12 Mart 2018 Pazartesi

BEŞİKTAŞ 1 - 0 GENÇLERBİRLİĞİ (10/MART/2018)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonunun yirmi beşinci maçında Gençlerbirliği'ni misafir etti. Maçın genelinde oyuna hakim olan kara kartal, sahaya "En az beraberlik" parolasıyla çıktığı her halinden belli olan Gençlerbirliği'ni tek golle geçmeyi başardı. 

Gençlerbirliği, her daim Türkiye Süper Lig'inde diri bir takım olmuştur ve çoğunlukla şampiyonluğa oynayan takımların hemen arkasında sıralanmıştır. Bugün oynanan maçta da son yirmi senede izlediğim Gençlerbirliği'nden pek farklı bir takım görmedim sahada. Maçı dengede tutmak ve en az beraberlik almak için yoğun bir çaba içerisinde oldular. Beşiktaş ise yaptığı üst üste ataklarla maçı almak için her yolu denedi. İlk yarı golsüz beraberlikle sonuçlandığında eminim bir çok Beşiktaşlının içine puan kaybetme korkusu doğmuştur. Beşiktaş ise tam bir "Şampiyon olacak takım" çizgisi çizerek maçı tek golle almayı başardı. Tolgay'ın pasında topla buluşan Talisca mükemmel bir vuruş yaparak topu ağlarla buluşturdu. Top kaleye girmeden önce kaleciye de temas etti ve bu golün zor şartlar altında gerçekleşmesine sebep oldu. Böylelikle Talisca topu adeta iğne deliğinden geçirerek gol atmış oldu. Kaleci Fabri'de bugün yaptığı kritik kurtarışlarla galibiyette büyük pay sahibi oldu. Maçın ilk yarısında kara kartal adına verilmeyen bir penaltı vardı. Ceza sahasına giren Atiba'yı takip eden iki oyuncudan birisi, tam iki defa ayağıyla çelme çakma girişiminde bulundu ve ikincisinde başarılı oldu. Ne var ki hakem bu pozisyonda penaltı düdüğü çalmadı. Oysa bir pozisyon bundan daha çok penaltı olamazdı. 

Atiba'nın düşürüldüğü pozisyonda, hakem penaltı düdüğü çalmadı.

Ümit Özat ve Şenol Güneş arasındaki anlamsız gerginlik, bu maçta da devam etti. Daha önceki olayda Ümit hocaya bir hayvan ismi yakıştırılınca öfkesinin bundan kaynaklanacağını düşünerek kendisine de hak vermiştim ama bu sefer işin tadı kaçtı desek yeridir. Maçın ikinci yarısında Beşiktaş yedek kulübesi önünde taç atışı kullanan Gençlerbirliği oyuncusu Ahmet, hararetle kendi oyuncularına taktik verirken Şenol Güneş ile karşılaşınca ortalık karıştı. Bunu oyuncusuna bir engelleme olarak gören Ümit hoca, ortalığı velveleye verdi. Oysa Ahmet bile, Şenol hocanın o sırada oyuncularına talimat verdiğini söyledi. Kimsenin kimseyi engellediği filan yoktu. Ümit Özat, bu sefer işin tadını kaçırdı zira yaptığı her öfke gösterisi kendisini küçük düşürüyor. Şenol Güneş'te pek oralı olmadı zaten. Bununla birlikte, teknik direktörlerin kendilerine ayrılan alanı hiç bir şartta aşmamaları gerektiğini de unutmayalım. Anlık heyecanlar bu şekilde tepkilerin önünü açabiliyor ve gereksiz ortamlar oluşabiliyor. 

Şenol Güneş, maçın heyecanıyla Ahmet'in önünde duruyor ancak 
kendisine ayrılan alanın dışında olması da olaya bahane yaratıyor. 

Beşiktaş, lider Galatasaray'ın üç puan gerisinde olmak üzere şampiyonluk için gerekli pozisyonu almış durumda. Bundan sonra yapılacak en önemli iş şüphesiz geriye kalan maçları eksiksiz geçmek gibi görünse de daha da önemli olan, Galatasaray deplasmanında provokasyonlara gelmemektir. Eğer Beşiktaş, Galatasaray'ın muhtemel kavgacı ve sert oyununa karşı dik durabilirse, şampiyonluğu kazanması kesinleşir. Önümüzdeki hafta oynanacak Şampiyonlar Ligi mücadelesinde Bayern München karşısında alınacak bir prestij galibiyeti de Beşiktaş'a büyük motivasyon sağlayacaktır. İlk maçta kırmızı kart oyunu ile nasıl saf dışı edildiğimizi hatırlarsak, böyle bir galibiyetin hayal olmadığını görebiliriz. Kara kartalımıza iki kulvarda da başarılar dileriz. 


STADYUM: Vodafone Arena
SAAT: 19.00
HAKEM: Mustafa Öğretmenoğlu
BEŞİKTAŞ: Fabri, Gökhan, Medel, Tosic, Adriano, Atiba, Tolgay, Lens, Talisca, Babel, Negredo
TEKNİK DİREKTÖR: Şenol Güneş
GENÇLERBİRLİĞİ: Hopf, Ahmet Oğuz, Uğur, Scekic, Milinkovic, Alper, Pogba, Skuletic, Sessegnon, Aydın, Jailton
TEKNİK DİREKTÖR: Ümit Özat 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder