20 Ağustos 2014 Çarşamba

BEŞİKTAŞ 0 - 0 ARSENAL (19/AĞUSTOS/2014)


Öncelikle şunu söylemek istiyorum. 1989 yılından beri Beşiktaş maçlarını izliyorum. İlk defa bugün hakem son düdüğü çaldığında, stresten ellerimin uyuştuğunu fark ettim. Hatta bu yazıyı yazarken bile ellerim hala sanki gece üzerine yatmışım gibi uyuşmuş vaziyette. Böyle bir heyecanı daha önce hiç yaşamadım. Nasıl heyecanlanmayalım ki? Maçın her dakikası birbirinden güzeldi. Şimdi biraz maçı inceleyelim.

Daha hakem ilk düdüğü çalar çalmaz Demba Ba kaleye şut çekti. Büyük ihtimalle kalecinin önde olduğunu gördü. Kaleci topu neredeyse içeriye alıyordu ve dünyanın en hızlı gollerinden birisine şahit olacaktık. Daha sonrasında sanırım on birinci dakikaydı, Demba Ba yine iki oyuncuyu geçmeyi başarıp şutunu çekti ama top kale direğini adeta yalayarak dışarıya çıktı. Sonrasında beni fazlasıyla şaşırtan bir Beşiktaş izlemeye başladık. Misafir takımı adeta sahasında hapsedip, üzerine giden ve golü arayan bir kara kartal vardı yeşil çimler üzerinde. Genel olarak Arsenal gibi takımlar atağa kalktığında yarattıkları her pozisyon gol tehlikesi taşır. Oysa bu maçta kalktıkları her atağı oluşturan oyuncularının karşısında iki Beşiktaşlı oyuncu vardı. Sanki sahada daha kalabalıktı kara kartal. Böyle bir Beşiktaş izlemekten duyduğum mutluluğu kelimelere dökmekte zorluk çektiğimi itiraf etmeliyim. Takımın mücadele gücü ve inancı yüzde yüz sınırına dayanmış. Onları neredeyse sahada oynuyormuş gibi destekleyen ve yaşayan bir teknik direktör olunca değmeyin keyfine.


Maçın taktiği çok iyiydi. Slaven Bilic olabilecek en iyi oyunu oynattı takımına. Sadece İsmail gibi sol bacağıyla top oynayan bir oyuncunun sağ kanatta görev almasına takıldı aklım. İsmail her atağa kalkışında, topu ortalamak için durup ayak değiştirmek zorunda kalıyordu. Bu seçimin zorunluluktan olduğunu düşünüyorum zira daha iyi bir seçenek olsaydı eminim Bilic değerlendirmesini bilirdi. Ona saygım sonsuz ve her hamlesinin altında değerli bir düşünce olduğuna inancım tam.

Bu akşam Beşiktaş, maçın favorisi olan Arsenal'e ve onu haklı olarak favori gösterenlere, bu turun kolay bir tur olmadığını gösterdi. Her ne kadar kendi sahanda golsüz beraberlik avantaj değil gibi görünse de aslında gözden kaçırılmaması gereken esas nokta, Beşiktaş'ın kararlı oyununun tur için bir avantaj olduğudur. Hiç şüphesiz Arsenal, Londra'da kara kartala nefes aldırmamak ve bir an önce gol atarak işi bitirmek üzere sahaya çıkacaktır. Bu anlayış karşısında Beşiktaş'ın kararlı duruşu bakalım bize nasıl bir heyecan yaşatacak.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Bu gece Beşiktaşlı olduğum için bir kez daha büyük bir gurur duydum. Nihayet kulüp, geçen hafta kaybettiğimiz büyük spor adamı Süleyman Seba'nın başkan olduğu ve Beşiktaşlı duruşunun tüm camiayı kanatları altına aldığı günlere dönüşe başladı. Umarım bu güzellikler sekteye uğramadan daim olur ve yüzyıllarla yeni nesil siyah beyazlılara taşınır.

BEŞİKTAŞ 0-0 ARSENAL

Stat: Atatürk Olimpiyat
Hakem: Milorad Mazic


Beşiktaş: Tolga, İsmail Köybaşı, Motta, Ersan, Franco, Olcay (Dk.72 Gökhan Töre), Veli, Necip, Oğuzhan (Dk.81 Kerim Frei), Mustafa Pektemek (Dk.87 Cenk Tosun), Demba Ba
Teknik Direktör: Slaven Bilic

Arsenal: Szczesny, Debuchy, Monreal, Koscielny, Chambers, Ramsey, Cazorla(Dk.90 Rosicky), Wilshere, Arteta(Dk.50 Flamini), Sanchez(Dk.73 Chamberlain), Giroud
Teknik Direktör: Arsene Wenger

Sarı Kartlar: Motta (Dk.53), Ramsey (Dk.54, 80), Flamini (Dk.55), Monreal (Dk.66), Oğuzhan (Dk.77)

Kırmızı Kart: Dk.80 Ramsey (Arsenal)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder