20 Nisan 2014 Pazar

BEŞİKTAŞ 1 - 1 FENERBAHÇE (20/NİSAN/2014)


Beşiktaş, dip dibe ikincilik mücadelesi verdiği Galatasaray'ın Kasımpaşaspor'dan dört gol yiyerek üç puan kaybettiği haftada, Fenerbahçe ile berabere kalarak bir kez daha puan farkını açma fırsatını yitirdi. Neyse ki rakip Fenerbahçeydi. Böylelikle niye puan kaybettin sorusunu sorma fırsatımız olmadı. Orta sıralardaki bir takıma yenilseydik ağzıma geleni söylerdim şimdi. Neyse ki bu duruma rağmen iki puan farkla ikinci sıraya yerleşti kara kartal.

Maç beklentilerimin altında bir heyecanla başladı. Sanki o yüksek heyecanlı derbi maçlarından değildi. Bir sürü uyduruk faul pozisyonu oldu. Oyuncular yerlerde süründüler. Daha yirmi dakika geçmeden tempo dibe vurdu. Elim hemen telefonuma gitti ve sosyal ağlardaki gereksiz muhabbetlere bakmaya başladım. Demek ki ben de heyecanımı yitirdim. Peşinden Fenerbahçeli Emre bir kez daha sporun ve futbolun ana fikrine yakışmadığını vurgulama gereği hissetti. Hakeme verdi, veriştirdi. Her pozisyonda kendini abartılı hareketlerle yerlere attı. İyice tadım kaçtı. 'Bir haftadır beklediğim muhteşem derbi maçı bu muymuş? diye sormadan edemedim kendi kendime.


Fenerbahçe'nin atakları diriydi. Yirmi dördüncü dakikada Sow'un attığı gol çok şıktı. Gol adeta geliyorum dedi. Golcü dediğin böyle olur. Adam çok rahat attı golü. İçime fenalık geldi tabi. Süper derbiden vazgeçtim bari berabere kalın diye düşünmeye başladım. Bazen kara kartalı izlerken gol bile yese maçı alabilecek gücü olduğunu görüyorum. Bu maçta ise bana o güveni vermedi Beşiktaş. Dany, Galatasaray maçında sebep olduğu şansız penaltı pozisyonunun etkisini üzerinden attı. Bu iyi. Bence takımda kalmasında sakınca yok. Atiba her zaman fırtına gibi oynardı. Bu maçta kayboldu sanki biraz. Beklentimi karşılamadı. Fraco'yu da oyun içinde pek takip edemedim. Birden fazla gol yemediğimize göre, görevini yapmış olsa gerek. Motta sahanın yıldızıydı. Takımı sırtladı. Kazanmayı isteyen bir oyun sergiledi. Bu oyununu kırk dördüncü dakikada bir de golle süsledi. Takımı ipten aldı. Keşke hakemin hışmına uğrayıp kırmızı kartla oyun dışı da kalmasaydı. Gökhan her zamanki gibi çok iyiydi. O gol getiren süper sağ kanat ataklarından defalarca yaptı ama bu sefer şansı yaver gitmedi. Bunda misafir takımın lider takım olmasının da etkisi var şüphesiz. Adam boşuna lider olmamış. Bu takıma geçmiş yazılarımda çok takılmışlığım vardır muhteşem Fenerbahçe demek suretiyle. Bu sene pek uğraşacak fırsat bulamadım zira iyi oynuyorlar. Veli iyiydi ama takımı sırtlayacak bir oyun sergileyemedi. Jones her zamanki gibi oynadı. Sağlamcı davrandı. Pasları yerini buldu. Tam bir görev adamı. Olcay'a söyleyecek sözüm yok zira adam takımın dinamosu. Eksiksiz işini yapıyor. Her maç oynuyor. Almeida'dan haklı olarak gol bekliyorduk bu gece. Yabancı golcüyü bol ve atraksyonlu goller atsın diye alıyorsun. Adam derbi maçında kitlenince dikkat çekiyor tabi. Bize de klişe bir eleştiriyle 'Onuncu sıradaki takıma gol atasın diye mi aldık seni?' demek kalıyor.


Maçın son beş dakikasında iki takım da adeta gol atmak istiyor görüntüsü verdiler ama beraberlikte çoktan karar kılmışlardı. Kendimi enayi gibi hissettim gol olmasını beklediğim için. Sonunda pes ettim. Zaten vakit de doldu. Futbolcular muratlarına erdiler, rahatladılar. Kazanmak istemeyen iki takımı seyretmekten büyük rahatsızlık duydum. Derbi maçı bu kardeşim. Ne sıralama ne puan hesabı olmamalı. İki takımda ne olursa olsun yenmeye oynamalı. Yoksa ne anlamı var muhteşem derbi laflarının filan.

İki oyuncumuz kırmızı kart gördü. Hakem daha toleranslı olabilir miydi bilemiyorum ama verdiği kararlar ne yazık ki gayet makul kararlardı. İsmail'e çok kızdım. Sen oyuna bir de sonradan girdin adam. Ne zamana sığdırdın iki sarı kartı, bir kırmızı kartı? Rekor vallahi. Hem sen sarı kart görmüşsün, ne elin oyuncusunu yakalayıp tepe taklak indiriyorsun aşağıya?


Maçın güzelliği, seksen sekizinci dakikada hakemin verdiği serbest vuruşu adil bulmayan Fenerbahçeli futbolcuların topu dışarıya vurmasıydı. Gerçi hakem çoğunluğun bilmediği kritik bir kuralı uygulamıştı. Hadi bizlerin bilmemesi neyse de, futbolcuların her kurala hakim olmaması acayip komiğime gitti. Nasıl futbolcu oldunuz siz diye sormazlar mı adama? Maçın çirkinliği ise Emreydi. Yaptığı itirazlarla, takındığı çirkin yüz ifadesiyle, hakeme el kol hareketleri yapmak suretiyle sövmesiyle maçın en çirkin görüntüsü Emreydi maalesef. Kimse de uyarmıyor mu bu çocuğu yahu?

Heyecansız, maç içerisinde planlanmış ve karara bağlanmış beraberlikle biten oyun ne yazık ki bana hiç keyif vermedi. Neden Fenerbahçe'yi yenemedin diye sormak saçma olur ama neden yenmeye oynamadın diye sormak da hakkımız olsa gerek değil mi?


BEŞİKTAŞ 1-1 FENERBAHÇE

Stat: Olimpiyat stadyumu
Hakem: Halis Özkahya

Beşiktaş: Tolga, Atiba, Dany, Franco, Motta, Gökhan Töre (Dk. 64 İsmail), Veli Kavlak, Jones, Olcay (Dk. 72 Mustafa), Oğuzhan (Dk. 86 Uğur), Almeida.
Teknik Direktör: Slaven Bilic

Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Kadlec, Alves, Caner Erkin, Mehmet Topal, Meireles (Dk. 86 Mehmet Topuz), Emre (Dk. 46 Alper), Kuyt, Sow, Emenike.
Teknik Direktör: Ersun Yanal

Goller: Dk. 24 Sow (Fenerbahçe), Dk. 44 Motta (Beşiktaş)
Sarı Kartlar: Jermaine Jones, Motta, Veli Kavlak, Dany (Beşiktaş), Emre Belözoğlu, Alper (Fenerbahçe)
Kırmızı Kart: Dk. 57 Motta, Dk. 90+3 İsmail (Beşiktaş)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder