14 Mayıs 2018 Pazartesi

OSMANLISPOR 2 - 3 BEŞİKTAŞ (13/MAYIS/2018)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonunun otuz üçüncü maçında Osmanlıspor'a misafir oldu. Kara kartal, ligin bitmesine iki hafta kala oynana maçtan galibiyetle ayrıldı ancak Galatasaray'ın da maçını kazanmasıyla şampiyonluk şansını yitirdi. Bundan sonra oynanacak son mücadelede hedef ikinci olmak ve Şampiyonlar Ligi'ne gidebilme hakkı kazanmak olacak.

Ne var ki sunduğu maddi imkanlara ve prestije rağmen ben Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde oynamasını istiyorum. Bunun sebebi Beşiktaş'ın Avrupa Kupalarında bir kupa aldığını görmek istememdir. Bu sene kara kartal Şampiyonlar Ligi grubundan yenilgisiz lider çıktığında her zaman hileli olan kura çekiminde Beşiktaş'a özel ekstra hileli kura uygulaması yapılmış ve Bayern München takımımızın karşısına çıkartılmıştı. Gerçi onlar da bütün o havalarına rağmen elenip gittiler ve kupaya uzanamadılar. Her neyse efendim, Beşiktaş her şeye rağmen Almanya deplasmanına kendine güveni olan ve maçı kopartabilecek bir güçle çıktı. İlk on beş dakika oynandığında işlerin sapa saracağını anlayan karanlık eller, uydurma bir kırmızı kart ile defansımızı ve buna bağlı olarak moralleri çökertmeyi başardılar. Buradan da daha önce de belirttiğim üzere şu mesaj çıktı. Düşük bütçe ve amatör ruhla çok para harcanarak kurulmuş takımlara kafa tutmak sizin haddiniz değil. Çok çirkin ama bu bir gerçek. Bu durum seneye de değişmeyecek zira Beşiktaş Şampiyonlar Liginde bulunan zirve takımlara göre henüz bütçesini yeterli seviyede genişletebilmiş değil. Temizlenmeye çalışılan geçmiş borçları da hesaba katınca bu hala uzun bir süreç istiyor. O zaman ne yapmak lazım? Madem şampiyon olamadın, bırak gitsin o zaman UEFA ligini almaya bakalım değil mi? Bir Avrupa Kupası görsün şu seyirci.


Yukarıda yazdıklarımı göz önünde bulundurduğumuzda, Osmanlıspor Beşiktaş maçı, benim nazarımda Osmanlıspor için çok daha önemliydi zira Ankara kulübü ligden düşme tehlikesi içerisinde. Maçı almak için ellerinden geleni yaptılar. Şanssız oldukları nokta, karşılarında Beşiktaş olmasıydı. Beşiktaş şampiyon olamadığı için ipleri salacak bir takım değil. Hedef koyuldu. Ne olursa olsun o son üç maç alınacak. Şimdi kaldı bir. O maç da Beşiktaş Sivasspor'u misafir edecek. Beşiktaş'ın ligin ortasına demir atmış olan Sivasspor maçında zorlanacağını sanmıyorum. Umarım Beşiktaşlılar bu maçta tribünleri dolduracaklardır. Bu sezon kara kartalı izlemek için son fırsat budur. Sonrasında saçma sapan uydurma transfer haberleriyle dolu bir yaz tatili bizi bekliyor. O günler geldiğinde, dağ başında bir kampta üçüncü lig takımlarıyla oynanan hazırlık maçlarını izlemeye bile razı olacağız.

Maçla ilgili bir şeyler yazmayacağım. Ne sahaya çıkan kadro, ne attıkları goller her hangi bir şeye ölçü değil. Bu sezonun kadrosu görevini tamamladı sayılır. Artık seneye kurulacak kadro ile ilgilenme zamanıdır. Larin seneye banko oynamaya başlayabilir. Mustafa yine gol attı. Ne zaman görev verilse yapıyor ama seneye de ilk on birde olacağını sanmıyorum. Love ise mevcut Beşiktaş yönetiminden beklemediğim günü kurtarmaya yönelik bir transferdi. İyi bir golcü olabilir ama Beşiktaş'a gelme zamanı doğru değildi. Hiç gelmese daha iyiydi. Beşiktaş, 10 Şubat 2018 tarihinde Karabükspor'u beş gol ile yendiğinde, Love için şu sözleri yazmıştım.
"Love'u gol atsın diye aldık ve adam süper profesyonel olduğu için sahaya inmesiyle işini yapmaya başlaması bir oldu. Nokta atış transfer diye buna derim."
Şimdi söylediklerim o gün söylediklerimle ters düşüyor gibi görünebilir ama sahaya çıkar çıkmaz iki gol atan adam için de yanlış transfer demek itici olabilirdi. Evet, gol atsın diye alındı ve görevini yaptı. Uzun vadede fayda sağlanacak bir futbolcu olmadığını o zaman da düşünmüştüm ki görünen köy kılavuz istemez. Geleceğe yatırım yapacaksak Larin'e odaklanmalıyız. Cenk ayrıldıktan sonra Larin banko oynasa başarılı olurdu diye düşünüyorum çünkü bu çocuk Amerikalı ve Amerikalılara özgü bir öz güvene sahip olduğundan tribünleri coştura bilirdi. Şenol Güneş onu seneye saklamayı düşündüğüne göre ve esas futbol adamı o olduğuna göre eminim bir bildiği vardır.

OSMANLISPOR: Karce, Anıl, Numan, Yalçın, Muhammed, Carlos, Ceyhun, Lumanza, Regattin, Serdar, Aminu.

BEŞİKTAŞ: Fabri, Gökhan, Vida, Medel, Necip, Tolgay, Oğuzhan, Babel, Talisca, Lens, Larin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder