28 Aralık 2017 Perşembe

BEŞİKTAŞ 4 - 1 OSMANLISPOR (28/ARALIK/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 Türkiye Kupası son on altı turu ilk maçında, Osmanlıspor'u misafir etti. On bir gün önce yine Osmanlıspor ile Vodafone Arena'da lig maçına çıkan Beşiktaş, bu sefer rakibini dört golle geçmeyi başardı ve tur için büyük bir avantaj sağladı.

Maçtan da bahsetmek isterdim ama aynı rakiple on gün içerisinde iki defa oynayıp toplam dokuz gol kaydedince konuşacak bir şey kalmıyor. Şimdi lige de ara verildi ve Beşiktaş için toparlanma süreci başladı. Sezonun ilk yarısında her zaman olduğu gibi hem rakip takımlarla hem de kulis oyunlarıyla mücadele etmeye devam ettik. Bunun yanında Şampiyonlar Ligi'nde grubu birinci sırada tamamlayarak tarih yazdık. Beşiktaş tüm dünyanın tanıdığı bir marka değeri oldu ve her geçen gün de tanınmaya devam ediyor. Beşiktaş yönetimi "Come to Beşiktaş" sloganını güzel bir tanıtım videosu ile de taçlandırdı. Bu video aracılığı ile Beşiktaş'ın ismi hızla her yere yayılmaya devam ediyor. Beşiktaş, doğru transfer politikalarıyla tüm Türkiye'ye profesyonellik dersi veriyor. Bir kulübün çıkarları nasıl korunur dersi veriyor. Bir kulüp beceriksiz ve basiretsiz yönetimlerin içerisine sürükledikleri karanlık çukurdan nasıl kurtarılır dersi veriyor. Beşiktaş her şeyiyle örnek olmaya ve kıskandırmaya devam ediyor. Daha önceki bir çok yazımda da ifade ettiğim tek endişem, daha sonra gelecek olası kötü niyetli yönetimlerin, oluşan güçlü kaynakları kendi lehlerine kullanmaya kalkmaları ama eminim böylesine kapsamlı bir kalkınma projesini yürüten mevcut yönetim, böylesine büyük bir tehlikenin de önlemini alıyordur.

COME TO BEŞİKTAŞ

İlk yarının sonunda oluşan puan tablosuna göre Beşiktaş beşinci sırada ama puanlara bakıldığında sadece iki maç geriden lideri takip ediyor. Kimse dile getirmek istemese de Beşiktaş bu senenin de tek şampiyon adayı. Yayıncı kuruluş ve ona bağlı olarak bu işlerden para kazanan bir çok birimi anlayabiliyorum. Erken biten filmler kazançlarını sekteye uğratacağı için eskiden kara kartala rakip olan diğer takımları televizyon ekranlarında parlatmak için büyük çaba sarf ediyorlar. Hak vermemek elde değil ancak bütün bu çabalar gerçekleri değiştiremiyor zira Beşiktaş artık Türkiye'nin en büyük ve tek büyük takımı. Beşiktaş'ı bu kadar iddialı yapan sebep günlük sportif başarılar değil, adeta çağ atlamasına sebep olan yatırımlar ve yatırımların yönetilme şeklidir. Benzer türden programlar uygulamadıkları sürece diğer kulüplerin kendilerini Beşiktaş ile beraber büyük bir kulüp olarak görmeleri göstermelik olacaktır.

Bu maçta Cenk, Beşiktaş adına son golünü attı zira hemen sonrasında Beşiktaş, Türkiye tarihinin en pahalı transferine imza atarak Cenk'i İngiliz kulübü Everton'a verdi. Tam yirmi sekiz milyon euro'ya Everton'a imza atan Cenk'e sonsuz başarılar diliyoruz çünkü o Beşiktaş'ın çocuğudur ve bundan sonra Everton'un maçlarını da Beşiktaşlı Cenk için izleyeceğiz. Beşiktaş bu sene ilklerin takımı olmaya transferdeki başarılarıyla da devam ediyor. Cenk transferi bunun en önemli örneğidir. Yolun açık olsun Cenk kardeş.

Gururumuz Cenk Everton'a imza attı.

Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Alper Ulusoy, Ceyhun Sesigüzel, Hakan Yemişken
Beşiktaş: Tolga Zengin, Gökhan Gönül, Pepe, Tosic, Caner Erkin, Tolgay Arslan, Hutchinson (Dk. 40 Mitrovic), Babel (Dk. 78 Quaresma), Oğuzhan Özyakup, Cenk Tosun (Dk. 58 Orkan Çınar), Negredo
Osmanlıspor: Karcemarskas, Vrsajevic, Numan Çürüksu, Maxsö, Anıl Karaer, Luiz Carlos (Dk. 67 Tugay Kaçar), Hasan Kılıç, Serdar Gürler, Özer Hurmacı (Dk. 60 Musa Çağıran), Regattin, Doukara (Dk. 74 Cikalleshi)
Goller: Dk. 15 Vrsajevic (kendi kalesine), Dk. 35 Negredo, Dk. 51 Cenk Tosun, Dk. 90+4 Quaresma (Beşiktaş), Dk. 72 Doukara (Osmanlıspor)
Kırmızı Kart: Dk. 89 Anıl Karaer (Osmanlıspor)
Sarı Kartlar: Dk. 34 Hasan Kılıç (Osmanlıspor), Dk. 53 Cenk Tosun, Dk. 90 Gökhan Gönül (Beşiktaş)

24 Aralık 2017 Pazar

SİVASSPOR 2 - 1 BEŞİKTAŞ (23/ARALIK/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonunun on yedinci maçında Sivasspor'a mağlup oldu. Yüksek moral ve galibiyet parolasıyla Sivas'a giden ve burada izleyiciler tarafından coşkuyla karşılanan Beşiktaş, istediği galibiyeti alamadan İstanbul'a dönmek zorunda kaldı.

Beşiktaş bu sene gerçekten çok şanslı zira o puan kaybettikçe rakipleri de kaybetmeye devam ediyorlar. Zirve ile puan farkı üç olan kara kartal şimdi üç puan daha geriye düşerek farkı beşe çıkarttı. Tabi ben bu yazıyı yazarken Galatasaray henüz on yedinci hafta maçına çıkmış değil. Fark daha da az olabilir. Peki Başakşehir ne olacak diye sorarsanız, onlar benim için sadece ligin flaş ekibi olabilirler. Şampiyonluk yarışında olduklarını düşünmüyorum. Bu farkın on bir puan olduğu zamanları da gördüğümüz için bu durum bizi çok rahatsız etmemeli. En azından beni hiç rahatsız etmedi. Takım tam üç kulvarda mücadele ediyor ve bunlardan birisi Şampiyonlar Ligi. Yakın zamanda Bayern München önüne çıkacak olan kara kartal, her şeye rağmen elinden gelenin en iyisini yapıyor. Bu maçta bir çok gol pozisyonu bulan Beşiktaş, olmadık şekilde yenilmeyi başardı desek yeridir. Gerçekten hiç kolay bir dönem değil bu. Bence sakinliğimizi koruyup Beşiktaş'ı desteklemeye devam etmeliyiz. Genel tabloya bakıldığında durum gayet iyi. Bir takım hiç yenilmeyecek diye bir şey yok. Efendim Quaresma oyundan çıkarken kızmış, neden çift santrfor olmamış, şu neden oyunda değilmiş filan türünden sohbetler sadece bilgi kirliliği yaratıyor diye düşünüyorum. Quaresma demişken, bu sezon Barcelona'nın maçlarda yüz seksen beş orta yaptığını, ve buna karşılık Q7'nin tek başına iki yüz on iki orta yaptığını biliyor muydunuz? Her zaman söylüyorum, Beşiktaş izleyiciler tarafından çok sevilen iyi yabancı futbolcular gördü ama böyle bir efsane görmedi. Şimdi hocamızdan bahsedelim. Bu takımın başında Türkiye'nin en iyi Teknik Direktörü var. Bu durum çok uzun yıllardır böyleydi ama Şenol Güneş'in hakkı verilmiyordu. Şimdi doğru bir yerde ve doğru işlere imza atıyor. Daha da atmaya devam edecek. Beşiktaş gerçekten çok puan kaybetti ama bunu yanında bize çok da mutluluk yaşattı. Kimsenin endişesi olmasın. Bu sene yine şampiyonuz.


Stadyum: Sivas Yeni 4 Eylül Stadyumu
Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun
Sivasspor: Tolgahan Acar, Auremir, Bjarsmyr, Medjani, Ziya Erdal, Ndinga, Hakan Arslan, Rybalka (Dk. 61 Mert Hakan Yandaş), Bifouma (Dk. 66 Cyriac), Emre Kılınç (Dk. 90+2 Hakan Bilgiç), Kone
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Pepe, Tosic, Adriano, Hutchinson (Dk. 69 Oğuzhan Özyakup), Medel, Quaresma (Dk. 79 Lens), Babel, Talisca, Negredo (Dk. 46 Cenk Tosun)
Goller: Dk. 5 Rybalka, Dk. 83 Cyriac (Sivasspor), Dk. 26 Negredo (penaltıdan) (Beşiktaş)
Sarı kart: Dk. 86 Mert Hakan Yandaş (Sivasspor)

17 Aralık 2017 Pazar

BEŞİKTAŞ 5 - 1 OSMANLISPOR (17/ARALIK/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonu on altıncı maçında Osmanlıspor'u misafir etti. Osmanlıspor'un oyunu bozmak yerine kendi gücünü ortaya koymayı tercih ettiği, Beşiktaş'ın ise seyircisinin büyük desteğiyle müthiş performans koyduğu mücadeleden galip çıkan taraf kara kartal oldu. Babel tam üç gol atarak hattrick yaptı ve Beşiktaş'ın gol silahları Cenk ve Negredo'da birer golle onu desteklediler. Bu maçtan sonra medyanın hemfikir olduğu bir konu varsa o da Beşiktaş'ın bu seneki en büyük şampiyonluk adayı olduğuydu.

Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Halil Umut Meler, Kerem Ersoy, Cevdet Kömürcüoğlu
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Pepe, Tosic, Adriano (Dk. 89 Caner Erkin), Hutchinson, Medel, Quaresma (Dk. 69 Lens), Talisca (Dk. 82 Cenk Tosun), Babel, Negredo
Osmanlıspor: Karcemarskas, Vrsajevic, Prochazka, Maxsö, Pinto, Musa Çağıran (Dk. 77 Sadeghian), Lawal, Serdar Gürler, Özer Hurmacı (Dk. 61 Umar), Regattin, Cikalleshi (Dk. 69 Doukara)
Goller: Dk. 32, 43 ve 52 Babel, Dk. 75 Negredo, Dk. 87 Cenk Tosun (Beşiktaş), Dk. 90+2 Serdar Gürler (Osmanlıspor)
Sarı kartlar: Dk. 8 Lawal, Dk. 25 Serdar Gürler, Dk. 35 Musa Çağıran (Osmanlıspor), Dk. 85 Caner Erkin (Beşiktaş)

12 Aralık 2017 Salı

MANİSASPOR 1 - 1 BEŞİKTAŞ (12/ARALIK/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 Türkiye kupası beşinci tur ikinci maçında Manisaspor'a misfir oldu. Vodafone Arena'da oynanan ilk maç Beşiktaş'ın dokuz sıfırlık galibiyeti ile bittiğinden sebep, kara kartal bu maça daha çok gençlerden oluşan bir kadroyla çıktı. Bir tür formalite maçına dönüşen mücadele, iki takımın karşılıklı birer gol attıkları beraberlikle sonuçlandı.

Doğrusunu söylemek gerekirse bu maç hakkında yazılacak bir şey olmadığını düşünüyorum. İstatistik bilgilerle de boşuna sayfa doldurmanın bir anlamı olmadığına göre haftanın esas konusuna gelelim. Beşiktaş, grubundan lider çıktığı Şampiyonlar Ligi mücadelesinde çekilen kura sonucu Bayern München ile eşleşti. Kuranın hemen ardından Bayern München kulübü resmi sosyal medya sayfasında, "Come to Beşiktaş" sloganına gönderme yapılan "Geliyoruz" paylaşımı yapıldı. Beşiktaş cephesi de bu paylaşıma Leipzig maçında gürültüden dolayı rahatsız olan ve oyundan çıkan futbolcudan bahsederek "Bizi Timo Werner'e sorun" cevabı verdi. Her şeyden önce bu gerçekten çok şık bir olay. Beşiktaş'ın rakipleri artık dünyanın en iyi kulüpleri ve o kulüpler Beşiktaş'ı kendilerinden görüyorlar. Bayern München tarafından yapılan sosyal medya paylaşımı sonrası Almanların Beşiktaş'dan çekinmediği ve eleyeceklerine kesin gözle baktıkları anlamı çıkartanlar oldu. Ben bu paylaşımın daha farklı anlam taşıdığına inanıyorum. Demin de dile getirdiğim üzere, kolay gördüklerinden değil saygı duyduklarından bu paylaşımı yaptılar. Birer Beşiktaşlı olarak bu ince espriyi kaçırmamamız gerekir.


Tabi kura sonrası spor medyası çalkalandı. Beşiktaş'ın asla eleyemeyeceğini söyleyenlerden tutun, kuranın özellikle ayarlandığını söyleyenlere kadar her türlü fantastik fikir sahibini dinleme fırsatı bulduk. Kuralarda hile yapıldığına ben de inanıyorum ancak şu noktadan sonra hangi takım çıkarsa çıksın bir önemi yok. Beşiktaş grubundan lider ve yenilgisiz çıktı. Rakipleri çok güçlü takımlardı. Leipzig, Bayern München'den sonra gelen en iyi Alman takımı. Beşiktaş bu takımı iki defa yendi. Hepsi söz birliği yapmış, Bayern'in ne kadar güçlü ve geçilmez bir takım olduğunu konuşuyor. Hiç biri Beşiktaş'ın mevcut gücünü dile getirmiyor. Rakip iyi ama Beşiktaş'ta iyi. Ayrıca gerçekten de bundan sonra bir önemi kaldı mı? Beşiktaş zirvede. Neyi konuşuyorsunuz, neyi tartışıyorsunuz? Beşiktaş'ın avantajlı olduğu bir konu da ilk maçı deplasmanda oynayacak olması. Ben bu maçtan golsüz veya karşılıklı birer gollü beraberlik bekliyorum. Özellikle bir birlik beraberlik, Vodafone Arena'da oynanacak maçta Beşiktaş'a turu getirebilir. Efendim süper bir bilgisayar varmış ona hesaplama yaptırmışlar ve skorlar üç sıfır ve bir bir olmak üzere Bayern lehine çıkmış. Bilgisayar dediğin cihaz istatistik bilgileri baz alıyor. Genel başarı dökümünü göz önünde bulundurunca Bayern'in turu geçeceği sonucunun çıkması çok da şaşılacak bir şey değil. Bunu yapmak için süper bilgisayara sormaya gerek yok. Biraz futboldan anlayan her hangi birisi, genel değerlendirmede Bayern'in daha başarılı bir takım olduğunu söyleyebilir. Biz bugüne bakacağız ki daha sağlıklı bir sonuca varalım değil mi? Beşiktaş'ın bu turu geçme ihtimali yüzde ellidir. Mevcut takım ruhu, inanç ve teknik kapasite bu başarıyı sağlamak için yeterli.


Ayrıca Beşiktaş moral motivasyon anlamında da daha şanslı zira kimse neden Bayern'i eleyemedin diye soramaz ama Bayern'e neden Beşiktaş'ı eleyemedin diye sorarlar. Beşiktaş bunu da düşünerek daha rahat çıkmalı sahaya. Bu gerçekten de kulüp için tarihi bir fırsat. Beşiktaş Bayern Münih'i geçerse bu seneki pastanın üzerindeki ilk çileği koymuş olur. Bundan sonra geçilecek her tur pastanın üzerindeki çileklerdir. Beşiktaş pastayı çoktan yaptı. Sadece süsü kaldı.

Stadyum: Manisa 19 Mayıs Stadyumu
Hakemler: Sarper Barış Saka xx, Özgür Ertem xx, Selahattin Altay xx
Manisaspor: Emrullah xx, Berk xx, Ümit Yasin xx, Asım xx (Atiemwen dk. 83 xx), Kağan xx, Akın xx (Sebaihi dk. 54 xx), Ömer xx, Bakaki xx (Perovic dk. 72 xx), Alper xx, Zahit xx, Meye xxx
Yedekler: Göktuğ, Hüseyin, İsmail Haktan
Teknik Direktör: Fatih Tekke
Beşiktaş: Utku xx, Medel xx, Mitrovic xx, Fatih xx, Alpay xx (Tolgay dk. 67 xx), Caner xx, Orkan xx, Aras xxx (Mustafa Apardın dk. 37 xx), Talisca xx, Negredo xx, Mustafa Pektemek xx
Yedekler: Boyko, Ersin, Lens, Yusuf Can, Mertcan, Hüseyin Eray, Abdullah, Gökhan
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Goller: Aras (dk. 14) (Beşiktaş), Meye (dk. 53) (Manisaspor)
Sarı kartlar: Orkan, Mustafa Apardın, Alpay (Beşiktaş), Zahit (Manisaspor)

10 Aralık 2017 Pazar

KAYSERİSPOR 1 - 1 BEŞİKTAŞ (10/ARALIK/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonu on beşinci maçında Kayserispor'a misafir oldu. Süper Lig'de zirvenin takipçisi olan iki takımın mücadelesinde Kayserispor ile Beşiktaş karşılaştı. Dengeli geçen ilk yarım saatin ardından 31'de Kucher'in ortasında Umut Bulut attığı golle Kayserispor'u 1-0 öne geçirdi.

Ancak aynı Umut, 45'te ceza sahası içerisinde topu uzaklaştırmak isterken Cenk Tosun'u düşürünce Beşiktaş'a penaltı kazandırdı. 45+3'te Cenk Tosun, konuk ekibi devreye 1-1'lik eşitlikle götürdü.

İkinci yarıya Beşiktaş hızlı başladı. İlk yarının bitiş düdüğünün ardından hakeme penaltı nedeniyle itiraz edip sarı kart gören Tiago Lopes, 49'da ikinci kez kart gördü ve Kayserispor'u 10 kişi bıraktı.

Beşiktaş, 1 kişi eksik oynayan rakibi karşısında tehlikeli pozisyona dahi girmekte zorlanınca mücadele 1-1'lik eşitlikle sona erdi. Bu sonuçla Beşiktaş ve Kayserispor puanını 27 yaptı.

Kaynak: www.mynet.com

Stayum: Kadir Has Stadyumu
Hakemler: Yaşar Kemal Uğurlu xx, Serkan Çimen xx, Samet Çiçek xx
Kayserispor: Lung xx, Lopes xx, Güray xx, Umut xxx, Mendes xx, Sapunaru x, Boldrin xx, Badji x, Kucher xxx, Kana Bıyık xxx, Atilla xx
Yedekler: Muammer, Asamoah Gyan, Levent, Espinoza, Berkant, Varela, Stajiljkovic, Erdal, Erkan, Canberk
Teknik Direktör: Marius Sumudica
Beşiktaş: Fabri xx, Gökhan xx, Pepe xx, Tosic xx, Adriano xx, Atiba xx, Tolgay x, Oğuzhan xx, Babel x, Quaresma xx, Cenk Tosun xx
Yedekler: Tolga, Utku, Mitrovic, Fatih, Medel, Souza, Lens, Orkan, Mustafa, Negredo
Teknik Direktör: Şenol Güneş
Goller: Umut (dk. 31) (Kayserispor), Cenk Tosun (dk. 45 pen.) (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Umut, Kana Bıyık, Lopes (Kayserispor)

7 Aralık 2017 Perşembe

RB LEIPZIG 1 - 2 BEŞİKTAŞ (06/ARALIK/2017)


Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi G Grubu son maçında Almanya'nın Rb Leipzig takımına misafir oldu. Vodafone Arena'da oynanan ilk maçta rakibini iki sıfırlık skorla geçen kara kartal, gruptan çıkmayı garantilediği için yedeklerden oluşan kadroyla çıktığı deplasman maçında da rakibine şans tanımadı. Bu sonuçla gruptan yenilgisiz ve lider çıkmayı başaran kara kartal, aynı zamanda Türk takımları açısından kırılması zor bir rekora imza attı.

Maçtan önce biraz geçmişe dönmek ve Porto teknik direktörü Sergio Conceiçao'nun İstanbul'da yaptığı açıklamayı hatırlatmak istiyorum. Kendisi Beşiktaş'ın grupta oynayacağı son deplasman maçında Leipzig takımı karşısına çıkarak üç puan almasının zor olduğunu da ifade etmişti. Bu sonuçtan sonra en çok utananın o olması gerekir zira Beşiktaş bu maça yedek kadrosuyla çıktığı halde maçı kopartıp almasını bildi. Beşiktaş'ın kaptanı Tolga'nın da ifade ettiği gibi bu sonuç beş yıllık bir planın ürünü. Gerek sportif gerekse mali anlamda yapılan bu detaylı kalkınma planı, henüz yüzde yüz sonuca ulaşmış da değil. Daha yapılacak çok iş var ve Beşiktaş dünya kulüplerinden birisi olmaya çoktan aday oldu bile. Evet biraz maçtan bahsedelim. Dedik ya Beşiktaş yedek kadro ile çıktı sahaya diye, işte o yedek kadro çok iyi başladı maça ve daha dokuzuncu dakikada sağ kanattan yapılan atakta Lens ceza sahası içerisinde düşürülünce hakem penaltıyı verdi. Artık golleri ardı ardına sıralamaya başlamış olan Negredo'ya da bu penaltıyı atmak kalıyordu. O da görevini yaptı ve kara kartalı bir sıfır öne geçirmeyi başardı. On dördüncü dakikada Leipzig adına gelişen bir atak ve direkten dönen bir top var ama hemen öncesinde ofsayt da var gibi görünüyor. Böyle aşırı hızlı gelişen pozisyonlarda ofsaydı görmek kolay olmuyor. Öyle yada böyle topları direkten döndü ya, işte orada kaderleri zaten yazıldı. Hurafelere inanan bir futbol izleyicisiyim ben. Direkten dönen top ve takip eden uğursuzluğa inanıyorum ve Beşiktaş'ın topu böyle direkten dönünce zor dakikalar beni bekliyor oluyor. Yirminci dakikada bir penaltı itirazları var ama bu Alman takımına hiç yakışmayan bir itiraz. Beşiktaş karşısında böyle ince pozisyonlardan medet umacak kadar küçülmüş olmanız bize gurur veriyor. Şu bir gerçek ki Leipzig ilk yarıda golü çok istedi. Beşiktaş'ı kendi sahalarında yenmeyi kafalarına koymuşlardı ama işte unuttukları bir şey varsa o da sahaya çıkan futbolcuların kim olduğu değil, giydikleri formanın ne olduğuydu. Burası Beşiktaş. İmzaların kalplerle atıldığı camiadan bahsediyoruz. Beşiktaş'ı kolay kolay yenemezsiniz efendim.

Kaptan Tolga, güzel kurtarışlarıyla alkış topladı.

İkinci yarıda uzaktan şutlarla kara kartalı avlamayı denediler ama bu sefer de kaptan Tolga'ya takıldılar. Tecrübesi ve kendine olan öz güveniyle kaleci Tolga bu pozisyonların hepsini savuşturdu. Altmış üçüncü dakikada bir gol atmayı başardılar ama attıkları gol ofsayttan olunca skor tabelasında bir değişiklik olmadı. Seksen altıncı dakikada tek bir futbolcunun şahsi mücadeleyle Beşiktaş ceza sahasına sokmayı başardığı top gol oldu ve bize de bu golü alkışlamak düştü. Böyle bir deplasmanda beraberlik gayet iyi bir sonuçtu öyle değil mi? Oysa kara kartalın öyle hesaplarla işi yoktu. Maçı almak isteyen ev sahibi kadar istiyorlardı maçı. Doksanıncı dakikada son sözü Talisca söyledi ve Leipzig takımına hamle aralığı bırakmadı. Teknik direktörleri golden sonra gerçekten çok bozuldu. Ben olsam ben de bozulurdum. Biz senelerce bozulduk gerçi. Yanlış ve amatörce yönetilen bir kulübü yıllarca heyecanla izledik,  sabırla destekledik. Sevinme sırası bize geldi artık. Beşiktaş tarih yazdı. İnanıyorum ki gruptan yenilgisiz ve lider çıkan takımımız kuralar çekildikten sonra da bu başarısını olabildiğince ileriye taşıyacaktır.

Negredo gol serisini başladığı gibi sürdürüyor.

Artık ne medyaya ne diğer Süper Lig takımlarına söyleyecek bir şey kalmadı. Oturup keyifle izlesinler ve bizimle beraber tadını çıkartsınlar. Böyle güzelliklerin yaşandığı bir dönemi gören Beşiktaşlılar olarak gerçekten çok şanslıyız. İşte şimdi gerçekten de her zaman her yerde en büyük Beşiktaş.


Stadyum: Red Bull Arena
Hakemler: Viktor Kassai, György Ring, Vencel Toth (Macaristan)
Leipzig: Gulacsi, Klostermann, Orban (Dk. 71 Compper), Ilsanker, Halstenberg (Dk. 66 Bernardo), Kampl (Dk. 74 Kaiser), Demme, Keita, Bruma, Werner, Jean-Kevin Augustin
Beşiktaş: Tolga Zengin, Necip Uysal (Dk. 50 Adriano), Mitrovic, Tosic, Caner Erkin, Medel, Oğuzhan Özyakup, Lens, Talisca, Mustafa Pektemek (Dk. 69 Orkan Çınar), Negredo (Dk. 80 Cenk Tosun)
Goller: Dk. 10 Negredo (Penaltıdan), Dk. 90 Talisca (Beşiktaş), Dk. 87 Keita (Leipzig)
Kırmızı kart: Dk. 82 Ilsanker (Leipzig)
Sarı kartlar: Dk. 75 Adriano, Dk. 79 Lens, Dk. 83 Oğuzhan Özyakup, Dk. 90 Talisca (Beşiktaş)

3 Aralık 2017 Pazar

BEŞİKTAŞ 3 - 0 GALATASARAY (02/ARALIK/2017)


Beşiktaş, 2017-2018 sezonu on dördüncü maçında Galatasaray'ı misafir etti. Bu maç, bir derbi maçı olmasının yanında, ligde Beşiktaş'ın lider Galatasaray'ı yakalaması için çok büyük önem arz ediyordu. Ayrıca kaybedilecek üç puan, yaratacağı psikolojik etkiyle Beşiktaş'ı kağıt üzerinde olmasa bile akıllarda en az on puan geriye itecekti. Bu durum, medyanın ve onu kullanan kesimlerin harekete geçerek yapılan bir çok değerli iş göz ardı edilmek suretiyle her açık kapıdan Beşiktaş'a saldırmalarına sebebiyet verecekti. Takımımızın şampiyonluk serisini sürdüreceğine gönülden inanıyorduk ama bu maçın bahanesi yoktu. Galatasaray Vodafone Arena'da ya yenilecekti ya da yenilecekti.

Maçtan önceki gece bir rüya gördüm. Skor altı iki Beşiktaş lehine sonuçlanmıştı. Uyandığımda bunun fazlasıyla abartılı bir rüya olduğunu düşünmüştüm ama maç oynanırken kaçan goller bana rüyamın paralel bir evrende gerçekleşmiş olabileceği düşüncesini verdi. Galatasaray'ın attığı iki gol ise o paralel evrende dahi gerçekleşmiş olamazdı zira yaşadığımız evrende oynanan maçta kalemize bir elin parmakları kadar çok sayıda bile gelemediler. Yazımın başında da dediğim gibi bu maçı alacaktık, başka yolu yoktu. Burada kaç puan aldığın veya kaybettiğin önemli değil. Derbinin getirdiği psikolojik etki puan veya puanlardan çok daha değerli. Galatasaray, maçı kazanmak için olabildiğince sert oynamaya müsait bir takım. Bunu defalarca izledik ve dile getirdik. Özellikle kendi sahalarında gözleri kararıyor. Vodafone Arena'da da aynısını yapacaklarını düşünmüştüm ve yapmaktan da geri durmadılar. Özellikle Gomis, işi şova dökerek adam öldürmeye kasıt sayılabilecek fauller yaptı. En dikkat çekici olanı şüphesiz Tolgay'a kafa attığı pozisyondu ve hakem bu pozisyonu es geçti.

Biz inandık, çocuklar da inandı.

Bu maç sektöre dünya derbisi olarak sunulmadı zira Türkiye'de dünya derbisi oynayabilecek sadece bir takım var o da Beşiktaş. Bir takım kültürüyle, yönetimiyle, tesisleriyle ve gerek sportif gerekse finansal anlamda çizdiği profille ülke standartları üzerinde olunca rakipsiz kalıyor. Diğer takımlar ile arasında seviye farkı belirginleşince de oynadığı hiç bir maç dünya derbisi olmuyor. Kısaca artık Türk futbolu Beşiktaş ve diğerleri durumunda olduğu için büyük derbi konusu bizim için kapanmış bir konudur. Ligin iyi takımlarından Galatasaray, şampiyonluğun tek adayı Beşiktaş'ın karşısına çıkarak prestij mücadelesi vermiştir. Sonucu da hüsran olmuştur. Bundan sonra böyle. Biraz iddialı mı oldu? Gelecek bize ne getirir bilemiyorum ama şu anda durum budur ve birer Beşiktaşlı olarak bize de tadını çıkartmak düşer. Neyse efendim biraz maçtan bahsedelim. Galatasaray ilk yarıda beraberliği korumayı başardı ama kalesinde de bir çok pozisyon gördü. Beşiktaş adeta nefes aldırmadı. Daha maçın otuzuncu saniyesinde Cenk'in topu sol kanattan kaparak yaptığı atak, olacakların habercisiydi. Sağ kanattan Quaresma'nın kullandığı bir serbest vuruş var ki, bir insanın kendine öz güveni bu kadar yüksek olur mu yahu. Q7, topu metrelerce uzakta olan kaleye doğrudan  göndermeyi denedi ama maalesef sonuç alamadı. Otuz yedinci dakikada gelişen ve Rodrigues'in kaçırdığı gol pozisyonu, Galatasaray'ın ilk yarıdaki tek önemli pozisyonu olmalı. İlk yarıda Beşiktaş adına verilmeyen bir penaltı pozisyonu var ki yuh demekten kendimi alamadım. Asıl üzücü olan bu pozisyonun hakemin gözü önünde gerçekleşmiş olması. Göremedim deme şansı sıfır. Bu pozisyonda hakem ne düşündü bilmiyorum ama Oğuzhan'ın rakibi tarafından düşürüldüğü ve Beşiktaş'ın bariz penaltısının vermediği çok açık.

Hakem'in gözü önünde gerçekleşen faul pozisyonu sonrası penaltı kararı çıkmadı.

Beşiktaş ikinci yarıya adeta fırtına gibi başladı. İlk yarıda da çok iyiydi ama bu sefer çok daha farklıydı. Bu fark kendini daha maç başlar başlamaz gösterdi ve ilk dakika dolmadan Gökhan'ın sağ kanattan çıkarttığı ortada Cenk topla buluştu ve beş kişiden oluşan güçlü Galatasaray defansının içerisinden topu ağlarla buluşturmayı başardı. Gökhan bu maçta gerçek bir Beşiktaşlı oldu. Onu bu kadar iyi oynarken gördüğümü hatırlamıyorum. Adam resmen bu maçta patladı. Helal olsun. Orta sahada Talisca yerine Oğuzhan tercihi de çok zekice yapılmış bir hamleydi. Galatasaray gibi sert futbol oynayan bir takımın karşısına da en az onlar kadar sert bir oyuncu çıkartmak gerekiyordu. Medel bu tarife en çok uyan oyuncuydu ve sahadaydı. Şenol Güneş bu maça kusursuz bir kadro ile çıktı ve meyvelerini topladı.

Cenk ilk golü atarken ceza sahasında kaleci dahil altı Galatasaraylı oyuncu vardı.

Gol sonrası Beşiktaş adeta avının üzerine hızla süzülen bir kartal gibi oynamaya başladı. Artık Galatasaray topu alamıyordu bile. Beni en çok şaşırtan ise, defansın arkasına atılan toplardı. Galatasaray gibi bir takımın böyle ataklara maruz kalacak kadar aciz duruma düştüğünü görmek beni gururlandırdı. Beşiktaş defalarca bu şekilde rakip kaleyi yokladı. Bir Quaresma kaçırdı bir Gökhan kaçırdı bir o kaçırdı bir bu kaçırdı ama olmadı olmadı sayın seyirciler. Sonunda Tosic baktı olmayacak, çıktı gerilerden geldi ve yetmişinci dakikada ikinci golü attı. Aslında atmadı resmen çaktı golü. Sonrasında hakem kararıyla kırmızı kart görmeden oyuna devam eden Gomis bir iki kez cılız ataklar gerçekleştirdi ama futbol ilahları onun artık sahada olmasının adil olmadığını biliyorlardı. O da havasını aldı. Doksanıncı dakikada gelen üçüncü gol çok güzeldi ama Negredo'nun o golü atmak için iki defans oyuncusunu birden aynı anda çalımladığı sahne de neydi öyle. O sıyrılış en az golün kendisi kadar şıktı. Tabi topu ağlara göndermeden önce kaleciyi de çalımladığını notlarımıza ekleyelim. Adam matador lakabını sonuna kadar hak ediyor. O golü atmak için üç kişiyi iki çalımla geçmeyi başardı Negredo.


Beşiktaş kendi sahasında Galatasaray'ı misafir edip yenerek aradaki puan farkını üçe indirdi. Bir kaç hafta önce on puandan fazla bir fark oluştuğunda Galatasaray'ı şampiyon ilan edenler havalarını aldılar. Ben o zaman da yazdım bugün de yazıyorum. Beşiktaş bu sene de şampiyonluğun en güçlü değil tek adayıdır. Güç konusunu zaten aştık. Şampiyonluk hayali kuranlar Beşiktaş Şampiyonlar Liginden elenmesin de yoğunluğunu lige çevirmesin diye dilek tutuyorlar. Beşiktaş'tan başarılı olabilmek için Beşiktaş'ın başarılı olmasını diliyorlar. Çok traji komik bir durum. Bu maç bir kırılma maçıydı ve Beşiktaş bu kırılma noktasını başarıyla geçti. Üç sıfırlık net skor da pastanın üzerindeki çilek oldu. Öyle son dakikada tek gol veya bir penaltı golü filan değil. Üç sıfırlık net skor ve eze eze galibiyet. Şimdi biraz tadını çıkartalım sonra yola devam zira daha yapılacak çok iş var ve unutmayalım ki Galatasaray maçı bu işlere açılan kapının altın bir anahtarıydı.

Stadyum: Vodafone Arena
Hakemler: Fırat Aydınus, Serkan Ok, Aleks Taşçıoğlu
Beşiktaş: Fabricio, Gökhan Gönül, Pepe, Tosic, Adriano, Hutchinson (Dk. 82 Talisca), Tolgay Arslan (Dk. 65 Medel), Quaresma, Oğuzhan Özyakup, Babel, Cenk Tosun (Dk. 88 Negredo)
Galatasaray: Muslera, Mariano, Maicon, Serdar Aziz, Denayer (Dk. 85 Linnes), Fernando, Ndiaye, Rodrigues (Dk. 58 Yasin Öztekin), Belhanda (Dk. 69 Selçuk İnan), Feghouli, Gomis
Goller: Dk. 46 Cenk Tosun, Dk. 70 Tosic, 90+1 Negredo (Beşiktaş)
Sarı kartlar: Dk. 25 Pepe, Dk. 53 Tolgay Arslan, Dk. 61 Cenk Tosun (Beşiktaş), Dk. 35 Feghouli, Dk. 48 Fernando, Dk. 65 Gomis (Galatasaray)