10 Nisan 2018 Salı

BEŞİKTAŞ 5 - 1 GÖZTEPE (07/NİSAN/2018)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonunun yirmi sekizinci maçında Göztepe'yi misafir etti. Doksan dakikasına tam altı gol sığan maçta, beş gollü galibiyetle seyircilerine büyük bir keyif yaşatan Beşiktaş, şampiyonluk yolundaki ısrarlı yürüyüşünü sürdürdü.

Göztepe, güçlü, ruhu olan ve seyircilerinin gurur duyması gereken bir takım. Bunu boyun eğmeden oynadıkları oyunla ortaya koydular. Israrcı tavırları sadece bir gol getirdi ama sahadan başları dik ayrıldılar. Beşiktaş ise Türkiye Süper Ligi'nde bulunup karşısında böyle açık bir oyun sergilenebilecek son takım olsa gerek. Ne kadar atak yaparsan o kadar çok açık veriyorsun. Beşiktaş bunu çok iyi yapıyor. Beni tek endişelendiren deplasmanlarda bu karakterinden yüzde yirmi beş oranında taviz veriyor olması. Büyük takımlar böyle yapmaz. Beşiktaş büyük takım ve hatta en büyük takım ama kendi liginin en büyük takımı. Eğer Avrupa'da da en büyükler arasına ismini yazdırırsa, o zaman Türkiye Süper Ligi'ndeki takımlar uzun yıllar ikinci olmaya oynarlar. Şu anda ise olabileceğinin en iyisi ve basamakları adım adım yukarıya tırmanmaya devam ediyor.

Beşiktaş maçı farklı kazanmasını bildi ama yine de sahada iyi bir mücadele vardı. 

Maçın açılış golü yine Talisca'dan geldi. Adam her geçen gün daha da değerleniyor. Beşiktaş yönetimi siyah beyazlı kulübe imza atması için olağanüstü bir strateji belirlemek durumunda yoksa çok büyük paralar vermek zorunda kalacaklar. Çok büyük para verilirse daha da değerlenmesi için performans grafiğinin ivme kaybetmeden yükselmesi gerekecek. Düşerse kulüp maddi zarara uğrar. Hala aklımı şu düşünce meşgul ediyor. Evet, Talisca müthiş bir transfer olur ama imzayı attıktan sonra da bu böyle devam edecek mi?

Bugün sahada hücum ve golcü oyuncu bolluğu vardı. Beşiktaş sahaya adeta beş atmaya çıkmıştı. Talisca, Babel, Lens ve Negredo'nun varlığı, mutlak galibiyetin işaretiydi. Nitekim Talisca ve Babael gollerini attılar. Negredo ve Lens sessiz kalınca, onların yerine defans işi ele aldı ve Medel ile Tosic ikilisi ağları havalandırdılar. Beşiktaş sağlı sollu arkalı önlü her yeriyle gol atmaya çıkmıştı sahaya. Seyircilere de bu gollerin tadını çıkartmak kaldı. Bir çok kritik maçta tökezleyen Beşiktaş, her şeye rağmen şampiyonluk yürüyüşünü sürdürdü.

Talisca her maçta gol atarak değerini katlamaya devam ediyor.

Beşiktaş'ın Amerikalısı Larin, nihayet forma giyme fırsatını bu maçta buldu. Oynadığı mevki kalabalık olduğunda, kendini ispatlama fırsatı her zaman gelmeyebiliyor. Geldiğinde de bunu iyi değerlendirmek lazım. Tabi değerlendirmek lazım derken bu da biraz şans meselesi. İyi oynarsın ama kendini gösterebileceğin ve dikkat çeken bir pozisyon olmaz. O zaman kimse attığın doğru düzgün paslara bakmaz. Özellikle de golcü sıfatıyla sahaya indiysen mecburen gol atarak kendini göstermen gerekir. Larin maçın seksen üçüncü dakikasında oyuna girdi ve ayağına gelen fırsatı doğru kullanarak golünü attı. Bu da hemen dikkat çeken bir hamle oldu tabi. Skor her ne kadar üç birlik skorla Beşiktaş'ın lehine giden bir maç olsa da gol atmış olmak önemli. Şimdi basında Şenol Güneş'in ona daha çok oynama fırsatı vereceği yazılıyor. Şüphesiz Larin bunu hak ediyor. O ne kadar iyi olursa, Beşiktaş'da o kadar iyi olur. Doğru bir transfer olduğunu çok kısa zamanda göstereceğine inanıyorum.

Larin golünü attı ve gerçek bir kara kartal oldu. 

Beşiktaş'ın şampiyonluk yolundaki en güçlü rakibi Galatasaray, Gençlerbirliği deplasmanında üç puanı bırakınca hesaplar hemen değişti. Ben şahsen Ankara deplasmanında puan kaybedeceklerine ihtimal vermiyordum ama geçen hafta yazımı bitirirken dile getirdiğim gibi hayat sürprizlerle dolu. Daha da nice sürprizler olacağına inancım sonsuz. Tek endişem Galatasaray deplasmanında bir maçımız olması. Kara kartalın o maçta şampiyonluğu iki defa hatta üç defa fazla istiyor olması gerekli. Aksi taktirde bir belediye takımının yüz yılı devirmiş bu iki çınarın arasından sıyrılıp şampiyonluk ipini göğüslemesi, Türk futbol tarihinin traji komik olaylarından birisi olur.


Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Ümit Öztürk, İsmail Şencan, Asım Yusuf Öz
Beşiktaş: Fabri, Adriano, Pepe, Tosic, Caner (Larin dk. 83), Medel, Necip, Lens (Vida dk. 76), Talisca, Babel, Negredo (Mustafa dk. 73)
Yedekler: Tolga, Utku, Fatih, Alpay, Gökhan Töre, Gökhan Gönül
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Göztepe: Beto, Sabri, Reis, Leo, Tanju (Elessa dk. 83), Selçuk (Tayfur dk. 50), Rotman, Castro, Poko, Halil, Demba Ba
Yedekler: Günay, Yavuz, Ghilas, Scarione, Erol Hakan, Serkan, Enes
Teknik Direktör: Tamer Tuna
Goller: Talisca (dk. 19), Medel (dk. 26), Tosic (dk. 64), Larin (dk. 86), Babel (dk. 87) (Beşiktaş), Halil (dk. 71) (Göztepe)
Kırmızı kart: Rotman (dk. 78) (Göztepe)
Sarı kartlar: Demba Ba, Leo, Tanju, Tayfur (Göztepe), Mustafa (Beşiktaş)

1 yorum: