17 Mayıs 2014 Cumartesi

BEŞİKTAŞ 1 - 1 GENÇLERBİRLİĞİ (17/MAYIS/2014)


Beşiktaş, 2013-2014 sezonunun son maçında misafir ettiği Gençlerbirliği ile 1-1 berabere kalarak ligi üçüncü sırada tamamladı. Bir taraftan maçtan galibiyet beklerken, bir taraftan da komik bir şekilde kendi sahasında Kayseri Erciyesspor'u misafir eden Galatasaray'ın puan kaybetmesini bekledik. Sen işi bu hale getirdikten sonra el alem seni düşünür mü? Haftalar önce bitirmemiz gerekirdi bu işi. Lige fırtına gibi başlayan Beşiktaş, yoğunluğunu koruyabilse ve Olimpiyat Stadyumunu evi kabul etmeyi başarabilse şampiyon bile olabilirdi. Bir puan farkla ligi Beşiktaş'ın üzerinde tamamlayan Galatasaray, Şampiyonlar Ligine doğrudan katılma hakkını elde etti.

Şimdi gelelim şu doğrudan katılma meselesine. Bugün bir şey fark ettim. Sanırım kandırıldık. Fenerbahçe şampiyonluğunu ilan ettikten sonra, geriye kalan haftalarda heyecanı korumak için bir formül gerekliydi. Öyle ya, şampiyon belli iken televizyondan maç görüntülerini kime satacaksın? Sanal bir hedef oluşturup hepimizi sonuna kadar stadyuma ve ekran başına kilitlemeyi başardılar. Peki bana böylesine sanal gelen hedef ne idi? Bu hedefi böylesine önemli kılan sebep neydi? Efendim Şampiyonlar Ligine doğrudan katılan takım bilmem kaç milyon euro parayı kasasına koyuyormuş. Bana ne kardeşim. Benim cebime mi koyuyorlar o parayı? Şimdi diyeceksiniz ki 'Öyle deme efendi, kulüp stadyumun yapılma aşamasında büyük rahata kavuşacaktı.' Yahu siz en kötü zamanında bile ligde geri kalan, çöküp kaybolan bir üç büyükler takımı gördünüz mü? Görmediniz. Çünkü bu üç büyükler, ülkede kitleleri bir arada tutan oluşumlar. Milyonlarca dolar borcu olsa yinede hiçbirisi batmıyor. Kimse tepelerine binmiyor. Aynı duruma gelecek herhangi bir şirket sonsuza dek tarihin karanlık sayfalarına gömülür. Demek ki Şampiyonlar Ligine katılım ödemeleri, kitleleri tribünlere ve ekran başına kilitlemek için oluşturulmuş sanal bir hedef.

Beşiktaş camiası, hafta içinde yaşanan kömür madeni kazasını ve
ekmek parası yolunda yaşamını yitirip şehit olan kardeşlerimizi unutmadı.

Eğer Beşiktaş büyük bir takım ise, eğer Beşiktaş önümüzdeki sezon muhteşem bir stadyumla beyaz bir sayfa açacak ise, kimse kusura bakmasın karşısına hangi takım çıkarsa çıksın bir ön elemeyi geçebilecek güçte olmalı. Yoksa sen o stadyumda ligin flaş ekiplerine üç gol atmayı hedef belirledi isen, zaten ne işin var bilmem kaç milyon euro hediye edilen şampiyonlar liginde filan. Gördüğünüz gibi kandırıldık. Üç hafta önce bu aklıma gelmedi maalesef. Yoksa hayatta izlemezdim son maçları.

Gelelim takıma. Almeida yine golünü attı. Derim ki bu çocuk önümüzdeki sezon Şampiyonlar Liginde çok iş yapar. Öyle maçların adamıdır. Zaten olmuş yaş 29. Bırak bir sene daha oynasın da el alem golcü görsün. Tolga'nın transferiyle yıllarca hayalini kurduğumuz kaleci nihayet sahada. Bir kaç sene daha bu huzur bizi götür. Serdar Beşiktaş'a döndü ya, helal olsun vallahi bu çocuğa. Makine gibi kaldığı yerden devam ediyor çalışmaya. Pedro ve Ramon, teknik direktör Slaven Bilic'in gözdeleri. Ne yalan söyleyeyim ben de seviyorum. İkisi de kolej Beşiktaş'ı tanımına uyan karakterler. Jones parlayamamış yıldız futbolcu gibi. Eminim önümüzdeki sezon gidecektir ama oynadığı süre boyunca çok faydalı oldu. Geçen maçta Gökhan'ı almasınlar, yine kiralasınlar demiştim. Fikrim değişmedi. Beşiktaş'a transfer olan yıldız, İstanbul'un baş döndürücü dünyasında kayboluyor. Oğuzhan Beşiktaş'ın büyük yıldızı olacak. Heyecanla önümüzdeki sezonu bekliyorum. Atiba kesinlikle Beşiktaş'da kalmalı. Adam defans oyuncusu ama gerektiğinde hızla ileri de çıkıyor. Nerede bulacaksın böyle aktif dinamik heyecanlı defans oyuncusunu bir daha? Olcay Beşiktaş'ın büyük kaptanlarından olmaya aday. Koskoca iki sezon tek bile da sektirmeden oynar mı bir adam yahu? Helal olsun. Kerim, yaptığı şık çalımlarla beni yakın geleceğe dair heyecanlandırıyor. Bir türlü ilk on bir de yer bulamadığından açılamadı çocuk. Aslında yıldız olmaya aday.

Slaven Biliç, her zamanki gibi çok heyecanlıydı. Eminim bu adamı 
menejer futbolcu olarak transfer etseydik, her maçta kendini sahaya sürerdi.

Biraz da maçtan bahsedelim. Benim için en kritik pozisyon penaltı pozisyonuydu ancak takımımı öne geçirme ihtimali olan gol olmasından değil, hatalı bir karar olmasından dolayı. Hakem ne düşündü bilmiyorum ama füze gibi üzerine gelen top koluna çarpınca dünyanın neresinde penaltı veriliyor merak ettim. Madem haklının hakkını vermek istiyorsun, sert faul yapan Gençlerbirliği oyuncusuna elinle kart gösteririm diye hareket yapacağına o kartı çıkart! Onun dışında maç daha çok Beşiktaş'ın ekseninde döndü. Son zamanların klasiği, çok atak yapan ama bol bol gol kaçırdıktan sonra ilk verdiği pozisyonda gol yiyen bir Beşiktaş izledik.

Böylelikle bir sezonu daha tamamlamış olduk. Henüz on bir maçlık bir periyotta yayında olan Beşiktaş Maç Yorumları blogumuzda, sizlere keyifli bir sohbet ortamı yaratabildik ise ne mutlu bize. İnşallah 2014-2015 sezonunda, gerek ligde, gerek kupada, gerekse Avrupa kupalarında fırtına gibi esen bir Beşiktaş izleriz de, buradaki sohbetlerimiz daha da şenlenir. Hepinize iyi bir yaz tatili dilerim. Hoşça kalın.

BEŞİKTAŞ 1-1 GENÇLERBİRLİĞİ

STAT: Atatürk Olimpiyat
HAKEMLER: İlker Meral xx, Nihat Mızrak xx, İsmail Şencan xx

BEŞİKTAŞ: Tolga Zengin xxx, Serdar Kurtuluş xx, Pedro Franco xxx, Jones xx, Motta xxx, Gökhan Töre x, Atiba xx, Oğuzhan x, Kerim xx (Ömer Şişmanoğlu dk. 82 ?), Olcay Şahan xx (Holosko dk. 65 ?), Almeida xx
TEKNİK DİREKTÖR: Slaven Bilic

GENÇLERBİRLİĞİ: Ferhat Kaplan xxx, Hakan xx, Ahmet xx, Kulusic xxx, Tosic xx, Oktay xx, Gosso x, Doğa xx, Jimmy xxx (Uğur dk. 88 ?), Mervan xxx (Deniz Naki dk. 89 ?), Nizamettin xx
TEKNİK DİREKTÖR: Mehmet Özdilek

GOLLER: Almeida (dk. 35) (Beşiktaş), Mervan (dk. 58) (Gençlerbirliği)

KIRMIZI KART: Oğuzhan Özyakup (dk. 90+3) (Beşiktaş)

SARI KARTLAR: Jones (Beşiktaş), Gosso, Ferhat, Nizamettin (Gençlerbirliği)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder