ 3 - 1 FENERBAHÇE (25/ŞUBAT/2018)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonunun yirmi üçüncü maçında Fenerbahçe'yi misafir etti. Zorlu Bayern München deplasmanında alınan beş gollü üzücü yenilgi sonrası Süper Lig'de ezeli rakibi karşısına çıkan kara kartal, beklenilenin aksine işine çok daha fazla yoğunlaşmıştı. Fenerbahçelilerin genel beklentisi, Avrupa Kupalarında alınan yenilgi sonrası Beşiktaş'ın takımları karşısında varlık gösteremeyeceği yönündeydi. Bunu gerek kulübün sosyal medyadaki hesaplarından verdiği mesajlardan, gerekse Fenerbahçe'yi destekleyen sporseverin yine sosyal medyada çizdiği profilden açıkça görebiliyorduk. Ben olsaydım tam aksini düşünürdüm. Oysa yaralı bir kartalın ne kadar tehlikeli olacağı kestirilemezdi ve haliyle bu cahilce yaklaşımları sonucu hezimetle Vodafone Arena'dan ayrılıp evlerine döndüler.

Beşiktaş'ın çocuğu Quaresma, derbi maçında kara kartalı adeta uçurdu. 

Bu maç gerçekten de bir ya tamam ya devam maçıydı. Genelde durum yaratılan algı operasyonlarıyla bu noktaya getirilir ama derbi maçına çıkıyorsan ne yazık ki bir bahanen olmuyor. Oysa takım Fenerbahçe'ye yenilse bile şampiyonluk için matematiksel olarak fazlasıyla avantajı olacaktı. Yine de derbi maçlarının tadı ayrı oluyor. Yeneceksin ki herkesi "İşte kartal, İşte şampiyon!" demeye zorlaya bilesin. Beşiktaş Fenerbahçe'yi çok net bir skorla yendi. Aslında skor daha net olacaktı ama rakip takım ofsayttan bir gol atınca netliği biraz bulandırdı. Aslında Fenerbahçe'yi de tebrik etmek lazım. Karşılarında Türkiye'nin en büyük takımı olduğu halde şaşırtıcı bir şekilde maçı kazanabileceklerine inanıyorlar. O eskidendi. Belki kendi sahanda yenersin ama Vodafone Arena'da adama nefes aldırmazlar. Belki zamanla yenersin de ama yirmi yenilir bir yenersin. Ancak o kadar olur. Bu arada Fenerbahçe teknik direktörü Aykut Kocaman hocanın attıkları golün ofsayt olduğunu dile getirmesini de taktir ettiğimi söylemeliyim. Sanırım yavaş da olsa Türkiye benim istediğim noktaya doğru ilerleyecek. Adalet dediğinde herkes hazır ola geçecek. Kimse kimseyi ayırmayacak. Herkes hakkını alacak. Hakkı olmayan cesurca hakkı olmadığını dile getirecek. Bu rüya bir gün Türkiye'de gerçek olacak. Bu türden beyanlar da işte onun ilk adımları.

Vida, attığı golle Beşiktaşlıların kalbine adeta bir Güneş gibi doğdu.  

Vida Beşiktaş'a geldiğinde altın bir güneş gibi Beşiktaşlıların kalbine doğdu. Bayern München maçında haksız yere kırmızı kartla cezalandırılarak ise güneşimize balçık sıvadılar. O güneş İstanbul'da tekrar parladı ve Fenerbahçe kalesine doğdu. Öyle güzel bir goldü ki, gerçekten de Şampiyonlar Ligi maçında verilen kırmızı kartın getirdiği hüzün kalplerimizden silinip gitti. Tabi golün ortasını yapanın eski Fenerbahçeli Gökhan olması fazlasıyla ironikti. Sonra Beşiktaş'ın gerçek kahramanı çıktı sahneye. Onunla ilgili okuduğum her olumsuz eleştiride, seksenli yıllardan kalma kokuşmuş zihniyetleri gördüm. On başarıya alkış ama tek hataya yuhalama zihniyetindekiler spor seyirciliği kategorisinden bir an önce silinip gitse çok sevineceğim. Kimden bahsediyoruz yahu? Elbette Büyük Metin'den sonra yedi numaralı forma sırtına en çok yakışan kara kartal Quaresma'dan bahsediyoruz. O futbolu bıraktığında bizim için trivera gollerini kim atacak? Bu kulüp yüz yıl daha ayakta kalsa bir Quaresma daha gelecek mi? Sahada olduğu her anın tadını çıkartmalıyız. Artık para ettiği için Çin'e satılacakmış, Şenol Güneş hoca ile kavga etmiş ve bu türden klişe haberleri okumaktan nefret ettim. Bırakın da şu resitalin tadını sonuna kadar çıkartalım. Artık bu Quaresma'nın veda turnesi. Ya şimdi izleyeceğiz, ya da sonsuza dek eski görüntülerin esiri olacağız. Haydi ilk golü attın, doksan artı dördüncü dakikada bitmiş maça bile gol sığdırmak nedir yahu? Bu iştah yirmi yaşında futbolcularda bile yok. Peki Negredo'ya ne demeli? Adam gol atamıyor diye neler söylemediler hakkında. Peki bu kritik maçta Quaresma'nın attığı golleri hazırlayıcısı kim oldu? Elbette Negredo. Atmadı ama atılmasını sağladı. Müthiş profesyonel bir oyuncu ve o yüzden lütfen artık ondan gol atmasını değil Beşiktaş'a katkı sağlamasını bekleyelim. Bu gol konusu kapansın.

Negredo, Beşiktaş için ne kadar faydalı bir futbolcu olduğunu bir kez daha ispatladı. 

Şimdi Beşiktaş üçüncü sırada ve haftanın son maçında Başakşehir, Gençlerbirliği'ni yense bile sıralamadaki yeri değişmeyecek. Fenerbahçe derbisinde alınan galibiyet takımı Avrupa Kupalarında alınan üzücü ve talihsiz yenilginin etkisinden çıkarttı. Beşiktaş için her şey yolunda gidiyor. Bu sene de şampiyonluğun en güçlü adayı olduğumuzu bilmek tüm takımları dehşete düşürüyor ama gerçeklerden kaçmak mümkün değil. Beş senelik kalkınma programı dengeli ve kesintisiz bir şekilde sürüyor. Geçen sene UEFA Avrupa Liginde büyük başarı elde eden kara kartal, bu sene Şampiyonlar Ligi'nde aynı başarıyı gösterdi. Aynı ivme devam ettiği sürece dünyanın her yerine "Her zaman her yerde en büyük kartal" yazdırmamız bir rüya değil.


Stadyum: Vodafone Arena
Maç saati: 19.00
Hakem: Cüneyt Çakır
Beşiktaş: Fabri, Gökhan Gönül, Vida, Tosic, Adriano, Atiba, Medel, Tolgay Arslan, Quaresma, Babel, Vagner Love
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Fenerbahçe: Kameni, Isla, Neustadter, Neto, İsmail, Mehmet Topal, Josef, Dirar, Aatıf, Giuliano, Fernandao
Teknik Direktör: Aykut Kocaman

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder